Önceki ayet· 6:154Sonraki ayet· 6:156

En'âm Suresi 155. Ayet· 6:155

↗ En'âm suresi
Mekki
وَهَٰذَا كِتَٰبٌ أَنزَلۡنَٰهُ مُبَارَكٞ فَٱتَّبِعُوهُ وَٱتَّقُواْ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ
İşte bu (Kur'an) da indirdiğimiz mübarek Kitaptır. O'na uyun ve korunun ki size rahmet edilsin!
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
İşte bu (Kur'an) da indirdiğimiz mübarek Kitaptır. O'na uyun ve korunun ki size rahmet edilsin!
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bu (Kur'ân) da mübarek bir Kitap'tır. Onu biz indirdik. Ona uyun ve Allah'tan korkun ki, size rahmet edilsin.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Bu da bizim indirdiğimiz bir kitaptır. Kutsal ve bereketli. Artık ona uyun ve sakının ki size rahmet edebilsin.
Süleyman Ateş
İşte bu (Kur'an) da indirdiğimiz mübarek Kitaptır. O'na uyun ve korunun ki size rahmet edilsin!
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.4%
İngilizce
And this [Qur'an] is a Book We have revealed [which is] blessed, so follow it and fear Allah that you may receive mercy
Fransızca
Et voici un Livre (le Coran) béni que Nous avons fait descendre - suivez-le donc et soyez pieux, afin de recevoir la miséricorde
İspanyolca
Este es un Libro bendito que he revelado para que lo sigan, quizás así se les tenga misericordia
Rusça
Это - благословенное Писание, которое Мы ниспослали. Следуйте же ему и будьте богобоязненны, - быть может, вы будете помилованы
Endonezce
Dan ini adalah Kitab (Alquran) yang Kami turunkan dengan penuh berkah. Ikutilah, dan bertakwalah agar kamu mendapat rahmat
Bengalce
এটি এমন একটি গ্রন্থ, যা আমি অবতীর্ণ করেছি, খুব মঙ্গলময়, অতএব, এর অনুসরণ কর এবং ভয় কর-যাতে তোমরা করুণাপ্রাপ্ত হও।
Çince
这是我所降示的、吉祥的经典,故你们当遵守它,并当敬畏主,以便你们蒙主的怜悯。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu Kur'an, içerdiği dinî ve dünyevi faydalardan ötürü çok bereketli olarak indirdiğimiz bir kitaptır. Merhamet olunmayı umarak içinde bulunanlara ittiba edin ve ona muhalefet etmekten sakının!
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
154- Sonra Biz, güzelce uygulayanlara tamamlamak, her şeyi ayrı ayrı açıklamak, bir hidâyet ve bir rahmet olmak üzere Musa’ya Kitabı verdik ki onlar Rab’lerine kavuşacaklarına iman etsinler. 155- İşte bu, indirdiğimiz mübarek bir Kitaptır. Öyleyse ona uyun ve korkup sakının ki merhamet olunasınız. 156- “Kitap yalnızca bizden önceki iki topluluğa indirildi ve biz, onların okuduklarından habersiz kimseler idik” demeyesiniz diye. 157- Yahut da:“Bize de kitap indirilseydi elbette onlardan daha çok hidâyet üzere olurduk” demeyesiniz diye. İşte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidâyet ve bir rahmet gelmiştir. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Biz âyetlerimizden yüz çevirenleri, bu yan çizmeleri sebebi ile çok kötü bir azapla cezalandıracağız. 154. “Sonra” bu edat burada zaman itibari ile bir sıralamayı ifade etmek kastı ile kullanılmamıştır. Çünkü Musa’nın aleyhisselam çağı Allah Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in bu Kitabı insanlara okumasından daha öncedir. Bundan maksat verilen haberde bir sıralamadır. İşte Yüce Allah şöyle haber vermektedir: “Musa’ya Kitabı” yani Tevrat’ı, Musa’nın ümmeti içinden “güzelce uygulayanlara” nimetini “tamamlamak” ihsanını da kemale erdirmek üzere verdik. Çünkü Yüce Allah onlardan ihsan eden kimselere sayılamayacak kadar nimetler vermiştir. Bu nimetlerden biri ve bunların tamamlayıcı unsuru da Tevrat’ın onlara indirilmesidir. Böylelikle Allah’ın, üzerlerindeki nimeti tamamlanmış, onların da bu nimetin şükrünü eda etmeleri gerekmiş oluyordu. “Her şeyi” yani açıklanmasına ihtiyaç duydukları helâl, haram, emir, yasak, akaid vb. bütün hususları “ayrı ayrı açıklamak”; itikadî meselelerde ve fer’i hususlarda onları hayra ileten ve onlara kötülükleri açıklayan “bir hidâyet ve” kendisi vasıtası ile mutluluğu, rahmeti ve pek çok hayrı elde edebilecekleri “bir rahmet olmak üzere… verdik ki onlar” üzerlerine Kitabı ve açıklayıcı belgeleri indirmemiz sebebi ile “Rab’lerine kavuşacaklarına iman etsinler.” Çünkü bu Kitap öldükten sonra dirilişe, amellerin karşılıklarının görüleceğine ve Rab’lerine kavuşacaklarına iman etmelerini ve bunun için hazırlanmalarını gerektirecek kat’i delilleri içeren bir kitaptı. 155. “İşte bu” Kur’an-ı Azim ve Zikr-i Hakîm “indirdiğimiz mübarek bir Kitaptır.” Onda pek çok hayır ve pek bol ilim vardır. Sair ilimler ondan alınır, bereketler ondan çıkartılır. Ne kadar hayır varsa bu Kitap ona çağırmış, onu teşvik etmiş ve ona sevk edecek hikmet ve maslahatları da söz konusu etmiştir. Ne kadar kötülük varsa onu da yasaklamış, ondan sakındırmış, o kötülüğü işlemekten uzaklaştırıcı sebepleri ve onların vahim sonuçlarını dile getirmiştir. “Öyleyse” emir ve yasaklarında “ona uyun” dininizin esaslarını da fer’i hükümlerini de ona dayandırın, onun üzerine bina edin “ve” Yüce Allah’ın herhangi bir emrine muhalefet etmekten “korkup sakının ki” o Kitaba uyduğunuz takdirde “merhamet olunasınız.” Gerçekten de Allah’ın rahmetine nail olmanın en büyük sebebi, ilmen ve amelen bu Kitaba uymaktır. 156. “Kitap yalnızca bizden önceki iki topluluğa indirildi ve biz, onların okuduklarından habersiz kimseler idik” demeyesiniz diye” size de bu mübarek Kitabı indirdik. Bundan maksat sizin ileri süreceğiniz delili ve mazereti ortadan kaldırmak ve sizin: Kitap bizden önceki iki kesime yani yahudilerle hıristiyanlara indirildi, dememenizdir. “biz onların okuduklarından habersiz kimseler idik” yani: Sen bize bir kitap indirmedin. Bundan önce o iki kesime indirmiş olduğun kitaplardan da bizim herhangi bir bilgimiz ve malumatımız yoktu, demeyesiniz diye üzerinize öyle bir kitap indirdik ki semadan ondan daha kapsamlı, daha açık ve daha açıklayıcı bir kitap inmemiştir. 157. “Yahut da: “Bize de kitap indirilseydi elbette onlardan daha çok hidâyet üzere olurduk” demeyesiniz diye.” Yani sizler ya kendinize hidâyetin kaynağının hiç ulaşmadığını ileri sürerek mazeret bildirecektiniz yahut da bunun mükemmel ve eksiksiz olmadığını söyleyerek mazeret açıklayacaktınız. İşte size indirilen bu kitap ile hidâyetin kaynağını da mükemmel şeklini de elde etmiş bulunuyorsunuz. Zira:“İşte size Rabbinizden apaçık bir belge” hakkı açıklayan her bir şey bunun kapsamına dahildir “bir hidâyet” sapıklıktan kurtarış “ve bir rahmet” sizin için dininiz ve dünyanızda mutluluk kaynağı “gelmiştir.” İşte bu, sizin onun hükümlerine bağlanmanızı ve verdiği haberlere iman etmenizi gerektirmektedir. Kim buna aldırış etmeyip onu yalanlayacak olursa hiç şüphesiz o en büyük zalimdir. Nitekim devamla şöyle buyrulmuştur:“Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenden” yani onlardan uzaklaşıp yan çizenlerden “daha zalim kim olabilir? Biz âyetlerimizden yüz çevirenleri” bu yan çizmeleri ve hem kendilerini hem de başkalarını alıkoymaları sebebi ile “çok kötü” kişinin hiç hoşuna gitmeyen ve ona pek ağır gelen “bir azapla cezalandıracağız.” Bu ceza, kötü amellerine bir karşılıktır. Yoksa “Rabbin elbette ki kullara zulmedici değildir”(Fussilet, 41/46) Bu âyet-i kerimeler, Kur’an ilminin ilimlerin en üstünü, en mübareği ve en kapsamlısı olduğuna, Kur’an-ı Kerim ile dosdoğru yola tam anlamı ile hidâyetin gerçekleşeceğine, onunla birlikte ne kelamcıların tahlillerine, ne filozofların düşüncelerine, ne de bunların dışında kalan öncekilerin ya da sonrakilerin ilimlerine ihtiyaç olmadığına delildir. Bilindiği gibi Kur’an’dan önceki ilahî kitaplar yalnızca yahudi ve hıristiyan diye bilinen iki gruba indirilmiştir. Bu yüzden mutlak olarak Kitap ehli denilince akla onlar gelir. Diğer kesimler -Mecusiler ya da başka gruplar- bu kapsama girmez. Yine bu buyrukta Kur’an-ı Kerim’in indirilmesinden önce cahiliye dönemi insanlarının çok büyük bir bilgisizlik içinde olduklarına, o dönemde ilmin kaynağına sahip olan Kitap ehli nezdinde bulunanları bilmediklerine ve onların kitaplarını okumaktan gafil olduklarına da delil vardır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müşrikler, bir önceki âyette “Allah’ın yolu” diye nitelenen İslâm’ı reddettikleri için 154. âyette Hz. Mûsâ’ya Tevrat’ın indirildiği belirtildikten sonra 155. âyette Kur’an’ın da Allah tarafından indirilmiş kutsal bir kitap olduğu hatırlatılmaktadır. Nitekim yine bu sûrede başka bir vesileyle böyle bir hatırlatmada daha bulunulmuştu (geniş bilgi için bk. 91. âyet). Ayrıca Tevrat ile Kur’an arasında böyle bir münasebetin kurulmasıyla 151-153. âyetlerde sıralanan hükümlerin Tevrat’ta da yer almış bulunan evrensel hükümler olduğuna işaret buyurulmaktadır.
En'âm Suresi 155. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu Kur'an, içerdiği dinî ve dünyevi faydalardan ötürü çok bereketli olarak indirdiğimiz bir kitaptır. Merhamet olunmayı umarak içinde bulunanlara ittiba edin ve ona muhalefet etmekten sakının!