De ki: "Allah doğru söyledi, doğruya meyleden İbrahim'in dinine uyun; O, puta tapanlardan değildi
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
De ki: "Allah doğru söyledi, doğruya meyleden İbrahim'in dinine uyun; O, puta tapanlardan değildi
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Allah doğru söylemiştir. Öyle ise dosdoğru, Allah'ı birleyici olarak İbrahim'in dinine uyun. O, müşriklerden değildi".
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Allah, doğrusunu söylemiştir/vaadinde sadıktır. Hadi artık hanîf olarak İbrahim'in milletine uyun! Müşriklerden değildi o."
Süleyman Ateş
De ki: "Allah doğru söyledi, öyle ise dosdoğru, Allah'ı birleyici olarak İbrahim dinine uyun. O, ortak koşanlardan değildi."
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.9%
İngilizce
Say, "Allah has told the truth. So follow the religion of Abraham, inclining toward truth; and he was not of the polytheists
Fransızca
Dis: «C'est Allah qui dit la vérité. Suivez donc la religion d'Abraham, Musulman droit. Et il n'était point des associateurs»
İspanyolca
Di: "Dios dice la verdad. Sigan la religión de Abraham, que fue monoteísta y no se contó entre los que dedicaban actos de adoración a otros además de Dios
Rusça
Скажи: «Аллах изрек истину. Следуйте же религии Ибрахима (Авраама), поскольку он был ханифом и не был многобожником»
Endonezce
Katakanlah (Muhammad), "Benarlah (segala yang difirmankan) Allah." Maka ikutilah agama Ibrahim yang lurus, dan dia tidaklah termasuk orang musyrik
Bengalce
বল, ‘আল্লাহ সত্য বলেছেন। এখন সবাই ইব্রাহীমের ধর্মের অনুগত হয়ে যাও, যিনি ছিলেন একনিষ্ঠ ভাবে সত্যধর্মের অনুসারী। তিনি মুশরিকদের অন্তর্ভুক্ত ছিলেন না।
-Ey Peygamber!- De ki: Allah'ın Yakup -aleyhisselam- hakkında haber verdiği ve din olarak belirleyip indirdiği her şey hakikattir. İbrahim -aleyhisselam-'ın dinine tabi olun. Ant olsun ki o, bütün dinleri bırakarak İslam dinine yönelmiştir. Asla kimseyi Allah'a ortak koşmamıştır.
95- De ki:“Allah doğru söylemiştir. O halde hanif olan İbrahim’in dinine uyun. O müşriklerden değildi.”
95. Yani de ki: Yüce Allah bütün söylediklerini doğru söylemiştir. Esasen Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir ki? O, bu âyet-i kerimelerde Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in risaletinin doğruluğuna dair pek çok delilleri, çağrısının hak olduğuna dair pek çok kesin belgeleri açıkça ortaya koymaktadır. Yine bu âyet-i kerimelerde Rasûlünü yalanlayan ve davetini reddedip haktan sapan Kitap ehlinin yolunun batıl olduğuna dair belgeleri de ortaya koymaktadır. Allah bunları ortaya koyarken doğruyu söylemiştir. Bunun doğru olduğuna kullarını da açık delil ve belgelerle ikna etmiştir. Dağlar dahi bu deliller karşısında paramparça olur, yiğit insanlar onların önünde boyun eğer. İşte böyle bir durumda bütün insanlar için İbrahim’in dinine uyulması kaçınılmaz bir hal almaktadır. Onun dini de tevhid, Allah’a hiçbir şekilde ortak koşulmaması, Allah’ın gönderdiği bütün rasûller ile indirdiği bütün kitapların tasdik edilmesi ve batıl olan diğer bütün dinlerden yüz çevirilmesidir. Çünkü İbrahim aleyhisselam, tevhide uymayan her bir şeyden yüz çeviren, şirkten ve müşriklerden uzak olduğunu açıkça ortaya koyan bir kimse idi.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Allah doğruyu söylemiştir” ifadesi, Kur’an’da anlatılanların Hz. Muhammed’in sözü olmayıp Allah kelâmı olduğuna ve yahudilerin yalan söylediklerine işaret eder. Çünkü birbirine zıt iki haberden biri doğru ise diğeri mutlaka yalandır. Dolayısıyla burada Allah’ın doğru söylediği bildirilince yahudilerin yalan söyledikleri kendiliğinden ortaya çıkmış olmaktadır.
“İbrâhim’in dini” diye çevrilen “milletü İbrâhîm” tamlaması, Hz. İbrâhim’e bildirilmiş olan ve bütün peygamberler tarafından benimsenip tebliğ edilmiş bulunan ilâhî ve değişmez ilkeleri, mesajları, topyekün bir inanç sistemini ifade eder. Bu da Hz. Muhammed’in yeni bir din uydurmadığı, aksine ona vahyedilen Kur’an’ın bütün hak dinlerde var olduğu halde unutulmuş veya tahrif edilmiş bulunan evrensel ilkeleri içerdiği ve bu bakımdan onun geçmiş peygamberlerin bir devamı olduğu fikrini vurgular. Nitekim Bakara sûresinin 135. âyetinde müslümanlara hitap edilerek “Biz hanîf olan İbrâhim’in dinine uyarız” demeleri emredildiği gibi burada da “Hanîf olan İbrâhim’in dinine uyunuz” buyurularak, Hz. Muhammed’in getirdiği din ile Hz. İbrâhim’in getirdiği din arasında temelde bir fark bulunmadığı, bunların aynı ilâhî gerçekleri içerdiği belirtilmektedir (hanîf kelimesinin anlamı için bk. Bakara 2/135).
“O, müşriklerden değildi” meâlindeki cümle ise Hz. İbrâhim’in Allah’tan başka hiçbir şeye tapmadığını, şirk kuşkusu taşıyan her türlü sapkın görüşten uzak, Allah’ın birliğine inanan ve yalnız O’na kulluk eden yüce bir peygamber olduğunu ifade etmekte, dolaylı olarak yahudilerin şirk sayılabilecek inançlar taşıdıklarına işaret etmektedir.
-Ey Peygamber!- De ki: Allah'ın Yakup -aleyhisselam- hakkında haber verdiği ve din olarak belirleyip indirdiği her şey hakikattir. İbrahim -aleyhisselam-'ın dinine tabi olun. Ant olsun ki o, bütün dinleri bırakarak İslam dinine yönelmiştir. Asla kimseyi Allah'a ortak koşmamıştır.