Önceki ayet· 6:61Sonraki ayet· 6:63

En'âm Suresi 62. Ayet· 6:62

↗ En'âm suresi
Mekki
ثُمَّ رُدُّوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ مَوۡلَىٰهُمُ ٱلۡحَقِّۚ أَلَا لَهُ ٱلۡحُكۡمُ وَهُوَ أَسۡرَعُ ٱلۡحَٰسِبِينَ
Sonra o(ca)nlar, gerçek Tanrıları olan Allah'a döndü(rülüp götü)rülürler. Doğrusu hüküm, yalnız O'nundur; O hesap görenlerin en çabuğudur.
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Sonra o(ca)nlar, gerçek Tanrıları olan Allah'a döndü(rülüp götü)rülürler. Doğrusu hüküm, yalnız O'nundur; O hesap görenlerin en çabuğudur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra da gerçek Mevlâlarına döndürülürler. Dikkatli olun, hüküm ancak O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet onlar gerçek Mevlâ'ları olan Allah'a götürülürler. Gözünüzü açın! Hüküm yalnız O'nundur. Ve hesap görenlerin en süratlisi de O'dur.
Süleyman Ateş
Sonra o(ca)nlar, gerçek Tanrıları olan Allah'a döndü(rülüp götü)rülürler. Doğrusu hüküm, yalnız O'nundur; O hesap görenlerin en çabuğudur.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.9%
İngilizce
Then they His servants are returned to Allah, their true Lord. Unquestionably, His is the judgement, and He is the swiftest of accountants
Fransızca
Ils sont ensuite ramenés vers Allah, leur vrai Maître. C'est à Lui qu'appartient le jugement et Il est le plus prompt des juges
İspanyolca
Luego serán devueltos a Dios, su verdadero Señor. ¿Acaso no es Él Quien los va a juzgar? ¡Él es el más rápido en ajustar cuentas
Rusça
Потом их возвращают к Аллаху, их Истинному Покровителю. Он один принимает решение, и Он - Самый быстрый в расчете
Endonezce
Kemudian mereka (hamba-hamba Allah) dikembalikan kepada Allah, penguasa mereka yang sebenarnya. Ketahuilah bahwa segala hukum (pada hari itu) ada pada-Nya. Dan Dialah pembuat perhitungan yang paling cepat
Bengalce
অতঃপর সবাইকে সত্যিকার প্রভু আল্লাহর কাছে পৌঁছানো হবে। শুনে রাখ, ফয়সালা তাঁরই এবং তিনি দ্রুত হিসাব গ্রহণ করবেন।
Çince
然后,世人要被送归安拉——他们的主。真的,判决只归他,他是清算最神速的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Sonra canları alınanların hepsinin ruhları amellerinin karşılığını almaları için gerçek sahipleri olan Yüce Allah'a döndürülür. Onlar hakkında adil hüküm ve geçerli hüküm O'na aittir. O sizi ve amellerinizi sayıp hesap görmede en hızlı olandır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
60- O, geceleyin (uykuda) sizin canlarınızı alan, gündüz ne kazandığınızı bilen, sonra sizi belli bir ecel tamamlansın diye güzdüz vakti (uykudan uyandırıp) diriltendir. Sonra dönüşünüz yalnız O’nadır. Sonra da neler yaptığınızı size haber verecektir. 61- O, kullarının üstünde kâhirdir. Üzerinize koruyucular da gönderir. Nihâyet birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz onun ruhunu alırlar ve hiçbir kusur etmezler. 62- Sonra onlar hak mevlâları olan Allah’a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm ancak O’nundur ve O, hesap görenlerin en hızlısıdır. 60. Yüce Allah, kullarının işlerini uykularında da uyanıkken de tek başına idare ettiğini, geceleyin uykuda onları ölü gibi uyuttuğunu, buna bağlı olarak hareketlerinin durduğunu ve bedenlerinin dinlendiğini haber vermektedir. Uykularından da onları yine O diriltir ki dini ve dünyevi maslahatları hususunda gerekeni yerine getirsinler. Allah, neler yaptıklarını, ne kazandıklarını da bilir. Ezelden beri bu şekilde onlar üzerinde tasarrufta bulunur. Ecelleri sona erinceye kadar da onlardaki bu tasarrufu böylece devam eder. Bu idare gereğince belli bir ecel de hükme bağlanıp sona erer ki bu ecel, dünya hayatındaki eceldir. Bundan sonra bir başka ecel vardır ki o ölümden sonra diriliştir. İşte bundan dolayı Yüce Allah:“Sonra dönüşünüz yalnız O’nadır” başkasına değildir; ”sonra da neler yaptığınızı” hayır olsun şer olsun “size haber verecektir” buyurmaktadır. 61. “O” Yüce Allah “kullarının üstünde kâhirdir.” Yani her şeyi kapsayan iradesi ve genel kapsamlı meşieti onlar hakkında geçerlidir. Onlar bu işte hiçbir şeye sahip değildirler. O’nun izni olmaksızın hareket de edemezler, hareketsiz de duramazlar. O kullarına meleklerden “koruyucular” görevlendirmiştir. Bu koruyucular hem kulları korur, hem de onların neler yaptıklarını tespit ederler. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Şüphe yok ki üzerinizde koruyucular, çok şerefli yazıcılar vardır. Onlar ne yaparsanız bilirler.”(el-İnfitar, 80/10-12); “Sağında ve solunda oturan, yaptıklarını tespit eden iki (melek) vardır. O bir söz söylemeyedursun mutlaka onun yanında (yazmaya) hazır bir gözetleyici vardır.”(Kaf, 50/17-18) Bu Yüce Allah’ın kullarını hayatta oldukları sürece korumasıdır. “Nihâyet birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz” yani ruhları kabzetmekle görevli olan melekler “onun ruhunu alırlar ve” bu hususta “hiçbir kusur etmezler.” Allah’ın o kul hakkında takdir edip hükme bağladığı ömre bir an ilâve de etmezler bir an eksiltmezler de. Onlar bu konuda ancak ilâhi hükümlere ve Rabbanî takdirlere uygun uygulamalar yaparlar. 62. “Sonra” ölümden ve berzah alemindeki hayattan, o hayattaki hayır ve şerden sonra “onlar hak Mevlâları olan” yani kaderî hükmü ile onlara hükmünü icra eden ve onlar hakkında dilediği çeşitli tedbirleri uygulamaya koyan, emir ve yasaklar belirleyen, onlara peygamberler gönderip kitaplar indiren “Allah’a döndürülürler.” O’na döndürülürler ki, amellerinin karşılığı olan hükmü haklarında versin, işlemiş oldukları hayırlara mükâfaat, kötülük ve günahlarına karşı da ceza versin. Bundan dolayı:“Dikkat edin, hüküm” hiçbir ortağı olmaksızın “ancak O’nundur. Ve O, hesap görenlerin en süratlisidir.” Çünkü O’nun ilmi ve amellerinizi Levh-i Mahfuz’da koruyup tespit etmesi kemâl derecesindedir. Daha sonra melekler de ellerinde bulunan amel defterlerinde onların amellerini tespit etmişlerdir. Yaratan ve idare eden, kulları üzerinde kahir olan yalnızca O olduğuna göre, bütün hallerinde onlara en mükemmel şekilde itina gösterdiğine göre, kaderî hüküm ve şer’î hüküm ile cezaî hüküm vermek yalnız O’nun hak ve yetkisinde bulunduğuna göre, müşrikler neye dayanarak bu sıfat ve niteliklere sahip olan yüce Rabbi bırakıyorlar? Emretmek yetkisine kısmen dahi sahip olmayan, zerre kadar bir fayda sağlayamayan, hiçbir kudret ve iradesi bulunmayan varlıklara ibadete neden yöneliyorlar? Müşrikler Yüce Allah’a şirk koşmakla, nankörlük etmekle meydan okudukları, yalan ve iftirada bulunarak azametine karşı cüretkârlık gösterdikleri halde Allah’ın onlara karşı hilmini, affediciliğini, rahmetini, bu şekilde davranmalarına rağmen onlara afiyet ve rızık verdiğini bilecek olsalardı, elbette ki O’nu tanımayı arzu ederler ve O’nun sevgisine gark olup akılları hayretlere kapılırdı. Kendilerine ise alabildiğine gazap duyar ve öfke beslerlerdi. Çünkü rezilliğe ve hüsrana götüren şeytanın davetine itaat etmişlerdir. Ama o müşrikler akıllarını kullanmayan bir topluluktur.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Sonunda insanlar “gerçek mevlâlarına döndürüleceklerdir”. Hüküm yalnız O’na aittir ve O insanların hesabını çok çabuk görecektir. Bazı müfessirler, âyetteki hak kelimesini “adaletli” diye açıklamışlarsa da (Nesefî, I, 327), bu âyetlerin genellikle müşriklere hitap ettiği, onların da Allah’tan başka tanrılar, mevlâlar tanıdıkları göz önüne alınarak, âyetin ilgili kısmı “Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülürler” şeklinde tercüme edilmiştir.
En'âm Suresi 62. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Sonra canları alınanların hepsinin ruhları amellerinin karşılığını almaları için gerçek sahipleri olan Yüce Allah'a döndürülür. Onlar hakkında adil hüküm ve geçerli hüküm O'na aittir. O sizi ve amellerinizi sayıp hesap görmede en hızlı olandır.