Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur; eğer sizi yardımsız bırakıverirse, O'ndan başka size yardım edecek kimdir? İnananlar yalnız Allah'a güvensinler
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur; eğer sizi yardımsız bırakıverirse, O'ndan başka size yardım edecek kimdir? İnananlar yalnız Allah'a güvensinler
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, artık ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah'a güvenip dayansınlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah size yardım ederse hiç kimse size galip gelemez. Eğer sizi yüzüstü bırakırsa O'ndan başka size kim yardım edebilir? Artık müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
Süleyman Ateşen ayrışan
Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yüz üstü bırakırsa, O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, Allah'a dayansınlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.0%
İngilizce
If Allah should aid you, no one can overcome you; but if He should forsake you, who is there that can aid you after Him? And upon Allah let the believers rely
Fransızca
Si Allah vous donne Son secours, nul ne peut vous vaincre. S'Il vous abandonne, qui donc après Lui vous donnera secours? C'est à Allah que les croyants doivent faire confiance
İspanyolca
Si Dios los auxilia nadie podrá vencerlos. Pero si los abandona, ¿quién podrá auxiliarlos contra Su voluntad? Que a Dios se encomienden los creyentes
Rusça
Если Аллах окажет вам поддержку, то никто не одолеет вас. Если же Он лишит вас поддержки, то кто же поможет вам вместо Него? Пусть же на Аллаха уповают верующие
Endonezce
Jika Allah menolong kamu, maka tidak ada yang dapat mengalahkanmu, tetapi jika Allah membiarkan kamu (tidak memberi pertolongan), maka siapa yang dapat menolongmu setelah itu? Karena itu, hendaklah kepada Allah saja orang-orang mukmin bertawakal
Bengalce
যদি আল্লাহ তোমাদের সহায়তা করেন, তাহলে কেউ তোমাদের উপর পরাক্রান্ত হতে পারবে না। আর যদি তিনি তোমাদের সাহায্য না করেন, তবে এমন কে আছে, যে তোমাদের সাহায্য করতে পারে? আর আল্লাহর ওপরই মুসলমানগনের ভরসা করা উচিত।
Şayet Allah size yardımı ve desteği ile arka çıkarsa, bütün insanlar size karşı toplansa bile size kimse galip gelemez. Sizden yardımını çeker ve sizi kendi nefislerinize bırakırsa bundan sonra hiçbir kimse size yardım etmeye güç yetiremez. Yardım ancak O'nun elindedir. Müminler başkasına değil, yalnızca O'na itimat etsinler.
160- Allah size yardım ederse artık sizi yenecek kimse olamaz. Eğer sizi yardımsız bırakırsa O’ndan başka size kim yardım edebilir? Mü’minler yalnız Allah’a güvenip dayansınlar.
160. Yani eğer Yüce Allah yardım ve desteğini size ulaştıracak olursa “artık sizi yenecek kimse olamaz.” İsterse yeryüzünün her bir tarafından insanlar aleyhinize toplanmış olsunlar, sahip oldukları bütün araç ve gereçleri ile gelsinler, fark etmez. Çünkü Yüce Allah’ı kimse yenik düşüremez. O, bütün kulları emri ve idaresi altına almıştır. Hiçbir canlı O’nun izni olmaksızın hareket etmez ve yine O’nun izni olmaksızın durmaz. “Eğer sizi yardımsız” ve kendi halinize “bırakırsa O’ndan başka size kim yardım edebilir?” O vakit bütün insanlar size yardım edecek olsa dahi mutlaka yardımsız kalırsınız. Burada yalnız Allah’ın yardımını dilemek, yalnız O’na güvenip dayanmak, sahip olunan güç ve imkânlara bel bağlamamak gerektiği de ifade edilmektedir. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah:“Mü’minler yalnız Allah’a güvenip dayansınlar.” buyurmaktadır. Buyrukta “Allah’a” kelimesinin (cümle içerisinde gelmesi gereken normal yerden) önce gelmiş olması, hasr ifade eder. Buna göre mana “Yalnız Allah’a tevekkül edin, başkasına değil” demek olur. Çünkü artık yardım edenin yalnız O olduğu bilinen bir gerçektir. O halde yalnız O’na güvenip dayanmak, maksadı gerçekleştiren bir tevhiddir. O’ndan başkasına güvenip dayanmak ise kişiye hiç faydası olmayan hatta zararı olan bir şirktir. Bu âyet-i kerimede yalnızca Yüce Allah’a tevekkül emredilmekte ve kişinin imanına göre tevekkül sahibi olduğu belirtilmektedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
150. âyette buyurulduğu üzere müminlerin yardımcısı yüce Allah’tır ve O, en iyi yardımcıdır. O, dostlarını ve sevdiği kullarını korur, gözetir ve onlara yardım eder. Nitekim Bedir Savaşı’nda melekleriyle müminlere yardım etmiş ve onları düşmanlarına galip getirmişti. Uhud Savaşı’nda da müminler tamamen imha edilmekten Allah’ın yardımıyla kurtulmuşlardır. Allah’ın dostluğunu ve yardımını kazanmış olan kimse başkalarının yardımına muhtaç olmaz. O’nun yardımının tecelli ettiği yerde mağlûbiyet yoktur; yardımsız bıraktıkları ise iflâh olmazlar. Bu sebeple müminler sadece O’na dayanmalı, O’na tevekkül etmeli ve O’ndan yardım istemelidirler. Allah’ın bir kimseye veya bir millete yardım etmesi veya onları yardımsız bırakması şüphesiz ki sebeplere ve hikmetlere dayanmaktadır. Bu sebeple müminler Allah’ın yardımına erişebilmek için O’nun rızâsına uygun hareket etmeli ve gazabına sebep olacak davranışlardan da sakınmalıdır. Ancak böyle yaptıkları takdirde yüce Allah’ın yardımına lâyık olurlar. Nitekim “Ey iman edenler! Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır” (Muhammed 47/7) meâlindeki âyette buna işaret buyurulmuştur. Burada Allah’a yardımdan maksat O’nun emir ve yasaklarına, evrende yarattığı ilâhî kanunlara uygun davranarak sebeplere sarılmaktır. Aksi takdirde Uhud Savaşı’nda olduğu gibi başarısızlık kaçınılmaz olur.
Şayet Allah size yardımı ve desteği ile arka çıkarsa, bütün insanlar size karşı toplansa bile size kimse galip gelemez. Sizden yardımını çeker ve sizi kendi nefislerinize bırakırsa bundan sonra hiçbir kimse size yardım etmeye güç yetiremez. Yardım ancak O'nun elindedir. Müminler başkasına değil, yalnızca O'na itimat etsinler.