-Ey Peygamber!- De ki: Yahudi ve Hristiyanlardan olan ey kitap ehli! Bazıları Tevrat ve İncil'de gelen apaçık deliller olduğu halde, neden Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğuna delalet eden delilleri inkâr ediyorsunuz? Allah bu amellerinizi hakkıyla bilen ve yaptıklarınıza şahittir. Bunların karşılığını size verecektir.
98- De ki:“Ey Kitap ehli! Allah bütün yaptıklarınıza şahit iken niçin Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?” 99- De ki:“Ey Kitap ehli! Kendiniz (doğruluğuna) şahit olduğunuz halde Allah’ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, niçin iman edenleri o yoldan döndürmek istiyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.”
98-99. Bundan önceki buyruklarda Kitap ehline karşı deliller ortaya konmuştur. Ancak onlar bu delillerden önce de peygamber Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i tıpkı kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyorlardı. İşte bu delillerin ortaya konulmasından sonra Yüce Allah, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri sebebi ile Kitap ehlinden inada giden kimseleri azarlamakta, insanları Allah’ın yolundan alıkoyduklarından ötürü yaptıklarını kötülemektedir. Çünkü bu kitap ehlinin avamı, onların alimlerinin arkasından gitmektedir. Ancak Yüce Allah onların bütün hallerini bilmektedir ve bu yaptıklarından ötürü onları eksiksiz olarak cezalandıracaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İslâm’dan önce Medine’de bulunan Evs ve Hazrec adındaki iki büyük Arap kabilesi 120 sene birbirleriyle savaşmış, Buâs ismi verilen son savaşta Evs kabilesi Hazrec kabilesine galip gelmişti. Ancak İslâm dinini kabul ettikten sonra bu kabileler arasında kardeşlik duyguları gelişmiş ve eski düşmanlıklarından vazgeçmişlerdi. Aralarında kardeşlik, birlik ve beraberlik oluşmuş, İslâm düşmanlarına karşı tek yumruk haline gelmişlerdi. İşte bu durumun kendi aleyhlerine bir sonuç doğuracağını anlayan yahudi ileri gelenlerinden Şemmâs (Şâs) b. Kays bir yahudi gencini göndererek iki müslüman kabilenin gençlerine Buâs Savaşı’nı hatırlatmasını ve aralarında fitne çıkarmasını istemiş, yahudi genci de bu görevi başarıyla yerine getirerek bunlar arasında fitne çıkarmış ve düşmanlık ateşini körüklemiş, sonunda her iki kabile de silâhlara sarılarak birbirleriyle savaş durumu almışlardı. Olayı haber alan Hz. Peygamber onları yatıştırmak üzere hemen yanlarına gelmiş, kendilerine nasihatte bulunmuş ve Şemmâs’ın tutuşturduğu fitne ateşini söndürmüştü. İşte 98-103. âyetler bu olay üzerine inmiştir (Taberî, IV, 23; Elmalılı, II, 1149).
Yahudilerin ve hıristiyanların kitaplarında Hz. Muhammed’in geleceğine, peygamberliğine ve şahsiyetine dair âyetler bulunduğu, onlar da onun peygamber olduğunu bildikleri halde bu gerçeği ve Kur’an’ı inkâr ettikleri, bu konuda insanların kalplerine şüphe düşürmeye ve müminleri İslâmiyet’ten soğutmaya çalıştıkları için yüce Allah bu âyetlerle onları kınamıştır.
-Ey Peygamber!- De ki: Yahudi ve Hristiyanlardan olan ey kitap ehli! Bazıları Tevrat ve İncil'de gelen apaçık deliller olduğu halde, neden Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğuna delalet eden delilleri inkâr ediyorsunuz? Allah bu amellerinizi hakkıyla bilen ve yaptıklarınıza şahittir. Bunların karşılığını size verecektir.