Mâide, Türkçede sofra anlamına gelir; adını surenin son bölümlerinde yer alan, Îsâ'nın çevresindekilerin gökten bir sofra indirilmesini istemesi anlatısından alır. Medine döneminde inen sure 120 ayetten oluşur ve nüzul sırası listelerinde 112. sırada yer alır, yani vahyin geç dönemine aittir.
Surenin ağırlık merkezinde iki damar iç içe geçer. Birincisi topluluk hayatını düzenleyen ayrıntılı hükümlerdir: sözleşmelere bağlılık, yeme içmeyle ilgili sınırlar, hac ve ihram hâlinde geçerli kısıtlar, adaletle hüküm verme ve suça karşılık gelen cezalar. İkincisi ise inkâr ile iman arasındaki ayrım ve daha önce kendilerine kitap verilmiş topluluklarla kurulan ilişkidir; küfür otuz dört, Ehl-i Kitap otuz bir ayette karşımıza çıkar. Bu iki damar birbirinden bağımsız değildir: sure hukukî düzenlemeyi, ilahî rahmet, peygamberlerin tebliğ görevi ve hesap günü gibi itikadî bir çerçevenin içine yerleştirir; takva ve tâat kavramlarını da bu bağlamda tekrarlar.
Metnin dokusu, kısa ritmik bölümlerden çok uzun ve yoğun cümlelerden oluşur. Pek çok pasaj inananlara doğrudan seslenen bir hitap kalıbıyla başlar, ardından şartlar, istisnalar ve gerekçelerle örülü uzun bir açıklama gelir. Aralara Mûsâ ile kavmi, iki kardeşin anlatısı ve Îsâ ile ilgili bölümler girer; bunlar bağımsız kıssalar olarak değil, sürmekte olan tartışmaya delil olarak konumlanır. Sure, göklerin ve yerin hükümranlığının Allah'a ait olduğunu bildiren kısa bir kapanışla biter.
Mâide suresi 120 ayetten oluşur ve Medeni bir suredir (nüzul/iniş sırası: 112).
Bu sayfada Mâide suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.