-Ey Muhammed!- Onların şirki kendilerinden uzak sayarak kendilerini nasıl yalanladıklarına bir bak. Dünya hayatında Allah'a ortak uydurdukları ilahları onları yüzüstü bırakıp kaybolup gitti.
22- O gün onların hepsini toplayacak sonra da şirk koşanlara:“Hani (Allah'la berbaer bulunduğunu) iddia ettiğiniz ortaklarınız nerede?” diyeceğiz. 23- Onlar bir mazeret bulamayacaklar da:“Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki biz müşriklerden değildik” diyecekler. 24- Bak, kendi aleyhlerine nasıl da yalan söylediler ve uydurdukları şeyler nasıl da önlerinden kaybolup gitti!
22. Allah kıyamet gününde müşriklerin âkıbetini, onların sorgulanacaklarını, azarlanacaklarını ve onlara:““Hani (Allah'la berbaer bulunduğunu) iddia ettiğiniz ortaklarınız nerede?” denileceğini haber vermektedir. Yani Allah’ın hiçbir ortağı yoktur. O’nun ortak sahibi olduğu sözü ancak onların delilsiz bir iddiaları ve iftiralarıdır.
23. “Onlar bir mazeret bulamayacaklar da” Yani bu soru ile sınanıp sorguya çekilince onların verecekleri cevap ancak şirk koştuklarını inkâr etmek ve müşrik olmadıklarına dair yemin etmek olacaktır.
24. “Bak,” Onların bu sözlerine ve hallerine hayretle bir bak “kendi aleyhlerine nasıl da yalan söylediler” yani sonuçta kendilerini zarara uğratan ve -Allah’a andolsun ki- son derece hüsran ile karşı karşıya bırakan bir şekilde nasıl da yalan söylediler “ve uydurdukları şeyler” Yani Allah ile birlikte ortak olduklarını iddia ettikleri varlıklar “nasıl da önlerinden kaybolup gitti!” Yüce Allah onların söylediklerinden alabildiğine yücedir, münezzehtir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsanlar ölüp ruhlar bedenlerden ayrıldıktan veya insanlar yeniden diriltildikten sonra Allah Teâlâ kendisine putları ortak koşmak ve bu suretle İslâm’ın tevhid akîdesine karşı mücadele bayrağını açmak gibi büyük bir suçun vebalini yüklenmiş olan müşriklere, dünyadaki alelâde varlıklara yahut kişilere tanrı gibi taparcasına bağlanarak hakiki mâbudlarını inkâr edenlere “Hani o bana ortak koştuğunuz putlarınız; sözde tanrılarınız nerede?” anlamında olmak üzere “Nerede boş yere davasını güttüğünüz ortaklarınız?” diye soracaktır. Sonra onlar Allah’ın her hallerine vâkıf olduğunu bile bile, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz ortak koşanlar olmadık” diyerek şaşkınlık ve çaresizlik içinde mazeret ileri sürecekler; böylece kendi kendilerine karşı, yani söylediklerinin asılsız olduğunu bizzat kendileri de bile bile yalan söyleme gereğini duyacaklardır. Üstelik dünyadayken, uydurma bir inançla, akıllı ve güçlü olduğunu, kendilerine şefaat edeceğini sandıkları putları –sözde tanrıları– kendilerinden uzaklaşmıştır.
-Ey Muhammed!- Onların şirki kendilerinden uzak sayarak kendilerini nasıl yalanladıklarına bir bak. Dünya hayatında Allah'a ortak uydurdukları ilahları onları yüzüstü bırakıp kaybolup gitti.