Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitap'dır. Ahirete inananlar buna inanırlar, namazlarına da devam ederler
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitap'dır. Ahirete inananlar buna inanırlar, namazlarına da devam ederler
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu da bizim, kentlerin/medeniyetlerin anasını uyarman için indirdiğimiz bir kitap. Kutsal-bereketli, kendinden öncekini doğrulayıcı. Âhirete inananlar, ona da inanırlar ve onlar namazlarına/dualarına devam ederler.
Süleyman Ateş
Bu da Anakent(Mekke'y)i ve çevresindeki(kasaba)ları uyarman için sana indirdiğimiz feyz kaynağı ve kendinden önceki (Tanrı Kitabı)nı doğrulayıcı bir Kitaptır. Ahirete inananlar, buna inanırlar ve onlar, namazlarına devam ederler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
And this is a Book which We have sent down, blessed and confirming what was before it, that you may warn the Mother of Cities and those around it. Those who believe in the Hereafter believe in it, and they are maintaining their prayers
Fransızca
Voici un Livre (le Coran) béni que Nous avons fait descendre, confirmant ce qui existait déjà avant lui, afin que tu avertisses la Mère des Cités (la Mecque) et les gens tout autour. Ceux qui croient au Jour dernier, y croient et demeurent assidus dans leur Salât
İspanyolca
Este es un Libro bendito que he revelado en confirmación de los Libros anteriores, y para que adviertas a la Madre de las Ciudades y a quienes viven en sus alrededores [el resto de la humanidad]. Los que creen en la otra vida creen en él y observan la oración
Rusça
Это - благословенное Писание, которое Мы ниспослали и которое подтверждает то, что было до него, дабы ты увещевал Мать городов (жителей Мекки), и тех, кто живет вокруг нее. Те, которые веруют в Последнюю жизнь, веруют в него (Коран) и бережливо относятся к своим намазам
Endonezce
Dan ini (Alquran), Kitab yang telah Kami turunkan dengan penuh berkah; membenarkan kitab-kitab yang (diturunkan) sebelumnya dan agar engkau memberi peringatan kepada (penduduk) Ummul Qura (Mekkah) dan orang-orang yang ada di sekitarnya. Orang-orang yang beriman kepada (kehidupan) akhirat tentu beriman kepadanya (Alquran), dan mereka selalu memelihara salatnya
Bengalce
এ কোরআন এমন গ্রন্থ, যা আমি অবতীর্ন করেছি; বরকতময়, পূর্ববর্তী গ্রন্থের সত্যতা প্রমাণকারী এবং যাতে আপনি মক্কাবাসী ও পাশ্ববর্তীদেরকে ভয় প্রদর্শন করেন। যারা পরকালে বিশ্বাস স্থাপন করে তারা এর প্রতি বিশ্বাস স্থাপন করে এবং তার স্বীয় নামায সংরক্ষণ করে।
-Ey Peygamber!- Bu Kur'an sana indirdiğimiz bir kitaptır. O mübarek bir kitaptır. Kendisinden önce indirilen semavî kitapları da doğrulayandır. Mekke ehlini, yeryüzünün doğusunda ve batısında bulunan diğer bütün insanları hidayet buluncaya kadar bu kitapla uyarman içindir. Ahiret hayatına ve bu kitaba iman edenler, içinde bulunan hükümlerle amel edenler, namazlarını, rükünleri, farzları, müstehapları ile hakkıyla yerine getirip ve dinde belirlenen vakitlerinde kılan kimselerdir.
92- İşte bu bizim, şehirlerin anasını ve çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz, kendisinden öncekileri tasdik eden mübarek bir kitaptır. Âhirete iman edenler ona da iman ederler ve onlar namazlarını muhafaza ederler.
92. “İşte bu” Kur’an “şehirlerin anasını ve çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz” Yani biz bu kitabı sana şehirlerin anası olan Mekke-i Mükerreme’yi ve onun çevresindeki diğer Arap diyarlarında bulunanları, hatta diğer bütün ülkeleri uyarasın diye indirdik. İnsanları Allah’ın cezasından sakındırasın ve O’nun, geçmiş ümmetleri azap ile yakalamasını hatırlatarak korkutasın, bunu gerektiren şeylerden çekinmelerini söyleyesin diye indirdik. “kendisinden öncekileri tasdik eden” Daha önce indirilmiş kitaplara uygun ve onların doğruluklarına tanıklık eden “mübarek bir kitaptır.” Yüce Allah bu kitabı, mübarek olmakla nitelendirmektedir. Bunun sebebi ise bu kitabın hayırlarının çokluğu ve fayda alanın oldukça geniş olmasıdır. “Âhirete iman edenler, ona da iman ederler.” Çünkü korku, kalpte yer edecek olursa kalbin dört bir yanını mamur kılar ve kalp, Allah’ın rızasını gerektiren işlere itaatle boyun eğer. “Ve onlar namazlarını muhafaza ederler.” Yani namazlarını aksatmadan kılar, onun rükünlerini, sınırlarını, şartlarını, adabını, tamamlayıcı unsurlarını muhafaza edip dikkatle yerine getirirler. Allah bizleri de böylelerinden kılsın.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Allah hiçbir insana (peygambere) hiçbir şey indirmedi” diyenlere âyet şu cevabı veriyor: “İşte bu Kur’an, Ümmülkurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz, kendisinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır.” Böylece âyette Kur’an, vahyin ve nübüvvetin gerçek olduğunu belgeleyen canlı ve güncel bir kanıt olarak gösterilmiştir.
Kur’an-ı Kerîm’in mübarek diye nitelendirilmesi, ona inanıp gereğince yaşayanların dünya ve âhiret hayatları için feyiz, bereket, mutluluk ve huzur kaynağı olmasından dolayıdır.
Kur’an’ın kendisinden önceki kitapları tasdik etmesi iki noktada toplanır: Öncelikle bazı eski kitaplarda yer alan Hz. Muhammed’in risâletine ilişkin müjde, Kur’an’ın inzâli ile fiilen gerçekleşmiş; bu suretle Kur’an eski kitaplardaki müjdeyi tasdik etmiş, yani doğruluğunu kanıtlamıştır. İkinci olarak Kur’an başta Allah’ın birliği, nübüvvet ve âhiret gibi itikadî konular olmak üzere birçok esasta ve hükümde eski kitaplarla tam bir uyum içinde olmuştur. Bu da Kur’an’ın onlar hakkındaki bir tasdikidir. Kur’an’ın, geçmiş dinlerdeki bazı amelî hükümleri değiştirmesi veya kaldırması ve onlarda bulunmayan yeni hükümler getirmesi tamamen değişen ve gelişen şartlarla ilgili olup o dinlerin kutsal kitaplarını tasdik edici özelliğini bozmaz.
Mekke’nin “Ümmülkurâ” diye anılması bölgenin din ve ticaret merkezi, bilhassa hac mahalli olması, ayrıca Arabistan’ın en eski mâbedi sayılan Kâbe’nin orada bulunmasından (Âl-i İmrân 3/96-97) dolayıdır.
Kur’an evrensel bir kitap olmakla birlikte vahyin ilk muhatapları Mekke ve çevresinde yaşayan Araplar olduğu için Mekke’de inen En‘âm sûresinin bu âyetinde de, tabii olarak, öncelikle buralardaki insanların uyarılması üzerinde durulmuştur.
93. “Allah’a karşı yalan uyduran”dan maksat, Allah’ın hiçbir insana hiçbir şey indirmediğini ileri sürenlerdir veya bu âyet, müşriklerin “Kur’an Muhammed’in uydurmasıdır” şeklindeki iftiralarına (bk. Furkan 25/4; Hâkka 69/44-46) karşı bir cevaptır. Zira Allah’a ait olmayan sözleri O’na isnat etmek, Allah’a karşı bir iftira ve büyük bir haksızlık olup Hz. Muhammed böyle bir davranışta bulunmaktan münezzehtir.
Bazı müfessirlere göre bu âyetteki, bir kısım inkârcıların, kendilerine de vahiy geldiğini yahut kendilerinin de Kur’an’dakine benzer âyetler ortaya koyabileceklerini ileri sürdüklerini belirten açıklamalar bu âyetin Medine’de indiğini göstermektedir. Çünkü Medine döneminde Müseylemetülkezzâb ve Esved el-Ansî isimli yalancı peygamberler bu tür iddialarda bulunmuşlar; ayrıca söylendiğine göre yine Medine’de, eski bir vahiy kâtibi iken irtidad eden Abdullah b. Sa‘d b. Ebû Serh, Allah’ın indirdiklerine benzer âyetleri kendisinin de ortaya koyabileceğini söylemeye kalkışmıştır. Ancak bu gerekçeler âyetin Medine’de indiğini kanıtlamak için yeterli görülmemiştir. Zira Mekke müşrikleri arasında da istihza maksadıyla benzer iddialarda bulunanlar olmuştur. Ayrıca 93. âyetle, Mekke’de indiği kesin olan 94. âyet arasındaki güçlü alâka da 93. âyetin Mekkî olduğunu göstermektedir (İbn Âşûr, VII, 375-376; Ateş, III, 201-202).
-Ey Peygamber!- Bu Kur'an sana indirdiğimiz bir kitaptır. O mübarek bir kitaptır. Kendisinden önce indirilen semavî kitapları da doğrulayandır. Mekke ehlini, yeryüzünün doğusunda ve batısında bulunan diğer bütün insanları hidayet buluncaya kadar bu kitapla uyarman içindir. Ahiret hayatına ve bu kitaba iman edenler, içinde bulunan hükümlerle amel edenler, namazlarını, rükünleri, farzları, müstehapları ile hakkıyla yerine getirip ve dinde belirlenen vakitlerinde kılan kimselerdir.