Önceki ayet· 3:24Sonraki ayet· 3:26

Âl-i İmrân Suresi 25. Ayet· 3:25

↗ Âl-i İmrân suresi
Medeni
فَكَيۡفَ إِذَا جَمَعۡنَٰهُمۡ لِيَوۡمٖ لَّا رَيۡبَ فِيهِ وَوُفِّيَتۡ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا كَسَبَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
Geleceğinden şüphe olmayan günde, onları topladığımız ve haksızlık yapılmayarak herkese kazandığı eksiksiz verildiği zaman, nasıl olacak
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Geleceğinden şüphe olmayan günde, onları topladığımız ve haksızlık yapılmayarak herkese kazandığı eksiksiz verildiği zaman, nasıl olacak
Elmalılı Hamdi Yazır
O geleceğinde hiç şüphe olmayan günde kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese ne kazandıysa tamamen ödendiği vakit halleri nasıl olacaktır?
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Peki, o kendisinde kuşku bulunmayan günde, onları bir araya topladığımız vakit halleri nice olacak! O gün her benlik, kazandığının karşılığını tam almıştır. Onlar, hiçbir zulme uğratılmazlar.
Süleyman Ateşen ayrışan
Peki, ya kendilerini, hiç şüphe olmayan bir gün için topladığımız ve herkesin kazandığı, kendisine tastamam verilip hiç kimseye haksızlık edilmediği zaman (durumları) nasıl (olacak)?
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.3%
İngilizce
So how will it be when We assemble them for a Day about which there is no doubt? And each soul will be compensated [in full for] what it earned, and they will not be wronged
Fransızca
Eh bien comment seront-ils, quand Nous les aurons rassemblés, en un jour sur quoi il n'y a point de doute, et que chaque âme sera pleinement rétribuée selon ce qu'elle aura acquis? Et ils ne seront point lésés
İspanyolca
¿Qué será de ellos cuando los reunamos el Día inevitable, en el que cada individuo reciba lo que merece de acuerdo a sus acciones? No serán tratados injustamente
Rusça
А что произойдет, когда Мы соберем их в тот день, в котором нет сомнения, когда каждая душа сполна получит то, что она приобрела, и когда с ними не поступят несправедливо
Endonezce
Bagaimana jika (nanti) mereka Kami kumpulkan pada hari (Kiamat) yang tidak diragukan kejadiannya dan kepada setiap jiwa diberi balasan yang sempurna sesuai dengan apa yang telah dikerjakannya dan mereka tidak dizalimi (dirugikan)
Bengalce
কিন্তু তখন কি অবস্থা দাঁড়াবে যখন আমি তাদেরকে একদিন সমবেত করবো যে দিনের আগমনে কোন সন্দেহ নেই আর নিজেদের কৃতকর্ম তাদের প্রত্যেকেই পাবে তাদের প্রাপ্য প্রদান মোটেই অন্যায় করা হবে না।
Çince
在毫无可疑的一日,我将集合他们,那时,人人都得享受自己行为的完全的报酬,毫无亏枉。在那日,他们怎样呢?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün onların halleri ve pişmanlıkları nasıl olur? Çok kötü olur. Hakkında şüphe olmayan o gün, kıyamet günüdür, onları hesap için toplarsak, iyiliklerinden eksilterek zulüm edilmeyecek ya da kötülüklerinde de herhangi bir arttırma yapmaksızın her nefse hak ettiği kadar verilecektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
23- Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına davet olunuyorlar da sonra onlardan bir grup yüz çevirip gerisin geri gidiyor. 24- Bu onların:“Sayılı günler dışında bize asla ateş dokunmayacak” demelerindendir. Uydurageldikleri şeyler, dinleri hususunda kendilerini aldatmıştır. 25- Geleceğinde hiçbir şüphe olmayan ve herkese kazandığı -hiçbir zulme uğramaksızın- eksiksiz ödeneceği bir gün için kendilerini topladığımızda (bakalım halleri) nasıl olacak? 23. Yani sen şu “kendilerine kitaptan bir pay verilenlere” bakmaz ve yaptıklarına hayret etmez misin? “Aralarında hüküm vermesi için” Allah’ın daha önceki rasûllerine indirdiklerini tasdik eden “Allah’ın kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir grup yüz çevirip gerisin geri gidiyor” hakka uymayıp sırt çeviriyor. Bununla sanki şöyle denmektedir:“Onları bu şekilde yüz çevirmeye iten nedir? Hâlbuki ona herkesten çok onların tabi olmaları gerekir ve Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiklerinin gerçek olduğunu bütün insanlar arasında en çok onlar bilmektedirler.” Âyet-i kerime buna dair iki sebebi söz konusu etmektedir: 24. Bunların birincisi: Kendilerinin kurtulacaklarına dair batıl şahitlikleri, kendilerini bu konuda güven altında hissetmeleri, ateşin kendi bozuk hevalarına göre belirledikleri sayılı birkaç gün dışında kendilerine dokunmayacağını ileri sürmeleridir. Sanki mülkün tedbir ve takdiri onların elindeymiş gibi! Zira onlar:“Yahudi ve hıristiyan olandan başkası asla cennete giremez”(el-Bakara, 2/111) demişlerdir. Bilindiği gibi bunlar, dinen de aklen de batıl ve geçersiz temenniler, boş kuruntulardır. İkinci sebeb ise Allah’ın âyetlerini yalanlayıp Allah’a iftirada bulunduklarından şeytan kötü amellerini kendilerine süslü ve güzel gösterdi ve onlar da buna aldandılar. Yaptıklarının hak olduğu zannına kapıldılar. Bu ise onların haktan yüz çevirişlerinin bir cezasıdır. 25. Peki, böylelerinin hali ne olacak? Allah Kıyamet gününde onları bir araya toplayıp herkese amellerinin karşılıklarını eksiksiz verdiğinde, Allah’ın adaleti de kulları arasında uygulanacağında, işte o vakit onların karşı karşıya kalacakları ceza ile kaybedecekleri hayır ve mükâfaatları takdir etmeye imkân olmayacaktır. Bunun sebebi de onların kendi elleri ile kazandıklarıdır. Yoksa “Rabbin kullara zulmedici değildir.”(Fussilet, 41/46)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyette bir taraftan geleceğinde kuşku bulunmayan hesap gününde bu tür iftiracıların halinin ne kadar dehşet verici olacağına değinilirken, diğer taraftan da yapmadıkları bir fiilden ötürü cezalandırılmayacakları, sonucun kendilerinin de ikna olacağı bir hesap neticesinde ortaya çıkacağı, asla haksız bir muameleye mâruz kalmayacakları hatırlatılmaktadır. Haşir günü herkese kendi amelinin karşılığının tamı tamına verileceği ifadesinden hareketle, bazı tefsir kaynaklarında büyük günah işleyen kişinin durumuyla ilgili kelâm tartışmalarına girilir. Burada sorumluluk çağındaki herkesin, bir sınav niteliği taşıyan dünya hayatında yaptıklarını bir gün mutlaka önünde bulacağına ve ilâhî adalete göre bunların hesabını vermek zorunda kalacağına ağırlık verildiği göz önüne alınırsa, yüce Allah’ın her bir kulu hakkındaki hükmünü ayrı mütalaa etmek ve bu konuyu diğer deliller ışığında değerlendirmek daha uygun olur. Bir başka anlatımla bir kul hakkındaki nihaî sonuç yüce Allah tarafından bağışlanma ve cennete konma şeklinde gerçekleşecek olsa bile âyet-i kerîmede, bu aşamadan önceki hesap gününün ayrı bir müeyyide olduğuna, huzûr-ı ilâhîde ve beşeriyet önünde verilen hesabın yol açacağı mahcubiyetin ağırlığına dikkat çekilmektedir.
Âl-i İmrân Suresi 25. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün onların halleri ve pişmanlıkları nasıl olur? Çok kötü olur. Hakkında şüphe olmayan o gün, kıyamet günüdür, onları hesap için toplarsak, iyiliklerinden eksilterek zulüm edilmeyecek ya da kötülüklerinde de herhangi bir arttırma yapmaksızın her nefse hak ettiği kadar verilecektir.