Önceki ayet· 6:98Sonraki ayet· 6:100

En'âm Suresi 99. Ayet· 6:99

↗ En'âm suresi
Mekki
وَهُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجۡنَا بِهِۦ نَبَاتَ كُلِّ شَيۡءٖ فَأَخۡرَجۡنَا مِنۡهُ خَضِرٗا نُّخۡرِجُ مِنۡهُ حَبّٗا مُّتَرَاكِبٗا وَمِنَ ٱلنَّخۡلِ مِن طَلۡعِهَا قِنۡوَانٞ دَانِيَةٞ وَجَنَّـٰتٖ مِّنۡ أَعۡنَابٖ وَٱلزَّيۡتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُشۡتَبِهٗا وَغَيۡرَ مُتَشَٰبِهٍۗ ٱنظُرُوٓاْ إِلَىٰ ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثۡمَرَ وَيَنۡعِهِۦٓۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكُمۡ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ
O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdiğimiz yeşilden, birbirine benzeyen ve benzemeyen yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar çıkardık. Ürün verdiklerinde ürünlerine, olgunlaşmalarına bir bakın. Bunlarda, inananlar için, şüphesiz, deliller vardır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdiğimiz yeşilden, birbirine benzeyen ve benzemeyen yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar çıkardık. Ürün verdiklerinde ürünlerine, olgunlaşmalarına bir bakın. Bunlarda, inananlar için, şüphesiz, deliller vardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Size gökten su indiren de O'dur! Biz o suyla her şeyin bitkisini çıkardık. Ondan da bir yeşillik çıkardık. O yeşillikten birbiri üzerine binmiş dâneler çıkardık. Hurma ağacının da tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzümlerden bağlar, zeytin, nar çıkardık. Birbirine benzeyeni var, benzemeyeni var. Meyve verdiğinde ve meyveler olgunlaştığında bir bakın onun ürününe! Bu size gösterilenlerde, iman eden bir topluluk için, çok ibret vardır!
Süleyman Ateş
O'dur ki, size gökten su indirdi. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir filiz çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş daneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar; üzüm bağları; zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Her birinin meyvesine bakın: Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman. Şüphesiz bu size gösterilenlerde, inananlar toplumu için elbette çok ibret vardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
And it is He who sends down rain from the sky, and We produce thereby the growth of all things. We produce from it greenery from which We produce grains arranged in layers. And from the palm trees - of its emerging fruit are clusters hanging low. And [We produce] gardens of grapevines and olives and pomegranates, similar yet varied. Look at [each of] its fruit when it yields and [at] its ripening. Indeed in that are signs for a people who believe
Fransızca
Et c'est Lui qui, du ciel, a fait descendre l'eau. Puis par elle, Nous fîmes germer toute plante, de quoi Nous fîmes sortir une verdure, d'où Nous produisîmes des grains, superposés les uns sur les autres; et du palmier, de sa spathe, des régimes de dattes qui se tendent. Et aussi les jardins de raisins, l'olive et la grenade, semblables ou différents les uns des autres. Regardez leurs fruits au moment de leur production et de leur mûrissement. Voilà bien là des signes pour ceux qui ont la foi
İspanyolca
He hecho descender agua del cielo con la cual hago brotar toda clase de vegetación, y de ella resulta la cosecha de la cual saco semillas. De los brotes de la palmera hago salir racimos de dátiles al alcance de la mano. Y [también hago brotar] plantaciones de vides, olivos y granados, [todos de aspecto] similar pero [de frutos con sabores] diferentes. Observen cómo es su fruto cuando aparece y luego cuando madura, en todo ello hay signos para quienes creen
Rusça
Он - Тот, Кто ниспослал с неба воду. Посредством нее Мы взрастили растения всех видов. Мы выводим из них зеленые травы, а из них - расположенные одно на другом зерна. На финиковых пальмах из завязей вырастают свисающие низко гроздья. Мы взращиваем виноградники, оливки и гранаты, которые имеют сходства и различия. Взгляните на их плоды, когда они появляются и когда созревают. Воистину, в этом - знамения для людей верующих
Endonezce
Dan Dialah yang menurunkan air dari langit, lalu Kami tumbuhkan dengan air itu segala macam tumbuh-tumbuhan, maka Kami keluarkan dari tumbuh-tumbuhan itu tanaman yang menghijau, Kami keluarkan dari tanaman yang menghijau itu butir yang banyak; dan dari mayang kurma, mengurai tangkai-tangkai yang menjulai, dan kebun-kebun anggur, dan (Kami keluarkan pula) zaitun dan delima yang serupa dan yang tidak serupa. Perhatikanlah buahnya pada waktu berbuah, dan menjadi masak. Sungguh, pada yang demikian itu ada tanda-tanda (kekuasaan Allah) bagi orang-orang yang beriman
Bengalce
তিনিই আকাশ থেকে পানি বর্ষণ করেছেন অতঃপর আমি এর দ্বারা সর্বপ্রকার উদ্ভিদ উৎপন্ন করেছি, অতঃপর আমি এ থেকে সবুজ ফসল নির্গত করেছি, যা থেকে যুগ্ম বীজ উৎপন্ন করি। খেজুরের কাঁদি থেকে গুচ্ছ বের করি, যা নুয়ে থাকে এবং আঙ্গুরের বাগান, যয়তুন, আনার পরস্পর সাদৃশ্যযুক্ত এবং সাদৃশ্যহীন। বিভিন্ন গাছের ফলের প্রতি লক্ষ্য কর যখন সেুগুলো ফলন্ত হয় এবং তার পরিপক্কতার প্রতি লক্ষ্য কর। নিশ্চয় এ গুলোতে নিদর্শন রয়েছে ঈমানদারদের জন্যে।
Çince
他从天上降下雨水,用雨水使一切植物发芽,长出翠绿的枝叶,结出累累的果实,从海枣树的花被中结出一串串枣球;用雨水浇灌许多葡萄园,浇灌相似的和不相似的橄榄和石榴。当果树结果的时候,你们看看那些果实和成熟的情形吧。对于信道的民众,此中确有许多迹象。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O -Subhanehu ve Teâlâ- gökten yağmur suyunu indirendir. İşte biz o su ile yerden her çeşit nebat çıkardık. Bu nebattan da yeşil ekinler ve ağaçlar çıkardık. O yeşillikten başaklarda olduğu gibi birbiri üzerine binmiş taneler, hurma tomurcuğundan ayakta olan ya da oturan kimsenin koparması kolay salkımlar, üzüm bağları çıkardık. Yaprakları birbirlerine benzeyen ve meyveleri birbirlerinden farklı olan zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. -Ey insanlar!- Bütün bu nebatatın önce ilk meyve verdikleri ve bir de olgunlaştığı zaman meyvesine bir bakın. -Ey insanlar!- Kuşkusuz bütün bunlarda Allah'ın kudretine iman eden toplum için deliller vardır. İşte onlar bu delillerden ve burhanlardan istifade eden kimselerdir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
99- Gökten su indiren de O’dur ki biz, onunla (yerden) her türlü bitkiyi çıkardık. O (bitkiden) de yeşillikler çıkardık. O (yeşilliklerden) de birbirinin üstüne binmiş taneler çıkarırız ki hurma ağacının tomurcuğundan da (toplanması) kolay hurma salkımları çıkar. Yine üzüm bağları, zeytin ve nar da (çıkarırız) ki bunlardan kimi birbirine benzer, kimi de benzemez. Meyvesine bir meyve verdiği zaman bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphe yok ki bütün bunlarda iman eden bir toplum için ibretlik deliller vardır. 99. Bu buyrukta anılanlar Âdemoğulları olsun, diğer yaratılmışlar olsun bütün mahlukatın kesinlikle ihtiyaç duyduğu pek büyük lütuflardan bazılarıdır. Çünkü Yüce Allah insanların kendisine ihtiyaç duydukları bir zamanda gökten ardı arkasına su indirir. Bununla insanların ve hayvanların yedikleri türden her türlü bitkiyi bitirir. Bu yaratılmışlar da Allah’ın lütfu ile bu bitkilerden yararlanırlar. O’nun rızkı sayesinde rahata kavuşurlar ve ihsanı ile sevinirler. Kuraklık ve kıtlıktan kurtulurlar. Böylelikle kalpler ferahlar, yüzler güler. Allah’ın kulları, Rahman ve Rahim’in rahmeti sayesinde kendisi ile yararlandıkları ve gıdalandıkları şeyleri elde etmiş olurlar. Bütün bunlar ise insanların olanca gayretlerini, kendilerine bu geniş nimetleri ihsan edene şükür, ibadet, yöneliş ve O’nu sevme yolunda harcamalarını gerektirmekdir. Yüce Allah su ile bitip yeşeren çeşitli ağaç ve bitkileri genel olarak söz konusu ettikten sonra özel olarak da ekinleri ve hurma ağaçlarını -insanların çoğunun gıdasını teşkil etmeleri ve faydalarının da çokluğu dolayısı ile- söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“O (bitkiden) de yeşillikler çıkardık. O (yeşilliklerden) de birbirinin üstüne binmiş taneler çıkarırız” Biri diğerinin üstüne binmiş buğday, arpa, mısır, pirinç ve buna benzer çeşitli tahıllar çıkarırız. Bunların “birbirinin üstüne binmiş” olmakla nitelendirilmesi, tanelerinin pek çok olduğuna, hepsinin aynı maddeden beslendiklerine ama birbirine karışmadıklarına ve kökleri bir olmakla birlikte tanelerinin ayrı olduğuna işarettir. Aynı şekilde bunların çokluklarına, oldukça bol ve verimli olduklarına da işarettir. Öyle ki geride hem tohumluk kalır hem de yenmek ve saklanmak için önemli miktarda ayrılabilir. “Hurma ağacının tomurcuğundan da” hurma salkımı ortaya çıkmadan önce onun içinde saklı bulunduğu kattır ki salkım bu kattan çıkar. “(toplanması) kolay hurma salkımları çıkar” yani isteyen için alınmaları kolay, sarkarak yakınlaşmış ve ne kadar uzasa da hurma ağacından toplanması zor olmayacak şekildedir. Çünkü hurma ağacında tırmanmayı kolaylaştıracak basamak gibi çıkıntılar vardır. “Yine” bu su ile “üzüm bağları, zeytin ve nar da” bitiririz. Bu ağaçlar faydaları pek çok ve oldukça önemli ağaçlardır. Bundan dolayı Yüce Allah genel olarak bütün ağaç ve bitkileri zikrettikten sonra özellikle bunları söz konusu etmiştir. “ki bunlardan kimi birbirine benzer, kimi de benzemez” buyruğundaki nitelemenin nar ve zeytin ağaçlarına ait olma ihtimali vardır. Yani bunların ağaçları ve yaprakları birbirine benze bile mahsulleri birbirine benzememektedir. Bu nitelemenin tüm ağaç ve meyvelere ait olma ihtimali de vardır ki buna göre onların bazıları birbirine benzer, nitelikleri birbirine yakındır, bazıları da birbirine benzemez, ayrı ve farklıdır. Bununla birlikte kullar bunların hepsinden yararlanır. Kimisinin meyvesinden, kimisinin yemişinden istifade ederler, gıda maddesi olarak kullanırlar ve gerekli ibreti de alırlar. Bundan dolayı Yüce Allah ibret almayı emrederek şöyle buyurmaktadır:“Meyvesine” bütün ağaçlara, özellikle de meyve verdiği zaman hurma ağacına “bir meyve verdiği zaman bir de olgunlaştığı zaman” hem tomurcuğundan ilk çıktığı hem de olgunlaştığı zaman, tefekkür ve ibretle “bakın.” Çünkü bunlarda birçok ibretler ve deliller vardır. Bunlarda Yüce Allah’ın rahmetinin ve ihsanının genişliğinin, cömertliğinin, mükemmel kudretinin, kullarına hidâyetinin delilleri vardır. Ama herkes ibret almaz ve tefekkür etmez. Üstelik tefekkür eden herkes de asıl maksat olan hususu idrak etmez. Bu bakımdan Yüce Allah âyet ve belgelerinden yararlanmayı, mü’min olma şartına bağlamış ve şöyle buyurmuştur: “Şüphe yok ki bütün bunlarda iman eden bir toplum için ibretlik deliller vardır.” Mü’minlerin sahip oldukları iman, onları bu imanın gereklerini yerine getirmeye davet eder. Bunun gerekleri arasında da Allah’ın âyetleri üzerinde tefekkür etmek, bu âyetlerden gözetilen maksatları elde etmek ve onların aklen, fıtraten ve şer’an delalet ettikleri sonuçlara ulaşmaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Aynı yağmurla sulandığı halde sayılamayacak kadar çok çeşitli cinslerde bitkiler veren yeryüzündeki tabiat hârikalarından bir demet sunulmakta ve bunların, şuursuz tabiatın, kör tesadüfün sonucu olmayıp yine o ulu kudretin eserleri olduğu bildirilmekte; bunların her birinde inanan insanlar için âyetler, yaratıcısına delâlet eden tecelliler bulunduğuna dikkat çekilmektedir.
En'âm Suresi 99. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O -Subhanehu ve Teâlâ- gökten yağmur suyunu indirendir. İşte biz o su ile yerden her çeşit nebat çıkardık. Bu nebattan da yeşil ekinler ve ağaçlar çıkardık. O yeşillikten başaklarda olduğu gibi birbiri üzerine binmiş taneler, hurma tomurcuğundan ayakta olan ya da oturan kimsenin koparması kolay salkımlar, üzüm bağları çıkardık. Yaprakları birbirlerine benzeyen ve meyveleri birbirlerinden farklı olan zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. -Ey insanlar!- Bütün bu nebatatın önce ilk meyve verdikleri ve bir de olgunlaştığı zaman meyvesine bir bakın. -Ey insanlar!- Kuşkusuz bütün bunlarda Allah'ın kudretine iman eden toplum için deliller vardır. İşte onlar bu delillerden ve burhanlardan istifade eden kimselerdir.