Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma; hayır, (onlar) diridirler, Rableri katında rızıklanmaktadırlar.
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma; hayır, (onlar) diridirler, Rableri katında rızıklanmaktadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah yolunda öldürülmüş olanları ölüler sanma sakın. Hayır! Onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklandırılıyorlar.
Süleyman Ateş
Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma; hayır, (onlar) diridirler, Rableri katında rızıklanmaktadırlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
And never think of those who have been killed in the cause of Allah as dead. Rather, they are alive with their Lord, receiving provision
Fransızca
Ne pense pas que ceux qui ont été tués dans le sentier d'Allah, soient morts. Au contraire, ils sont vivants, auprès de leur Seigneur, bien pourvus
İspanyolca
Pero no crean que quienes han caído defendiendo la causa de Dios están realmente muertos. Por el contrario, están vivos y colmados de gracias junto a su Señor
Rusça
Никоим образом не считай мертвыми тех, которые были убиты на пути Аллаха. Нет, они живы и получают удел у своего Господа
Endonezce
Dan jangan sekali-kali kamu mengira bahwa orang-orang yang gugur di jalan Allah itu mati; sebenarnya mereka itu hidup, di sisi Tuhannya mendapat rezeki
Bengalce
আর যারা আল্লাহর রাহে নিহত হয়, তাদেরকে তুমি কখনো মৃত মনে করো না। বরং তারা নিজেদের পালনকর্তার নিকট জীবিত ও জীবিকাপ্রাপ্ত।
-Ey Peygamber!- Allah yolunda cihat ederken öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar ikram yurdunda Rableri katında özel bir hayat yaşamakta olup, yalnızca Allah'ın bildiği çeşitli nimetlerle rızıklandırılıyorlar.
169- Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanma. Bilakis onlar Rableri katında diridirler, rızıklanırlar. 170- Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği (nimetlerle) sevinç içindedirler ve arkalarından henüz kendilerine katılmamış olanları: “Onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de” diye müjdelemek isterler. 171- Onlar Allah’tan bir nimet, bir lütuf ve Allah’ın mü’minlerin ecrini boşa çıkarmayacağı müjdesini de vermek isterler.
169. Bu âyet-i kerimelerde şehitlerin faziletleri ve üstün değerleri dile getirilmekte, Allah’ın onlara ihsan ettiği lütuf ve nimetler anlatılmaktadır. Ayrıca bu âyetlerde hayatta kalanlara öldürülen yakınları için bir teselli, Allah yolunda savaşa ve şehadeti elde etmeye karşı da bir teşvik bulunmaktadır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Allah yolunda öldürülenleri” Yâni Allah’ın kelimesini yüceltmek kastı ile din düşmanları ile cihad ederken öldürülenleri “sakın ölü sanma!” Yâni sakın onların öldüklerini ve onları kaybettiğinizi hatırınıza getirmeyin. Dünya hayatının zevkini ve onun güzellikleri ile yararlanma imkanını kaybettiklerini düşünmeyin ki zaten bu zevkleri yitirmekten ancak savaştan korkan ve şehid olmaktan çekinen kimseler korkar. “Bilakis onlar Rableri katında diridirler.” Artık onlar için yarışanların kendisi için yarışa girdikleri en büyük maksatlar hasıl olmuştur. Onlar Allah’ın ikram yurdunda hayattadırlar. “Rableri katında” ifadesi onların derecelerinin yüksekliğini ve Rablerine yakınlıklarını ifade eder. “Rızıklanırlar” niteliğini onlara bu nimetleri ihsan edenden başka kimsenin bilmediği pek çok nimetler onlara ihsan edilir.
170. Ayrıca onlar “Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği (nimetlerle) sevinç içindedirler.” Bu nimetlerden dolayı mutludurlar, memnundurlar. Bunlarla gözleri aydın olmuş, ruhları sevince gark olmuştur. Buna sebep ise bu lütfun güzelliği, bolluğu ve büyüklüğüdür. Bunu elde etmek sureti ile lezzetlerinin kemal derecesinde olması ve bu lezzetlerini gölgelendirecek herhangi bir sıkıntının bulunmayışıdır. Böylece Yüce Allah hem verdiği rızıklarla bedeni nimetleri, hem de onlara ihsan etmiş olduğu lütuflardan kaynaklanan sevinçleri ile ruhi ve kalbî nimetleri bir arada onlara ihsan etmiştir. Bu suretle de nimet ve sevinçleri tam ve eksiksiz bir hale ulaşmıştır. Bu bakımdan onlar:“arkalarından henüz kendilerine katılmamış olanları: Onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de, diye müjdelemek isterler.” Yahut da onlar birbirlerine henüz kendilerine katılmamış bulunan kardeşlerinin kendilerine gelecekleri ve onların da kendilerinin nail oldukları nimetlere nail olacağı müjdesini verirler. Böylelikle sakınılacak şeylerin ortadan kalkacağı ve hem onların hem de kardeşlerinin tam bir sevince gark olacaklarının sevincini yaşarlar.
171. “Onlar Allah’tan bir nimet, bir lütuf” yâni Rablerinin nimeti, lütuf ve ihsanı “ve Allah’ın mü’minlerin ecrini boşa çıkarmayacağı” aksine bunu artırıp mükâfatla karşılayacağı, lütfu ile kendi çabalarının ulaşamayacağı noktaya kadar ecirlerini artıracağı “müjdesini de vermek isterler.” Yâni birbirlerini en ileri derecede sevinçlerle tebrik ederler. Bu âyet-i kerimelerde berzah/kabir aleminde nimetlerin söz konusu olduğu ve şehidlerin de Rableri nezdinde en yüksek mevkide bulundukları ortaya konulmaktadır. Ayrıca hayır ehlinin ruhlarının birbirleri ile karşılaştıkları, birbirleri ile ziyaretleştikleri ve birbirlerini müjdeledikleri de ifade edilmektedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah yolunda şehit olanların “ölü” olduklarını düşünmek doğru değildir. Çünkü ölü, hayatı sona eren, duyuları yok olan, bu nedenle hiçbir şeyi algılayamayan kimse demektir; oysa Allah yolunda öldürülenler böyle değillerdir; onlar görünürde ölmüş olsalar bile Allah’ın kendilerine bahşettiği özel bir hayatla diridirler. Onların hissetme, lezzet ve zevk alma kabiliyetleri vardır; Allah katında onlara bol nimetler, geniş rızıklar sunulmakta ve mutlu bir hayat yaşamaktadırlar; fakat dünyadaki insanlar bunu farkedemezler. Çünkü şehitlerin hayatları mahiyet ve boyut bakımından dünyadakilerden farklıdır (İbn Âşûr, IV, 366).
Genellikle müfessirler bu tür âyetleri ruhun ölümsüzlüğü inancıyla açıklamışlardır. Onlara göre ölüm olayı, ruhun bedenden ayrılmasından ibarettir. Ölen ruh değil bedendir. Ölümden sonra iyilerin ruhları âhiretteki güzel makamlarını görerek onunla mutlu olurlar; kötülerin ruhları da cehennemdeki yerlerini görerek bundan elem duyarlar. Şehitler ise sadece yüksek makamlarını görmekle kalmaz, Allah nezdinde dünyalılara verilenden daha güzel ve daha büyük nimetlere mazhar olurlar (bilgi için bk. Bakara 2/154).
170. âyete göre şehitler Allah’ın kendilerine lutfettiği nimetler sebebiyle sevinip mutlu oldukları gibi, şehit olarak kendilerine katılmamış olan mücahitlerin İslâm uğrundaki cihadlarının Allah katında zayi olmadığı, onlar için herhangi bir korku ve tasanın bulunmadığı müjdesini alarak buna da sevinirler. “Henüz kendilerine katılmamış olanlar” ifadesini, “Sadece mücahidler değil bütün müminlerdir” diye yorumlayanlar da vardır. Buna göre şehitler, arkalarından kendilerine katılmamış, yani şehit olmamış bütün müminler için herhangi bir korku ve tasa olmadığına dair aldıkları müjde ile sevinirler ve mutlu olurlar. İbn Âşûr bu âyete dayanarak Allah yolunda öldürülen şehitlerin ruhlarının dünyadaki sevdiklerinin sevinç veren hallerinden haberdar olduklarını söylemektedir. Bu haberdar olma bazan sadece sevindirici durumlara mahsus olur, şehit bununla mutlu olur; bazan da genel olarak bütün durumlardan haberdar olur, zira bilgi sahibi olmakla ruhlar mutluluğa erişir (IV, 166). Elmalılı’nın yorumuna göre ise yüce Allah şehitlere dünyadakilerin üzücü hallerini ya bildirmeyecek veya bildirdiği takdirde onlara lutuf ve kereminden vereceği güzel nimetler sayesinde onları bu üzüntüden koruyacaktır (II, 1231).
171. âyet hem bir önceki âyeti pekiştirmekte hem de şehitlerin sadece arkada bıraktıkları müminler için korku ve tasa olmadığını öğrenmeleri sebebiyle değil aynı zamanda Allah’ın kendilerine vereceği nimeti ve müminlerin ecrini zayi etmeyeceği vaadi dolayısıyla da sevineceklerini ifade eder.
-Ey Peygamber!- Allah yolunda cihat ederken öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar ikram yurdunda Rableri katında özel bir hayat yaşamakta olup, yalnızca Allah'ın bildiği çeşitli nimetlerle rızıklandırılıyorlar.