Önceki ayet· 6:39Sonraki ayet· 6:41

En'âm Suresi 40. Ayet· 6:40

↗ En'âm suresi
Mekki
قُلۡ أَرَءَيۡتَكُمۡ إِنۡ أَتَىٰكُمۡ عَذَابُ ٱللَّهِ أَوۡ أَتَتۡكُمُ ٱلسَّاعَةُ أَغَيۡرَ ٱللَّهِ تَدۡعُونَ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
De ki, "Üzerinize Allah'ın azabı gelse veya kıyamet saati size gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru iseniz bana bildirin
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
De ki, "Üzerinize Allah'ın azabı gelse veya kıyamet saati size gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru iseniz bana bildirin
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Kendinizi hiç düşündünüz mü, Allah'ın azabı size gelse veya kıyamet vakti gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer sözünde doğru kimselerseniz cevap verin".
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Bir düşünün bakalım! Allah'ın azabı yakanıza yapışsa yahut o saat gelip çatsa, Allah'tan başkasına mı yakarırsınız? Doğru sözlü iseniz söyleyin!"
Süleyman Ateşen ayrışan
De ki: "Düşündünüz mü kendinizi hiç? Size Allah'ın azabı gelse, ya da o (Duruşma) sa'at(i) gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru (sözlü) iseniz (söyleyin).
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
Say, "Have you considered: if there came to you the punishment of Allah or there came to you the Hour - is it other than Allah you would invoke, if you should be truthful
Fransızca
Dis: «Informez-moi: si le châtiment d'Allah vous vient, ou que vous vient l'Heure, ferez-vous appel à autre qu'Allah, si vous êtes véridiques?»
İspanyolca
Diles: "Si les llegara el castigo de Dios o los sorprendiera la Hora [del comienzo del fin del mundo], ¿invocarían a otro en lugar de Dios? Respondan con sinceridad
Rusça
Скажи: «Скажите мне, станете ли вы призывать кого-либо наряду с Аллахом, если вас поразит наказание Аллаха или наступит Час, если только вы говорите правду?»
Endonezce
Katakanlah (Muhammad), "Terangkanlah kepadaku jika siksaan Allah sampai kepadamu, atau hari Kiamat sampai kepadamu, apakah kamu akan menyeru (tuhan) selain Allah, jika kamu orang yang benar
Bengalce
বলুন, বলতো দেখি, যদি তোমাদের উপর আল্লাহর শাস্তি পতিত হয় কিংবা তোমাদের কাছে কিয়ামত এসে যায়, তবে তোমরা কি আল্লাহ ব্যতীত অন্যকে ডাকবে যদি তোমরা সত্যবাদী হও।
Çince
你说:“如果你们是诚实的人,那么,你们告诉我吧:如果安拉的刑罚或复活的时刻降临你们,那么,你们要舍安拉而祈祷他物吗?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: Haydi söyleyin bakalım, şayet Allah'ın azabı size gelse ya da geleceği size vadedilen kıyamet kopsa, eğer ibadet ettiklerinizin fayda sağlayıp zararı def etti iddianızda sadıklar iseniz, o vakit sizin başınıza gelen bela ve sıkıntıların giderilmesini Allah'tan başkasından talep eder misiniz?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
40- De ki:“Eğer başınıza Allah’ın azabı gelir yahut kıyamet gelip çatarsa Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Şâyet doğru söyleyen kimseler iseniz söyleyin haydi!” 41- Hayır, aksine yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse yalvardığınız şeyi giderir ve (o vakit) şirk koştuklarınızı da unutursunuz. 40. Yüce Allah Rasûlüne hitaben şöyle buyurmaktadır: Allah’a şirk koşan ve başka varlıkları O’na denk tutanlara “de ki: Eğer başınıza Allah’ın azabı gelir yahut kıyamet gelip çatarsa Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Şâyet doğru söyleyen kimseler iseniz söyleyin haydi!” Yani bu zorluklar ve mutlaka önlenmesi zorunlu olan bu sıkıntılar baş gösterecek olursa, kendi uydurma ilah ve putlarınıza mı dua edersiniz, onları mı yardıma çağırırsınız, yoksa mutlak egemen ve hak olan, hakkı batıldan ayırt eden Rabbinize mi dua eder ve onu mu yardıma çağırırsınız? 41. “Hayır, aksine yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse yalvardığınız şeyi giderir ve (o vakit) şirk koştuklarınızı da unutursunuz.” İşte zorlu ve sıkıntılı hallerinizde putlarınıza karşı durumunuz... Onları hemen unutursunuz. Çünkü onların herhangi bir zarar veremeyeceklerini, bir fayda sağlayamayacaklarını, öldüremeyeceklerini, hayat veremeyeceklerini, ölümden sonra diriltemeyeceklerini bilmektesiniz. O vakit Allah’a ihlasla dua edersiniz. Çünkü asıl fayda ve zarar verenin O olduğunu, darda kalmışın duasını kabul edenin O olduğunu bilmektesiniz. Durum böyle olduğuna göre rahat ve bolluk halinde ne diye O’na ortak koşarsınız? Ne diye O’nun ortakları bulunduğunu iddia edersiniz? Bunun böyle olduğuna dair aklî veya naklî bir delile sahip misiniz? Bu konuda elinizde bir belge mi var, yoksa siz Allah’a karşı yalan uydurup iftira mı etmektesiniz?
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsanlar çeşitli sıkıntılara mâruz kalmakla birlikte, yine Allah’ın mümkün kıldığı bazı tedbirlere, yarattığı bazı çarelere başvurarak bu sıkıntılardan kurtulabilmektedirler. Ancak Allah’ın, tedbir ve çarelerini yaratmadığı, giderme imkânlarını yalnız kendisinde saklı tuttuğu belâ ve musibetler de vardır ki, insanlar böyle durumlarla karşılaştıklarında genellikle, inançlısıyla inançsızıyla, kurtuluş için yalnız Allah’a yalvarır; Allah’ı unutanlar bile taptıkları putlarını, uydurma tanrılarını, taparcasına bağlandıkları servetlerini, makamlarını, liderlerini unutarak, Allah’ın vicdanlarına yerleştirdiği fıtrî bir eğilimle Allah’a yönelir, O’ndan başka kurtarıcı ulu kudret bulunmadığının farkına vararak kurtuluşu yalnız O’ndan dilerler. Allah Teâlâ bu âyetlerde, belirtilen duruma işaret ederek inkârcılara, Allah’ın azabının kendilerine gelmesi, ölüm veya kıyamet vaktinin gelip çatması halinde ne yapacaklarını sormakta, inatlarından veya bizzat kendi fıtratları hakkında cahil olduklarından bu soruya doğru dürüst cevap veremeyecekleri için, sorunun doğru cevabını yine kendisi vermekte ve onların böyle durumlarda yalnız kendi yüce zâtına yönelip kendisine yalvaracaklarını açıklamaktadır. Böylece 38. âyette Allah’ın varlığının ve kudretinin dış dünyadaki bazı delillerinden söz edildikten sonra burada da bir kısım insanların bazı şeylere tanrılık isnat etmelerinin bizzat insanın kendi selim tabiatı tarafından tekzip edildiği, asılsızlığının ortaya konduğu belirtilmekte ve Allah’tan başka dayanılıp güvenilecek gerçek ilâh bulunmadığı bizzat insanın kendi fıtratından gösterilen aklî delil ile kanıtlanmaktadır.
En'âm Suresi 40. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: Haydi söyleyin bakalım, şayet Allah'ın azabı size gelse ya da geleceği size vadedilen kıyamet kopsa, eğer ibadet ettiklerinizin fayda sağlayıp zararı def etti iddianızda sadıklar iseniz, o vakit sizin başınıza gelen bela ve sıkıntıların giderilmesini Allah'tan başkasından talep eder misiniz?