İmran ailesi anlamına gelen Âl-i İmrân, adını surenin ilk bölümünde Adem, Nuh ve İbrahim soyu ile birlikte seçilmiş aileler arasında anılan İmran ailesinden alır. Medine döneminde inen sure 200 ayettir ve nüzul sıralamasında 89. sırada yer alır.
Metnin ağırlık merkezinde iman ile inkar arasındaki ayrım vardır; inkar en yaygın izlek olarak 36 ayete yayılır, iman ise 25 ayette geçer. Bu ayrım soyut bir tartışma olarak kalmaz: sure, kendilerine daha önce kitap verilmiş topluluklarla 27 ayet boyunca doğrudan bir muhataplık kurar, tartışmayı İbrahim üzerinden ortak bir zemine taşır ve önceki vahiylerle süreklilik iddiasını öne çıkarır. İlahi irade, kudret ve rahmet üzerine yoğunlaşan ayetler bu tartışmanın arka planını çizer; azap ile bağışlanma yan yana anılır, istiğfar ise 15 ayette sabır, doğruluk ve infak ile birlikte sıralanır.
Surenin dokusu iki farklı ritim taşır. Bir yanda uzun soluklu tartışma pasajları ve İmran ailesi çevresinde gelişen anlatı bölümleri, diğer yanda savaş sonrasına dair kesitler bulunur; bu kesitlerde bozgun anı, geri çekilme, kayıp ve moralin yeniden kurulması doğrudan bir dille ele alınır. Yüz yetmiş üçüncü ayet, halk arasında hasbünallah adıyla anılır. Sure, sabır ve dayanıklılık vurgusu taşıyan bir kapanışla biter.
Âl-i İmrân suresi 200 ayetten oluşur ve Medeni bir suredir (nüzul/iniş sırası: 89).
Bu sayfada Âl-i İmrân suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.