Önceki ayet· 6:36Sonraki ayet· 6:38

En'âm Suresi 37. Ayet· 6:37

↗ En'âm suresi
Mekki
وَقَالُواْ لَوۡلَا نُزِّلَ عَلَيۡهِ ءَايَةٞ مِّن رَّبِّهِۦۚ قُلۡ إِنَّ ٱللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يُنَزِّلَ ءَايَةٗ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ
Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya" dediler. De ki: "Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir'dir, fakat çoğu bilmezler
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya" dediler. De ki: "Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir'dir, fakat çoğu bilmezler
Elmalılı Hamdi Yazır
Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokları bilmezler".
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Kuşkusuz, Allah bir mucize indirmeye Kaadir'dir. Fakat çokları bilmiyorlar."
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz Allah, bir mu'cize indirmeğe kadirdir, fakat çokları bilmezler."
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
And they say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" Say, "Indeed, Allah is Able to send down a sign, but most of them do not know
Fransızca
Et ils disent: «Pourquoi n'a-t-on pas fait descendre sur lui (Muhammad) un miracle de la part de son Seigneur?» Dis: «Certes Allah est capable de faire descendre un miracle. Mais la plupart d'entre eux ne savent pas»
İspanyolca
Dijeron: "¿Por qué su Señor no le ha concedido un milagro?" Diles [¡oh, Mujámmad!]: "Dios es capaz de enviar un milagro". Pero la mayoría de ellos no son conscientes [que Dios envía Sus milagros por una sabiduría]
Rusça
Они говорят: «Почему ему не ниспослано знамение от его Господа?». Скажи: «Аллах способен ниспослать знамение». Но большинство их не обладает знанием
Endonezce
Dan mereka (orang-orang musyrik) berkata, "Mengapa tidak diturunkan kepadanya (Muhammad) suatu mukjizat dari Tuhannya?" Katakanlah, "Sesungguhnya Allah berkuasa menurunkan suatu mukjizat, tetapi kebanyakan mereka tidak mengetahui
Bengalce
তারা বলেঃ তার প্রতি তার পালনকর্তার পক্ষ থেকে কোন নিদর্শন অবতীর্ণ হয়নি কেন? বলে দিনঃ আল্লাহ নিদর্শন অবতরণ করতে পূর্ন সক্ষম; কিন্তু তাদের অধিকাংশই জানে না।
Çince
他们说:“为什么没有一种迹象从他的主降临他呢?”你说:“安拉确是能降示一种迹象的。”但他们大半不知道。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Müşrikler iman etmeme hususunda inat ederek ve sürekli erteleyerek şöyle dediler: "Getirdiklerinin doğru olduğunu ispat etmek için Muhammed'e Rabbi katından mucize indirilseydi ya!" -Ey Resul!- De ki: Allah, onların istediğine göre bir mucize indirmeye elbette kadirdir. Fakat mucize indirilmesini talep eden müşrikler, Allah Teâlâ'nın mucizeyi onların istediklerine göre değil kendi hikmetine uygun şekilde indireceğini, bilmezler. Zira O istedikleri mucizeyi indirse ve ardından onlar da yine iman etmezlerse onları helak edecektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
36- (Daveti) ancak dinleyenler kabul ederler. Ölülere gelince, Allah onları diriltecektir, sonra yalnız O’na döndürüleceklerdir. 37- “Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya!” dediler. De ki:“Allah bir mucize indirmeye elbette kadirdir, fakat onların çoğu bilmezler.” 36. Yüce Allah Peygamberine hitaben şöyle buyurmaktadır: Senin davetini “ancak” kalpleri ile kendilerine faydalı olan şeyleri “dinleyenler kabul ederler” ve ancak onlar senin risaletine olumlu cevap verirler, emir ve yasaklarına itaat ederler. İşte asıl akıl sahibi ve dinleyen kimseler böyleleridir. Burada dinlemekten maksat, kalpten dinlemek ve çağrıyı kabul etmektir. Yoksa sadece kulağın işitmesi noktasında iyi kimseler ile kötü kimseler ortaktır. Allah’ın âyetlerinin işitilmesi sureti ile bütün mükelleflere karşı Allah’ın delili ortaya konulmuş bulunmaktadır. Artık kabul etmeyişlerine mazeret gösterebilecekleri bir şey kalmamıştır. “Ölülere gelince, Allah onları diriltecektir, sonra yalnız O’na döndürüleceklerdir.” Bu anlamın sözü geçen anlama karşılık zikredilmiş olma ihtimali vardır. Yani senin çağrını ancak kalpleri diri olanlar kabul eder. Kalpleri ölmüş bulunan, mutluluklarının farkına varamayan, kendilerini neyin kurtaracağını algılamayan kimseler ise böyle bir çağrıya icabet edemezler, itaatle boyun eğmezler. Bunlara vaadolunan gün kıyamet günüdür. Allah bu günde onları diriltecek sonra da yalnız O’na döndürüleceklerdir. Âyetten, zahirinden anlaşılan mananın kastedilmiş olma ihtimali de vardır. Buna göre Yüce Allah bu buyruğu ile öldükten sonra dirilişi açıklamakta ve kıyamet gününde bütün ölüleri dirilteceğini, sonra da onlara dünyada iken yaptıkları şeyleri haber vereceğini anlatmaktadır. O zaman bu ifade, Allah ve Rasûlünün çağrısını kabul etmeye bir teşvik, aksi bir tutum takınmaktan da sakındırma anlamı içeriyor demektir. 37. Peygamber’i yalanlayanlar işi yokuşa sürmek için ve inat olsun diye:“Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya, dediler.” Bu sözle, doğru dürüst çalışmayan akılları ve kısır görüşleri ile teklif ettikleri mucizeleri kastetmektedirler. Mesela şu âyet-i kerimelerde teklif ettikleri mucizeler buna bir örnektir:“Dediler ki: Bize yerden bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız. Yahut senin hurmalıklardan, asmalıklardan bir bahçen olsun da aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtasın. Ya da iddia ettiğin gibi gökyüzünü üzerimize parça parça düşüresin. Yahut Allah’ı ve melekleri topluca karşımıza getiresin.”(el-İsra, 17/90-92) Onlara cevap vermek üzere “de ki: Allah bir mucize indirmeye elbette kadirdir” O, bunları yerine getirmekten aciz değildir. Her şey O’nun izzet ve gücüne itaat edip O’nun egemenliğine boyun eğerken nasıl buna güç yetiremesin ki? “Fakat onların çoğu bilmezler.” Onlar bilgisizlikleri ve cahillikleri yüzünden -iman etmedikleri takdirde- kendileri hakkında daha kötü olacak olan mucizelerin gösterilmesini isterler. Çünkü kendilerinin teklif ettikleri bu mucizeler gelecek olur da iman etmeyecek olurlarsa, daha dünyada iken onlara cezaları verilir. Nitekim değiştirilmesi söz konusu olmayan Allah’ın sünneti/kanunu böyledir. Bununla beraber eğer onlar mucizeleri, hakkı kendilerine açıkça göstersin ve yolu netleştirsin diye istemiş iseler esasen Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem kat’i her türlü âyet ve mucizeyi, doğruya delâlet eden göz kamaştırıcı delil ve belgeyi getirmiştir. Bu sayede kul, din ile ilgili her bir hususta onun getirdikleri arasında pek çok aklî ve naklî deliller bulabilmekte ve bunun sonucunda kalplerde en ufak bir şüphe ve tereddüde mahal kalmamaktadır. Rasûlünü hidâyet ve hak din ile gönderip apaçık âyetler ve belgeler ile destekleyen Allah’ın şanı ne yücedir! Tâ ki helâk olan apaçık bir delile binaen helâk olsun; hayatta kalan da apaçık bir delile binaen hayatta kalsın. Şüphesiz Allah her şeyi işitendir, her şeyi çok iyi bilendir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Aslında Hz. Muhammed’e birçok âyet indiği ve vahiy başlı başına bir mûcize olduğu halde müşrikler inatlarından dolayı bu indirilenlere inanmayıp yeni bir mucize indirilmesini veya Resûlullah’tan Safâ tepesinin altına çevrilmesi (Müsned, I, 242, 258), Mekke arazisinin genişletilmesi ve bu topraklar içinden nehirler akıtılması ya da 8. âyette işaret edildiği üzere melekler gönderilmesi gibi kendi istedikleri şekilde mûcizeler göstermesini istiyorlardı (krş. İsrâ 17/90-95). Yüce Allah onların bu sözlerine, istedikleri şekilde bir mûcize ve âyet indirmeye de kadir olduğunu, ancak onların çoğunun bunu da doğru dürüst değerlendirmeyeceklerini belirterek, bazılarının ise âyetleri bilip anladıkları halde inatlarından dolayı inanmayacaklarına işaret ederek cevap veriyor. Zira âyet ve mûcize indirmekten maksat, insanların bunu doğru olarak anlayıp hakka teslim olmalarıdır. Ayrıca Allah Resulü kendisine indirilen âyetleri onlara eksiksiz bildirmiştir ve doğru düşünenlerin inanmaları için bu âyetler yeterlidir. Şu halde müşrikler, daha önce indirilen âyetlere ve mûcizelere karşı nasıl davrandılarsa bu istedikleri gerçekleştirilince de öyle davranacaklardı.
En'âm Suresi 37. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Müşrikler iman etmeme hususunda inat ederek ve sürekli erteleyerek şöyle dediler: "Getirdiklerinin doğru olduğunu ispat etmek için Muhammed'e Rabbi katından mucize indirilseydi ya!" -Ey Resul!- De ki: Allah, onların istediğine göre bir mucize indirmeye elbette kadirdir. Fakat mucize indirilmesini talep eden müşrikler, Allah Teâlâ'nın mucizeyi onların istediklerine göre değil kendi hikmetine uygun şekilde indireceğini, bilmezler. Zira O istedikleri mucizeyi indirse ve ardından onlar da yine iman etmezlerse onları helak edecektir.