Önceki ayet· 6:66Sonraki ayet· 6:68

En'âm Suresi 67. Ayet· 6:67

↗ En'âm suresi
Mekki
لِّكُلِّ نَبَإٖ مُّسۡتَقَرّٞۚ وَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz
Meal ihtilafı: 8% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz
Elmalılı Hamdi Yazır
Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır, siz de onu yakında bileceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman/mekân vardır. Yakında bileceksiniz.
Süleyman Ateş
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında bilirsiniz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.3%
İngilizce
For every happening is a finality; and you are going to know
Fransızca
Chaque annonce arrive en son temps et en son lieu. Et bientôt vous le saurez.»
İspanyolca
Todo lo que he profetizado ocurrirá a su debido tiempo. ¡Ya lo verán
Rusça
Для каждого сообщения установлен срок, и вы узнаете об этом
Endonezce
Setiap berita (yang dibawa oleh Rasul) ada (waktu) terjadinya dan kelak kamu akan mengetahui
Bengalce
প্রত্যেক খবরের একটি সময় নির্দিষ্ট রয়েছে এবং অচিরেই তোমরা তা জেনে নিবে।
Çince
每一种预言,都有它实现的时间。你们不久会知道的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Her haberin gerçekleşeceği bir vakti ve son bulacağı bir akıbeti vardır. Geleceğinizin ve akıbetinizin haberi de bu türdendir. Kıyamet gününde tekrar dirildiğinizde bunu bilip, anlayacaksınız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
65- De ki:“O, size üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizi fırkalara ayırıp birbirinize katarak kiminizin hıncını kiminize tattırmaya kadirdir.” İyice idrak etsinler diye âyetlerimizi nasıl açıkladığımıza bir bak! 66- Senin kavmin onu yalanladı. Halbuki o, hakkın ta kendisidir. De ki:“Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim.” 67- Her bir haberin kararlaştırılmış bir zamanı var. Siz de yakında öğreneceksiniz. 65. Yani Yüce Allah, her cihetten üzerinize azap göndermeye kadirdir. “Üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da fırkalara ayırıp birbirinize katarak” fitne zamanlarında “kiminizin hıncını kiminize tattırmaya” ve kiminizi kiminize öldürtmeye “kadirdir.” O, bütün bunlara gücü yetendir. O bakımdan O’na isyanı gerektiren işlere devam etmekten sakının. Yoksa sizi yok edecek birtakım azaplar gelip sizi bulur. Allah bütün bunlara kadir olduğunu haber vermektedir. Ancak O, bu ümmetin üzerinden yukarıdan taş veya çakıl yağması şeklindeki azabı ve buna benzer azapların gelmesini, altlarından da yerin dibine geçirilme azabına uğratılmalarını rahmetinin bir tecellisi olarak kaldırmıştır. Fakat onlardan kimilerine diğerlerinin hıncını tattırmak ve kimini kimine musallat kılmak suretiyle sözü geçen bu cezaların bir kısmını, ibret alanların görmesi ve hayırlı amel işlemek isteyenlerin fark etmeleri için dünyevî bir ceza olarak göndermiştir. “İyice idrak etsinler” ne için yaratıldıklarını anlasınlar, şer’î gerçekleri ve ilâhi istekleri kavrasınlar “diye âyetleri nasıl açıkladığımıza” türlü türlü beyan ettiğimize “bir bak!” Ve bizim bunları nasıl pek çok şekillerde açıkladığımıza bir bak ki bunların hepsi de hakka delâlet etmektedir. 66.“Senin kavmin onu” yani Kur’an’ı “yalanladı. Halbuki o” hakkında şüphe söz konusu olmayan ve en ufak bir tereddütün yanına yaklaşamadığı “hakkın ta kendisidir. De ki: Ben sizin üzerinizde” amellerinizi tespit edecek ve onların karşılığını verecek “bir vekil değilim.” Ben ancak bir uyarıcı ve tebliğciyim. 67. “Her bir haberin” gelip çatacağı, daha erkene alınamayacağı ve sonraya da bırakılamayacağı “kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Sizde yakında” tehdit olunduğunuz azabı “öğreneceksiniz.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hz. Peygamber, tebliğ ettiği Kur’an vasıtasıyla müşrikleri ve genel olarak dünyadaki bütün inkârcıları açık açık uyardığına göre, artık inkârcılık ve kötülüklerde direnenlerin müstehak oldukları felâketlerin vuku bulması kaçınılmazdır. “Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz” meâlindeki tehdit, esasta özellikle müşriklere ve hakkı tekzip eden bütün inkârcılaradır; ancak, İslâm’ın hakikatlerinden, Kur’an’ın hikmetlerinden uzaklaşacak derecede fikir ayrılıklarına düşen; hakkı bir yana bırakarak fırkalara, mezheplere bölünüp gurur, kibir, bencillik, menfaat ve ihtiraslar uğruna birbiriyle çarpışan müslümanlar için de âyetten alınacak dersler olduğunda kuşku yoktur.
En'âm Suresi 67. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Her haberin gerçekleşeceği bir vakti ve son bulacağı bir akıbeti vardır. Geleceğinizin ve akıbetinizin haberi de bu türdendir. Kıyamet gününde tekrar dirildiğinizde bunu bilip, anlayacaksınız.