Önceki ayet· 6:115Sonraki ayet· 6:117

En'âm Suresi 116. Ayet· 6:116

↗ En'âm suresi
Mekki
وَإِن تُطِعۡ أَكۡثَرَ مَن فِي ٱلۡأَرۡضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنۡ هُمۡ إِلَّا يَخۡرُصُونَ
Yeryüzündekilerin çoğunluğuna itaat edersen seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Yeryüzündekilerin çoğunluğuna itaat edersen seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar sadece "zann"a uyarlar ve saçmalarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.
Süleyman Ateşen ayrışan
Yeryüzünde bulunan(insan)ların çoğuna uysan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zannediyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 10.9%
İngilizce
And if you obey most of those upon the earth, they will mislead you from the way of Allah. They follow not except assumption, and they are not but falsifying
Fransızca
Et si tu obéis à la majorité de ceux qui sont sur la terre, ils t'égareront du sentier d'Allah: ils ne suivent que la conjecture et ne font que fabriquer des mensonges
İspanyolca
Si obedecieras a la mayoría [de las personas] en la Tierra, te extraviarían del sendero de Dios, porque siguen solo conjeturas y no hacen más que especular
Rusça
Если ты станешь повиноваться большинству тех, кто на земле, они собьют тебя с пути Аллаха. Они следуют лишь предположениям и только измышляют
Endonezce
Dan jika kamu mengikuti kebanyakan orang di bumi ini, niscaya mereka akan menyesatkanmu dari jalan Allah. Yang mereka ikuti hanya persangkaan belaka dan mereka hanyalah membuat kebohongan
Bengalce
আর যদি আপনি পৃথিবীর অধিকাংশ লোকের কথা মেনে নেন, তবে তারা আপনাকে আল্লাহর পথ থেকে বিপথগামী করে দেবে। তারা শুধু অলীক কল্পনার অনুসরণ করে এবং সম্পূর্ণ অনুমান ভিত্তিক কথাবার্তা বলে থাকে।
Çince
如果你顺从大地上的大多数人,那么,他们会使你叛离主道。他们只凭猜测,他们尽说谎话。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Senin yeryüzünde bulunan insanların çoğunluğuna itaat ettiğini varsaysak, onlar muhakkak seni Allah’ın dininden saptırırlardı. Allah’ın sünneti, hakkın her zaman azınlıklarla beraber olmasını gerektirmiştir. İnsanların çoğu sadece, ibadet ettikleri putlarının kendilerini Allah’a daha çok yaklaştıracaklarını zannederek, hiçbir dayanağı olmayan zanlarının peşinden giderler. Hâlbuki onlar, bu konuda yalan söylemektedirler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
116- Şayet sen yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edecek olursan seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve yine onlar ancak yalan söylerler. 117- Şüphe yok ki Rabbin, hem yolundan sapanları en iyi bilendir, hem de hidâyet bulanları en iyi bilendir. 116. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i insanların çoğuna itaat etmekten sakındırarak şöyle buyurmaktadır:“Şayet sen yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edersen seni Allah yolundan saptırırlar.” Çünkü onların pek çoğu, (Allah’ın kendilerine gönderdiği) dinlerinde, amellerinde ve ilimlerinde sapmışlardır. Bu yüzden de dinleri bozuk, amelleri de hevâlarına tabidir. Bilgilerinde ise ne hakikat ne de doğru yola ulaştıracak bir özellik yoktur. Aksine onların yaptıkları, hak namına hiçbir şey ifade etmeyen zanna uymaktan, Allah hakkında da bilmedikleri şeyleri uydurarak ileri sürmekten ibarettir. Bu durumda olanlardan Allah’ın kullarını sakındırması ve onların gerçek durumlarını açıklaması elbette ki gereklidir. Çünkü -her ne kadar bu, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e yönelik bir hitap ise de- Peygamber’in hakkında özel olmayan hükümlerde ümmeti de ona tâbidir. Yüce Allah ise sözü en doğru olandır, söyledikleri de gerçeğin tâ kendisidir. 117. “Şüphe yok ki Rabbin, hem yolundan sapanları en iyi bilendir, hem de hidâyet bulanları” ve hidayete yol gösterenleri “en iyi bilendir.” O halde ey mü’minler! Size düşen O’nun verdiği öğütlere, emir ve yasaklara uymaktır. Çünkü O, sizin maslahatınız olan şeyleri en iyi bilendir ve size kendi öz nefislerinizden daha merhametlidir. İlk âyet-i kerime, çokluğun hakka delil olmadığına, herhangi bir işi ve yolu izleyenlerin az olmasının da hakkın o olmadığının delili olarak görülemeyeceğine delalet etmektedir. Bilakis vakıa, bunun aksinedir. Zira hak ehli sayıca daha azdırlar, ancak Allah nezdinde kadir ve kıymetleri ve de mükâfaatları daha büyüktür. O halde hakka da batıla da her birine götüren yolların, delil olarak görülmesi ve gösterilmesi gerekir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an dilinde zan, çoğu yerde “delile dayanmadığı, bu yüzden de hatalı olduğu halde sahibinin gerçek ve sahih saydığı inanç” anlamında kullanılır. Müfessirler genellikle âyet metnindeki yahrusûn fiilini “yalan söylerler” mânasında anlamışlarsa da İbn Âşûr kelimenin buradaki mânasının “temelsiz tahminde bulunurlar” anlamına geldiğini savunmuştur. Kur’an’da arz kelimesi hem bütünüyle “dünya” hem de belli bir “ülke” veya “şehir” (bk. Mâide 5/21; İsrâ 17/104) anlamında kullanılır. Müfessirlerin çoğunluğuna göre buradaki arz ile bütün dünya kastedilmiştir; ancak bu âyette sadece Mekke’nin ve Mekkeli müşriklerin söz konusu edildiği görüşü de vardır (Şevkânî, II, 179). Asıl vurgulanan husus, dinî ve dünyevî meselelerde insanların çoğunluğunun belli bir görüş, inanç ve yaşayış biçimini seçtiğine bakarak, sadece buradan hareketle bunun doğru olduğunu zannetmenin ve onlara uymanın her zaman isabetli olmayacağıdır. Zira bu çoğunluk, inançlarını ve hayat tarzlarını oluşturup belirlerken aklıselime, gerçek bilgiye ve temiz vicdana dayanmak yerine –Mekke müşriklerinde görüldüğü gibi– kuruntulara, zan ve tahminlere de dayanıyor olabilirler. Bu sebeple Hz. Muhammed’in şahsında müslümanlar, inanç ve yaşayışlarını, nefsânî meyil ve güdüler, zan ve tahminler veya yalanlar üzerine kuran çoğunluğu taklit edip onlara uymaktan sakındırılmıştır.
En'âm Suresi 116. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Senin yeryüzünde bulunan insanların çoğunluğuna itaat ettiğini varsaysak, onlar muhakkak seni Allah’ın dininden saptırırlardı. Allah’ın sünneti, hakkın her zaman azınlıklarla beraber olmasını gerektirmiştir. İnsanların çoğu sadece, ibadet ettikleri putlarının kendilerini Allah’a daha çok yaklaştıracaklarını zannederek, hiçbir dayanağı olmayan zanlarının peşinden giderler. Hâlbuki onlar, bu konuda yalan söylemektedirler.