Önceki ayet· 6:117Sonraki ayet· 6:119

En'âm Suresi 118. Ayet· 6:118

↗ En'âm suresi
Mekki
فَكُلُواْ مِمَّا ذُكِرَ ٱسۡمُ ٱللَّهِ عَلَيۡهِ إِن كُنتُم بِـَٔايَٰتِهِۦ مُؤۡمِنِينَ
Allah'ın ayetlerine inanıyorsanız, üzerine Allah'ın adı anılmış olan şeyden yiyin
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah'ın ayetlerine inanıyorsanız, üzerine Allah'ın adı anılmış olan şeyden yiyin
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer Allah'ın âyetlerine iman ediyorsanız, Allah'ın adı anılarak kesilen hayvanlardan yiyin.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
O halde, O'nun ayetlerine inanıyorsanız, üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan yiyin.
Süleyman Ateş
O halde Allah'ın ayetlerine inanıyorsanız, üzerine O'nun adı anılan(hayvan)lardan yeyiniz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.7%
İngilizce
So eat of that [meat] upon which the name of Allah has been mentioned, if you are believers in His verses
Fransızca
Mangez donc de ce sur quoi on a prononcé le nom d'Allah si vous êtes croyants en Ses versets (le Coran)
İspanyolca
Coman de aquello sobre lo que se ha mencionado el nombre de Dios, si creen en Su mensaje
Rusça
Ешьте же из того, над чем произнесено имя Аллаха, если вы веруете в Его знамения
Endonezce
Maka makanlah dari apa (daging hewan) yang (ketika disembelih) disebut nama Allah, jika kamu beriman kepada ayat-ayat-Nya
Bengalce
অতঃপর যে জন্তুর উপর আল্লাহর নাম উচ্চারিত হয়, তা থেকে ভক্ষণ কর যদি তোমরা তাঁর বিধানসমূহে বিশ্বাসী হও।
Çince
如果你们确信安拉的迹象,那么,你们应当吃那诵安拉之名而宰的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey insanlar!- Eğer gerçekten Yüce Allah'ın apaçık ayetlerine iman ediyorsanız, kesilmesi esnasında Allah’ın adı zikredilen hayvanlardan yiyin.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
118- Eğer O’nun âyetlerine iman edenler iseniz, üzerlerine Allah’ın adı anılan (hayvan)lardan yiyin. 119- Üzerine Allah’ın adı anılanlardan yememenize sebep ne? Halbuki O, size -zaruret halinde kendisine ihtiyaç duyduklarınızı müstesna kılarak- neyi haram kıldığını size ayrı ayrı açıklamıştır. Gerçekten birçok kimseler bilgisizce, hevâları ile saptırıyorlar. Şüphesiz Rabbin, haddi aşanları en iyi bilendir. 118-119. Yüce Allah mü’min kullarına imanlarının bir gereği olarak, eğer mü’min iseler üzerine Allah’ın adı anılan helâl kılınmış ehli ve diğer hayvanlardan yemelerini, bunları yemenin helâl olduğuna inanmalarını, cahiliye halkı gibi kendiliklerinden bir şeyler uydurarak ve şeytanların saptırmasına uyarak helâl olan birçok şeyi haram kılma yoluna gitmemelerini emretmektedir. Yüce Allah, mü’minin alametinin bu kötü ve yerilmiş âdet hususunda cahiliye mensuplarına muhalefet etmek olduğunu zikretmiştir. Çünkü cahiliyenin bu kötü adeti Allah’ın şeriatını değiştirmeyi içermektedir. Peki, mü’minleri üzerine Allah’ın adı anılmış olan hayvanların etlerinden yemekten alıkoyan nedir? Halbuki Allah kullarına neyi haram kıldığını genişçe açıklayıp izah etmiştir. O halde harama düşmek korkusu ile helâl olan birtakım şeyleri yemekten uzak durmayı gerektiren herhangi bir şüphe veya içinden çıkılmaz bir durum bulunmamaktadır. Âyet-i kerime, eşyada ve yiyeceklerde aslolanın mubahlık olduğuna delildir. Eğer bunlardan herhangi bir şeyin haram kılındığına dair Şer’î hüküm varid olmamışsa o şey, mubahlığı üzere kalmaya devam eder. Yüce Allah’ın susup da hakkında hüküm belirtmediği şey helâldir. Çünkü haramı Yüce Allah genişçe açıklamış bulunmaktadır. Allah’ın bu şekilde açıklamadığı şeyler ise haram değildir. Bununla birlikte Yüce Allah geniş geniş haramlığını açıkladığı şeyleri zaruret ve açlık halinde mubah kılmıştır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Leş, kan, domuz eti... size haram kılındı... Kim son derece aç olur da günaha meyletmeksizin (bu sayılanlardan yemek) zorunda kalırsa, şüphesiz Allah çok bağışlayan, pek merhamet edendir.”(el-Maide, 5/3) Daha sonra Yüce Allah insanların bir çoğundan sakındırarak: “Gerçekten bir çok kimseler bilgisizce” ve bir delilleri bulunmaksızın “hevâları ile” yani sırf nefislerinin hoşuna gittiği için “saptırıyorlar.” O halde mü’min kulun böylelerinden sakınması gerekir. Bu gibi kimselerin alametleri ise -Yüce Allah’ın kullarına açıkladığı üzere- onların davet ettikleri şeylerin şer’i herhangi bir delil ve belgeye dayalı olmamasıdır. Onların kendi bozuk hevalarına ve kısır görüşlerine göre delili andıran birtakım şeylere sahip oldukları görülebilir. Ancak böyleleri Allah’ın şeriatına ve Allah’ın kullarına karşı haddi aşan kimselerdir. Allah ise haddi aşanları sevmez. Hidâyete çağıran ve hidâyet bulmuş olanlar ise böyle değildir. Onlar hakka ve hidâyete davet etmekle birlikte çağrılarını aklî ve nakli delillerle de desteklerler. Onlar bu çağrılarında ise ancak Rablerinin rızasını ve O’na yakın olma yolunu ararlar.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bir önceki âyetin sonunda yoldan sapmışlarla hidayette olanlardan söz edilmişti. Burada ise hidayet ehli olan müslümanlardan, (“bismillâh...” diyerek veya başka şekillerde) Allah’ın ismi anılmak suretiyle kesilen (yahut avlanan) hayvanlardan yemeleri istenmekte olup bu istek buyruk değil, “yiyebilirsiniz” anlamında izin (ibâha) ifade eder. Müşrikler putların ve cinlerin adını anarak da hayvan kesiyorlardı. Âyette bu uygulama yasaklanmaktadır.
En'âm Suresi 118. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey insanlar!- Eğer gerçekten Yüce Allah'ın apaçık ayetlerine iman ediyorsanız, kesilmesi esnasında Allah’ın adı zikredilen hayvanlardan yiyin.