Önceki ayet· 3:175Sonraki ayet· 3:177

Âl-i İmrân Suresi 176. Ayet· 3:176

↗ Âl-i İmrân suresi
Medeni
وَلَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِۚ إِنَّهُمۡ لَن يَضُرُّواْ ٱللَّهَ شَيۡـٔٗاۚ يُرِيدُ ٱللَّهُ أَلَّا يَجۡعَلَ لَهُمۡ حَظّٗا فِي ٱلۡأٓخِرَةِۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Küfürde yarışanlar seni üzmesin; şüphesiz onlar Allah'a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemek istiyor; onlara büyük azab vardır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Küfürde yarışanlar seni üzmesin; şüphesiz onlar Allah'a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemek istiyor; onlara büyük azab vardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Küfür içinde koşuşanlar sana üzüntü vermesin. Şu bir gerçek ki, onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara âhirette bir nasip vermemeyi istemektedir. Onlar için çok büyük bir azap öngörülmüştür.
Süleyman Ateşen ayrışan
İnkara koşanlar seni üzmesin, onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara ahirette hiçbir nasip koymamak istiyor. Onlar için büyük bir azab vardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
And do not be grieved, [O Muhammad], by those who hasten into disbelief. Indeed, they will never harm Allah at all. Allah intends that He should give them no share in the Hereafter, and for them is a great punishment
Fransızca
N'aie (ô Muhammad) aucun chagrin pour ceux qui se jettent rapidement dans la mécréance. En vérité, ils ne nuiront en rien à Allah. Allah tient à ne leur assigner aucune part de biens dans l'au-delà. Et pour eux il y aura un énorme châtiment
İspanyolca
Que no te cause tristeza ver a quienes se precipitan a negar la verdad, porque no perjudican a Dios. Es voluntad de Dios que en la otra vida no obtengan bendición alguna, y sí tengan un castigo terrible
Rusça
Пусть не печалят тебя те, которые спешат к неверию. Они ничем не навредят Аллаху. Аллах желает лишить их доли в Последней жизни, и им уготованы великие мучения
Endonezce
Dan janganlah engkau (Muhammad) dirisaukan oleh orang-orang yang dengan mudah kembali menjadi kafir;164) sesungguhnya sedikit pun mereka tidak merugikan Allah. Allah tidak akan memberi bagian (pahala) kepada mereka di akhirat, dan mereka akan mendapat azab yang besar
Bengalce
আর যারা কুফরের দিকে ধাবিত হচ্ছে তারা যেন তোমাদিগকে চিন্তাম্বিত করে না তোলে। তারা আল্লাহ তা’আলার কোন কিছুই অনিষ্ট সাধন করতে পারবে না। আখেরাতে তাদেরকে কোন কল্যাণ দান না করাই আল্লাহর ইচ্ছা। বস্তুতঃ তাদের জন্যে রয়েছে মহা শাস্তি।
Çince
争先投入迷信的人,不要让他使你忧愁。他们绝不能损伤安拉一丝毫。安拉欲使他们在后世没有福分;他们将受重大的刑罚。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Gerisin geriye dinlerinden dönen münafıkların küfürde koşuşturması seni hüzne düşürmesin. Onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah'a iman ve itaatten uzaklaşarak ancak kendilerine zarar verirler. Allah onları rezil rüsva ederek ve başarısız kılarak ahiret nimetlerinden bir pay almamalarını istiyor. Ahirette onlar için büyük bir azap vardır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
176- Küfürde yarışan kimseler seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara âhirette hiçbir pay bırakmamak ister. Onlar için çok büyük bir azap da vardır. 177- Şüphe yok ki iman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için çok acıklı bir azab da vardır. 176. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in insanlara düşkünlüğü pek fazlaydı. Onların hidâyet bulmaları için son derece gayret ederdi ve hidâyet bulmadıkları vakit de üzülürdü. O bakımdan Yüce Allah ona şöyle hitap etmektedir:“Küfürde” ona olan aşırı rağbetleri ve ona çokça düşkün olmaları sebebi ile “yarışan kimseler seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler.” Çünkü Allah dininin yardımcısıdır, Rasûlünü destekleyendir ve onlara rağmen emrini gerçekleştirendir. O bakımdan onlara aldırma, onları önemseme. Onlar dünyada imanı elden kaçırmaları, ahirette de can yakıcı azap ile karşı karşıya kalmaları sureti ile yalnızca kendilerine zarar verirler ve ancak bunun için çalışırlar. Allah nezdinde değersiz olmaları, O’nun gözünde kıymet ifade etmemeleri ve O’nun da âhirette onlara herhangi bir pay bırakmak istememesinden dolayı O, onları yardımsız bırakmış, gerçek dostları ve haklarında hayır murat ettiği kimseler arasına katılmaya onları muvaffak kılmamıştır. Bu ise onun bir adâleti ve hikmetinin bir tecellisidir. Çünkü Yüce Allah onların hidâyet bulacak kadar temizlenip arınmış ve doğruyu kabul eden kimseler olmadıklarını bilir. Buna sebep ise ahlaklarının bozukluğu ve niyetlerinin kötü oluşudur. 177. Daha sonra Yüce Allah küfrü imana tercih edip onu sevdiği bir malı satın almak istiyormuş gibi karşılığında bir başka malını feda etmeyi göze alan kimsenin arzusu ile küfrü arzulayanların “Allah’a hiçbir zarar” veremeyeceklerini haber vermektedir. Aksine bunların yaptıklarının zararları kendilerine döner. Bundan dolayı Yüce Allah:“Onlar için çok acıklı bir azap da vardır” buyurmaktadır. Hem bunlar nasıl Allah’a herhangi bir şekilde zarar verebilirler ki? Çünkü onlar hiçbir şekilde imana rağbet etmediler. Aksine tam bir şevkle Rahman’ı inkâra yöneldiler. Allah’ın onlara ihtiyacı yoktur. Zaten Yüce Allah, onların dışında iyi ve tertemiz kulları arasından dinini kabul edip ona bağlananları, basiret ve akıl sahibi kimseler ile kahraman ve yiğit erlerden olgun akıl sahibi kimseleri dininin yardımcısı olmaları için seçip hazırlamıştır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“De ki: Ona ister iman edin ister iman etmeyin. Çünkü bundan önce kendilerine ilim verilmiş olanlara (ayetlerimiz) okununca çenelerinin üzerine yüzüstü secdeye kapanırlar...”(el-İsra, 17/107)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“İnkârda yarışanlar”dan maksat küfre iyice dalanlar, küfrünü açığa vurmakta tereddüt etmeyenler, fırsat düştüğünde küfrün gereklerini yerine getirenler, her fırsatta İslâm’a ve müminlere saldırmayı, zarar vermeyi, onları üzmeyi bir yarış konusu haline getirenler, diğer insanların da inkârcı olmaları için gayret gösterenlerdir. Hz. Peygamber, müşriklerin inkârda ısrar etmeleri ve Kur’an’a karşı olumsuz tavır almaları, münafıkların aleyhte propagandaları, İslâm’a tam ısınmamış olanlardan bazı kimselerin dinden dönmeleri ve yahudilerin yıkıcı hareketleri sebebiyle üzülüyordu. Yüce Allah onların bu tutumlarını “inkârda yarışma” olarak değerlendirmekte, bu ve benzeri âyetlerde Hz. Peygamber’i teselli ederek onların bu düşmanca davranmaları karşısında kendini üzmemesini tavsiye etmektedir (krş. Kehf 18/6; Şuarâ 26/3). Çünkü onlar bu davranışlarıyla Allah’a ve O’nun dinine hiçbir zarar veremezler. Onlar istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır. Onların yaptıklarının vebali kendilerine aittir, hesaplarını Allah’a kendileri vereceklerdir; bu sebeple Peygamber’in üzülmesine gerek yoktur. Onun görevi inanmayanları mutlaka imana getirmek değil, Kur’an’ı tebliğ ederek onları hak yoluna çağırmaktır (Nahl 16/82). İnkâr eden, üstelik müminleri maddî ve psikolojik yönden ezmek için yarışırcasına çaba harcayan zalimler hakkında Allah yasasını uygulayacak, onlara güzel olan hiçbir şey nasip etmeyecek ve onlar âhiret nimetlerinden mahrum kalacaklardır.
Âl-i İmrân Suresi 176. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Gerisin geriye dinlerinden dönen münafıkların küfürde koşuşturması seni hüzne düşürmesin. Onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah'a iman ve itaatten uzaklaşarak ancak kendilerine zarar verirler. Allah onları rezil rüsva ederek ve başarısız kılarak ahiret nimetlerinden bir pay almamalarını istiyor. Ahirette onlar için büyük bir azap vardır.