Şüphesiz imanı küfürle değiştirenler, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onlar ancak kendi nefislerine zarar verirler. Ahirette onlar için elem verici bir azap vardır.
176- Küfürde yarışan kimseler seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara âhirette hiçbir pay bırakmamak ister. Onlar için çok büyük bir azap da vardır. 177- Şüphe yok ki iman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için çok acıklı bir azab da vardır.
176. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in insanlara düşkünlüğü pek fazlaydı. Onların hidâyet bulmaları için son derece gayret ederdi ve hidâyet bulmadıkları vakit de üzülürdü. O bakımdan Yüce Allah ona şöyle hitap etmektedir:“Küfürde” ona olan aşırı rağbetleri ve ona çokça düşkün olmaları sebebi ile “yarışan kimseler seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler.” Çünkü Allah dininin yardımcısıdır, Rasûlünü destekleyendir ve onlara rağmen emrini gerçekleştirendir. O bakımdan onlara aldırma, onları önemseme. Onlar dünyada imanı elden kaçırmaları, ahirette de can yakıcı azap ile karşı karşıya kalmaları sureti ile yalnızca kendilerine zarar verirler ve ancak bunun için çalışırlar. Allah nezdinde değersiz olmaları, O’nun gözünde kıymet ifade etmemeleri ve O’nun da âhirette onlara herhangi bir pay bırakmak istememesinden dolayı O, onları yardımsız bırakmış, gerçek dostları ve haklarında hayır murat ettiği kimseler arasına katılmaya onları muvaffak kılmamıştır. Bu ise onun bir adâleti ve hikmetinin bir tecellisidir. Çünkü Yüce Allah onların hidâyet bulacak kadar temizlenip arınmış ve doğruyu kabul eden kimseler olmadıklarını bilir. Buna sebep ise ahlaklarının bozukluğu ve niyetlerinin kötü oluşudur.
177. Daha sonra Yüce Allah küfrü imana tercih edip onu sevdiği bir malı satın almak istiyormuş gibi karşılığında bir başka malını feda etmeyi göze alan kimsenin arzusu ile küfrü arzulayanların “Allah’a hiçbir zarar” veremeyeceklerini haber vermektedir. Aksine bunların yaptıklarının zararları kendilerine döner. Bundan dolayı Yüce Allah:“Onlar için çok acıklı bir azap da vardır” buyurmaktadır. Hem bunlar nasıl Allah’a herhangi bir şekilde zarar verebilirler ki? Çünkü onlar hiçbir şekilde imana rağbet etmediler. Aksine tam bir şevkle Rahman’ı inkâra yöneldiler. Allah’ın onlara ihtiyacı yoktur. Zaten Yüce Allah, onların dışında iyi ve tertemiz kulları arasından dinini kabul edip ona bağlananları, basiret ve akıl sahibi kimseler ile kahraman ve yiğit erlerden olgun akıl sahibi kimseleri dininin yardımcısı olmaları için seçip hazırlamıştır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“De ki: Ona ister iman edin ister iman etmeyin. Çünkü bundan önce kendilerine ilim verilmiş olanlara (ayetlerimiz) okununca çenelerinin üzerine yüzüstü secdeye kapanırlar...”(el-İsra, 17/107)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyet bir önceki âyetin hem teyidi hem de daha kapsamlı bir izahı mahiyetindedir. Elmalılı Muhammed Hamdi’ye göre, 176. âyette anlatılanları “münafıklar ve onlarla birlikte küfürde yarışan, bütün inkârcılara öncülük eden kâfirler” olarak yorumlamak; buradakileri ise “imanı küfürle değiştirerek onların ardından giden mürtedler” diye tefsir etmek daha uygundur (II, 1235). Âyetin sonunda bunların da yüce Allah’a ve dinine herhangi bir zarar veremeyecekleri, bilâkis yaptıklarının cezasını kendilerinin çekecekleri ve bunlar için elem verici bir azabın hazır olduğunu haber vermektedir.
Taberî bu âyetin yorumunda şöyle der: Yüce Allah 166. âyetten buraya kadarki bölümde mümin kullarını ihlâslı davranmaya, bütün işlerinde Allah’a dayanıp güvenmeye, yardımcı olarak Allah’ın yarattıklarını değil sadece Allah’ı tanımaya ve O’nun takdirine razı olmaya, kendisinin ve dininin düşmanlarına karşı cihad etmeye teşvik etmiş; onların kalplerini kuvvetlendirmiş ve onlara şunu bildirmiştir: Allah birinin dostu ve yardımcısı olunca ona muhalif olanların hepsi birleşerek o kişiye düşmanlık etseler, yine de Allah onu yardımsız bırakıp onlara ezdirmez. Allah kimi de yardımsız bırakırsa onun destekçileri ve yardımcıları çok dahi olsa onların yardımı hiçbir fayda sağlamaz (IV, 185). Nitekim bu sûrenin 160. âyetinde de şöyle buyurulmuştu: “Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir kimse yoktur, eğer sizi yardımsız bırakırsa O’ndan sonra size kim yardım edebilir! Müminler yalnız Allah’a güvensinler.”
Şüphesiz imanı küfürle değiştirenler, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onlar ancak kendi nefislerine zarar verirler. Ahirette onlar için elem verici bir azap vardır.