En'âm kelimesi, Türkçede davar diye karşılanan sağmal hayvanları, deve, sığır ve koyun cinsini karşılar; sure adını, müşriklerin bu hayvanlar üzerinde kendi kendilerine kurdukları yasak ve pay düzenini ele alan bölümden alır. Mekke döneminde inen sure 165 ayetten oluşur ve nüzul sırasında 55. sırada yer alır; bu haliyle Mekkî surelerin uzun soluklu örneklerinden biridir.
Metnin ağırlık merkezi tevhiddir. Gökleri ve yeri yaratanın, karanlığı ve aydınlığı var edenin tek olduğu baştan sona hatırlatılır ve buna ortak koşmanın tutarsızlığı adım adım gösterilir. Şirk ile küfür surede birbirinden ayrı iki konu gibi değil, aynı tutumun iki yüzü gibi işlenir; hakikati bile bile reddetme hali ise bunların altında yatan sebep olarak tarif edilir. Buna karşılık hidayetin Allah'ın elinde olduğu, ilahi ilmin gizli açık her şeyi kuşattığı ve iradenin sınırsız olduğu vurgulanır. Azap ise soyut bir tehdit olarak değil, ayetleri yalanlamanın doğal sonucu olarak anlatılır.
Dokusu bakımından En'âm bir anlatı suresi değil, uzun bir muhakeme metnidir. Peygambere yöneltilen itirazlar tek tek aktarılır ve her birine De ki kalıbıyla başlayan bir cevap verilir; böylece sure boyunca süren karşılıklı bir konuşma izlenimi doğar. Aralara yıldızlarla yol bulma, ölümün gelişi, geçmiş peygamberlerin adları gibi kısa sahneler serpiştirilir; bunlar anlatı olarak genişletilmez, delil olarak anılıp geçilir. Sure, herkesin kendi kazandığından sorumlu olduğunu ve dönüşün Allah'a olduğunu bildiren ayetlerle kapanır.
En'âm suresi 165 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 55).
Bu sayfada En'âm suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.