Önceki ayet· 6:40Sonraki ayet· 6:42

En'âm Suresi 41. Ayet· 6:41

↗ En'âm suresi
Mekki
بَلۡ إِيَّاهُ تَدۡعُونَ فَيَكۡشِفُ مَا تَدۡعُونَ إِلَيۡهِ إِن شَآءَ وَتَنسَوۡنَ مَا تُشۡرِكُونَ
Hayır; sadece O'na yalvarırsınız; dilerse yalvardığınız şeyi giderir, siz de O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Hayır; sadece O'na yalvarırsınız; dilerse yalvardığınız şeyi giderir, siz de O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır, yalnız o Allah'a yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, yalnız O'na yakarırsınız da O dilerse yakındığınız belayı uzaklaştırır. Ve siz, ortak koştuklarınızı unutuverirsiniz.
Süleyman Ateş
Hayır, yalnız O'na yalvarırsınız; O da dilerse (kaldırmasını) istediğiniz belayı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.9%
İngilizce
No, it is Him [alone] you would invoke, and He would remove that for which you invoked Him if He willed, and you would forget what you associate [with Him]
Fransızca
C'est plutôt à Lui que vous ferez appel. Puis, Il dissipera, s'Il veut, l'objet de votre appel et vous oublierez ce que vous [Lui] associez
İspanyolca
Es Él a Quien invocan cuando los azota un mal, ahí se olvidan de las divinidades que Le asocian. Y Dios, si Él quiere, es Quien puede librarlos del mal
Rusça
О нет! Вы будете призывать только Его. Если Он пожелает, то избавит вас от того, по поводу чего вы станете взывать к Нему, и тогда вы забудете о тех, кого приобщали в сотоварищи
Endonezce
(Tidak), hanya kepada-Nya kamu minta tolong. Jika Dia menghendaki, Dia hilangkan apa (bahaya) yang kamu mohonkan kepada-Nya, dan kamu tinggalkan apa yang kamu persekutukan (dengan Allah)
Bengalce
বরং তোমরা তো তাঁকেই ডাকবে। অতঃপর যে বিপদের জন্যে তাঁকে ডাকবে, তিনি ইচ্ছা করলে তা দুরও করে দেন। যাদেরকে অংশীদার করছ, তখন তাদেরকে ভুলে যাবে।
Çince
不然,你们只祈祷安拉;如果他意欲,他就解除你们祈求他解除的灾难,你们将忘却你们所用来配他的(一切偶像)。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Gerçekten o vakit sizi yaratan Allah'tan başkasına dua etmezsiniz. Dilerse sizin üzerinizden belayı O def eder, zararı ve sıkıntıyı kaldırır. Çünkü O, bunun sahibi ve buna gücü yetendir. Allah'a ortak koştuğunuz mabutlarınızı ise terkedersiniz. Çünkü onların bir fayda ve zarar vermediklerini iyi bilirsiniz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
40- De ki:“Eğer başınıza Allah’ın azabı gelir yahut kıyamet gelip çatarsa Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Şâyet doğru söyleyen kimseler iseniz söyleyin haydi!” 41- Hayır, aksine yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse yalvardığınız şeyi giderir ve (o vakit) şirk koştuklarınızı da unutursunuz. 40. Yüce Allah Rasûlüne hitaben şöyle buyurmaktadır: Allah’a şirk koşan ve başka varlıkları O’na denk tutanlara “de ki: Eğer başınıza Allah’ın azabı gelir yahut kıyamet gelip çatarsa Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Şâyet doğru söyleyen kimseler iseniz söyleyin haydi!” Yani bu zorluklar ve mutlaka önlenmesi zorunlu olan bu sıkıntılar baş gösterecek olursa, kendi uydurma ilah ve putlarınıza mı dua edersiniz, onları mı yardıma çağırırsınız, yoksa mutlak egemen ve hak olan, hakkı batıldan ayırt eden Rabbinize mi dua eder ve onu mu yardıma çağırırsınız? 41. “Hayır, aksine yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse yalvardığınız şeyi giderir ve (o vakit) şirk koştuklarınızı da unutursunuz.” İşte zorlu ve sıkıntılı hallerinizde putlarınıza karşı durumunuz... Onları hemen unutursunuz. Çünkü onların herhangi bir zarar veremeyeceklerini, bir fayda sağlayamayacaklarını, öldüremeyeceklerini, hayat veremeyeceklerini, ölümden sonra diriltemeyeceklerini bilmektesiniz. O vakit Allah’a ihlasla dua edersiniz. Çünkü asıl fayda ve zarar verenin O olduğunu, darda kalmışın duasını kabul edenin O olduğunu bilmektesiniz. Durum böyle olduğuna göre rahat ve bolluk halinde ne diye O’na ortak koşarsınız? Ne diye O’nun ortakları bulunduğunu iddia edersiniz? Bunun böyle olduğuna dair aklî veya naklî bir delile sahip misiniz? Bu konuda elinizde bir belge mi var, yoksa siz Allah’a karşı yalan uydurup iftira mı etmektesiniz?
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsanlar çeşitli sıkıntılara mâruz kalmakla birlikte, yine Allah’ın mümkün kıldığı bazı tedbirlere, yarattığı bazı çarelere başvurarak bu sıkıntılardan kurtulabilmektedirler. Ancak Allah’ın, tedbir ve çarelerini yaratmadığı, giderme imkânlarını yalnız kendisinde saklı tuttuğu belâ ve musibetler de vardır ki, insanlar böyle durumlarla karşılaştıklarında genellikle, inançlısıyla inançsızıyla, kurtuluş için yalnız Allah’a yalvarır; Allah’ı unutanlar bile taptıkları putlarını, uydurma tanrılarını, taparcasına bağlandıkları servetlerini, makamlarını, liderlerini unutarak, Allah’ın vicdanlarına yerleştirdiği fıtrî bir eğilimle Allah’a yönelir, O’ndan başka kurtarıcı ulu kudret bulunmadığının farkına vararak kurtuluşu yalnız O’ndan dilerler. Allah Teâlâ bu âyetlerde, belirtilen duruma işaret ederek inkârcılara, Allah’ın azabının kendilerine gelmesi, ölüm veya kıyamet vaktinin gelip çatması halinde ne yapacaklarını sormakta, inatlarından veya bizzat kendi fıtratları hakkında cahil olduklarından bu soruya doğru dürüst cevap veremeyecekleri için, sorunun doğru cevabını yine kendisi vermekte ve onların böyle durumlarda yalnız kendi yüce zâtına yönelip kendisine yalvaracaklarını açıklamaktadır. Böylece 38. âyette Allah’ın varlığının ve kudretinin dış dünyadaki bazı delillerinden söz edildikten sonra burada da bir kısım insanların bazı şeylere tanrılık isnat etmelerinin bizzat insanın kendi selim tabiatı tarafından tekzip edildiği, asılsızlığının ortaya konduğu belirtilmekte ve Allah’tan başka dayanılıp güvenilecek gerçek ilâh bulunmadığı bizzat insanın kendi fıtratından gösterilen aklî delil ile kanıtlanmaktadır.
En'âm Suresi 41. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Gerçekten o vakit sizi yaratan Allah'tan başkasına dua etmezsiniz. Dilerse sizin üzerinizden belayı O def eder, zararı ve sıkıntıyı kaldırır. Çünkü O, bunun sahibi ve buna gücü yetendir. Allah'a ortak koştuğunuz mabutlarınızı ise terkedersiniz. Çünkü onların bir fayda ve zarar vermediklerini iyi bilirsiniz.