Önceki ayet· 6:27Sonraki ayet· 6:29

En'âm Suresi 28. Ayet· 6:28

↗ En'âm suresi
Mekki
بَلۡ بَدَا لَهُم مَّا كَانُواْ يُخۡفُونَ مِن قَبۡلُۖ وَلَوۡ رُدُّواْ لَعَادُواْ لِمَا نُهُواْ عَنۡهُ وَإِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ
Hayır; daha önce gizledikleri onlara göründü. Eğer geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Hayır; daha önce gizledikleri onlara göründü. Eğer geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır, daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan, yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
İşin doğrusu şu: Önceden gizlemekte oldukları karşılarına dikildi. Geri gönderilselerdi yasaklandıkları şeyi mutlaka yineleyeceklerdi. Doğrusu, onlar, tam yalancıdırlar.
Süleyman Ateşen ayrışan
Hayır, daha önce gizlemekte oldukları, onlara göründü. Geri gönderilselerdi yine men'olundukları şeyi yapmağa dönerlerdi, çünkü onlar yalancılardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.7%
İngilizce
But what they concealed before has [now] appeared to them. And even if they were returned, they would return to that which they were forbidden; and indeed, they are liars
Fransızca
Mais non! Voilà que leur apparaîtra ce qu'auparavant ils cachaient. Or, s'ils étaient rendus [à la vie terrestre], ils reviendraient sûrement à ce qui leur était interdit. Ce sont vraiment des menteurs
İspanyolca
¡Pero no! Dirán eso porque saldrá a la luz lo que antes ocultaban. Y si se les diera la oportunidad de regresar [a la vida mundanal] volverían a [cometer] lo que se les había prohibido [asociándole divinidades a Dios]. La verdad es que son mentirosos
Rusça
О нет! Им открылось то, что они скрывали прежде. Если бы их вернули обратно, то они непременно вернулись бы к тому, что им было запрещено. Воистину, они - лжецы
Endonezce
Tetapi (sebenarnya) bagi mereka telah nyata kejahatan yang mereka sembunyikan dahulu. Seandainya mereka dikembalikan ke dunia, tentu mereka akan mengulang kembali apa yang telah dilarang mengerjakannya. Mereka itu sungguh pendusta
Bengalce
এবং তারা ইতি পূর্বে যা গোপন করত, তা তাদের সামনে প্রকাশ হয়ে পড়েছে। যদি তারা পুনঃ প্রেরিত হয়, তবুও তাই করবে, যা তাদেরকে নিষেধ করা হয়েছিল। নিশ্চয় তারা মিথ্যাবাদী।
Çince
不然,他们以前所隐讳的,已经为他们而暴露出来。即使他们得复返人世,他们仍必再犯他们以前所被禁戒的事。他们确是说谎的人。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Dünyaya tekrar geri gönderilmeleri halinde iman edecekleri asla doğru değildir. Azaları onların aleyhine şahitlik edince (Vallahi müşriklerden değildik) sözleri ile önceden gizlemiş oldukları şey ortaya çıkmıştır. Şayet tekrar dünyaya döndürülmeleri takdir edilirse, tekrar yasaklandıkları şirk ve küfür fiillerine dönerlerdi. Onların tekrardan döndükleri zaman iman edeceklerine dair vermiş oldukları sözleri yalandır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
27- Ateşin başında durdurulup da:“Keşke geri döndürülseydik! Rabbimizin âyetlerini yalanlamazdık ve mü’minlerden olurduk” diyecekleri vakit onları bir görsen! 28- Hayır, evvelce gizledikleri şeyler karşılarına çıktı (da bu pişmanlıkları ondan). Yoksa eğer geri döndürülselerdi yine kendilerine yasaklanan şeylere dönerlerdi. Onlar şüphesiz yalancıdırlar. 29- Onlar:“Hayat, ancak dünya hayatımızdan ibarettir. Biz, diriltilecek değiliz” dediler. 27. Yüce Allah kıyamet gününde müşriklerin durumunu, onların ateşin yanıbaşına getirileceklerini haber vermektedir: Azarlanmaları ve kötülüklerinin başlarına kakılması için ateşin yanıbaşında durdurulduklarını bir görsen; oldukça dehşete düşer ve korkunç bir halle karşı karşıya kalmış olurdun. Onların kendi aleyhlerinde, kâfir ve fasık olduklarını nasıl itiraf ettiklerini ve “Keşke dünyaya geri döndürülseydik” diye temenni ettiklerini görürdün. 28. “Hayır, evvelce gizledikleri şeyler karşılarına çıktı (da bu pişmanlıkları ondan).” Onlar yalancı olduklarını kendi içlerinde gizliyor ve bu çoğu zaman kalplerinde ortaya çıkıyordu. Ancak kötü maksatları bundan (bu gerçeği itiraf etmekten) kendilerini alıkoyduğu gibi, kalplerini de hayırdan uzak tutup çevirmiştir. Esasen (âhirette yapacakları) bu temennilerinde de yalan söyleyeceklerdir. Bundan maksatları sadece azabın kendilerinden uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Çünkü “eğer geri döndürülselerdi yine kendilerine yasaklanan şeylere dönerlerdi.” 29. “Onlar” öldükten sonra dirilişi inkâr ederek: “Hayat, ancak dünya hayatımızdan ibarettir” yani işin aslı ve bizim var edilişimizin maksadı, sadece dünya hayatıdır, başka bir şey değildir. “Biz diriltilecek değiliz, dediler.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu temenniye bir cevap olmak üzere âyette, onlar için artık kurtuluş fırsatı ve ümidi kalmadığı, çünkü bu fırsata dünyada sahip oldukları halde bunun kıymetini bilemedikleri bildiriliyor. “Daha önce gizlemekte oldukları şeyler kendilerine göründü” meâlindeki cümlede geçen “gizledikleri” ifadesiyle ne kastedildiği hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bazı müfessirler bunu “amel defterlerindeki kötülükleri, çirkin halleri, inkârları veya gizledikleri münafıklıkları” şeklinde açıklarken, bazıları “Ehl-i kitabın Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğuna dair gizli tuttukları bilgiler” olarak yorumlamıştır (Zemahşerî, II, 9-10; Şevkânî, II, 126; Elmalılı, III, 1908). Bizce de isabetli olan İbn Âşûr’un görüşüne göre müşrikler inanmayı icap ettiren delilleri veya müminlerin başarılarını gördükçe gizliden gizliye İslâm inancının gerçek olabileceğini düşünüyor, fakat hâkimiyet ve güçlerini devam ettirmekteki ısrar ve inatlarından dolayı Hz. Peygamber’in üstünlüğünü ve müminlerin hayırlarda, faziletlerde kendilerinden daha ileride olduklarını itiraftan kaçınıyorlardı. Çünkü müslümanlar arasında onların köleleri ve toplumun en zayıf kesimleri bulunmaktaydı. Nitekim onlar Hz. Peygamber’e bu zayıf insanları yanından uzaklaştırması şartıyla kendisiyle görüşebileceklerini söylemişler ve bu sûrenin 52. âyetinde Hz. Peygamber’e bu teklifi reddetmesi emredilmişti. İnkârcıların dünyada iken gizledikleri bu düşünceleri veya inkâr ve kötülükleri o zaman açık seçik önlerine serilecektir. Fakat eğer onların temennileri kabul edilip de tekrar dünyaya gönderilseler, yine nehyedildikleri fenalıklara döneceklerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar; yalancılık onlarda karakter halini almıştır.
En'âm Suresi 28. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Dünyaya tekrar geri gönderilmeleri halinde iman edecekleri asla doğru değildir. Azaları onların aleyhine şahitlik edince (Vallahi müşriklerden değildik) sözleri ile önceden gizlemiş oldukları şey ortaya çıkmıştır. Şayet tekrar dünyaya döndürülmeleri takdir edilirse, tekrar yasaklandıkları şirk ve küfür fiillerine dönerlerdi. Onların tekrardan döndükleri zaman iman edeceklerine dair vermiş oldukları sözleri yalandır.