Önceki ayet· 3:188Sonraki ayet· 3:190

Âl-i İmrân Suresi 189. Ayet· 3:189

↗ Âl-i İmrân suresi
Medeni
وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Allah her şeye Kadir'dir
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Allah her şeye Kadir'dir
Elmalılı Hamdi Yazır
Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Allah her şeye kâdirdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Göklerin de yerin de mülkü/yönetimi Allah'ındır. Allah Kadîr'dir, her şeye gücü yeter.
Süleyman Ateş
Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Allah herşeye kadirdir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.0%
İngilizce
And to Allah belongs the dominion of the heavens and the earth, and Allah is over all things competent
Fransızca
A Allah appartient le royaume des cieux et de la terre. Et Allah est Omnipotent
İspanyolca
A Dios pertenece el reino de los cielos y de la Tierra. Dios es sobre toda cosa Poderoso
Rusça
Аллаху принадлежит власть над небесами и землей, и Аллах способен на всякую вещь
Endonezce
Dan milik Allahlah kerajaan langit dan bumi; dan Allah Mahakuasa atas segala sesuatu
Bengalce
আর আল্লাহর জন্যই হল আসমান ও যমিনের বাদশাহী। আল্লাহই সর্ব বিষয়ে ক্ষমতার অধিকারী।
Çince
天地的主权归安拉所有。安拉对于万事是全能的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yaratma ve idare etme mülkü yalnızca Allah'ındır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
189- Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Allah her şeye kadirdir. 189. Yâni göklere, yere, onların içinde bulunan çeşitli yaratıklara sahip ve hükümran olan, onlarda eksiksiz kudreti ve harikulade sanatı ile dilediği gibi tasarrufta bulunan O’dur. O’nun yarattıklarından hiçbiri, O’na karşı gelemez. Hiçbirisi de O’nu aciz bırakamaz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Muhammed Abduh’un bizim de katıldığımız yorumu şöyledir: Bu âyetle önceki âyetler arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Sanki yüce Allah şöyle demek istemiştir: Ey müminler! Sakın üzülmeyin, zayıflık göstermeyin, sabırlı olun, kötülükten sakının, azminizi kırmayın, hakkı açıklayın, sakın onu gizlemeyin, Allah’ın âyetlerini az bir değer karşılığında satmayın, yaptığınızla övünmeyin, yapmadığınızla övülmek istemeyin, sizi üzecek olaylara karşı Allah size yeter; O sizi, yasaklanan bu çirkin şeyleri yapmaya muhtaç kılmaz. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O mülkünden istediğine dilediği kadar verir. O, her şeye kadirdir. Ehl-i kitap ve müşriklerden sizi elleriyle ve dilleriyle incitenlere karşı size yardım etmek O’na zor gelmez. Bütün işler O’na döner; işleri hikmetiyle ve sünnetiyle (ilâhî kanunuyla) yürüten O’dur. Âyet-i kerîme iyilik ve hayrın, Allah’ın gösterdiği doğru yolda olduğuna işaret ettiği gibi aynı zamanda Hz. Peygamber ve müminler için bir teselli ve yardım vaadi içermektedir. Önceki âyetlerde vasıfları anlatılan muhalifler de burada üstü kapalı bir şekilde yerilmişlerdir. Çünkü onlar, ahlâk ve amellerinde etkisi görülecek şekilde sağlam bir iman ile Allah’a iman etmemişlerdi. Eğer böyle olmasaydı Allah’ın kitabıyla amel etmeyi bırakmaz ve dünya menfaatini ona tercih etmezlerdi. Onların bu tutumu Allah’ın vaadine güvensizlikten, tehdidinden korkmamaktan ve O’nun kudretine ve yönetimine kesin olarak inanmamaktan ileri gelmektedir (bk. M. Reşîd Rızâ, IV, 395 vd.).
Âl-i İmrân Suresi 189. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yaratma ve idare etme mülkü yalnızca Allah'ındır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.