Seni yalancı saydılarsa, senden önce belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Seni yalancı saydılarsa, senden önce belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
Seni yalanladılarsa, senden önce de resuller yalanlandı. Açık-seçik deliller, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi onlar.
Süleyman Ateş
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sahifeler ve aydınlatıcı Kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.5%
İngilizce
Then if they deny you, [O Muhammad] - so were messengers denied before you, who brought clear proofs and written ordinances and the enlightening Scripture
Fransızca
S'ils te (Muhammad) traitent de menteur, des prophètes avant toi, ont certes été traités de menteurs. Ils étaient venus avec les preuves claires, les Psaumes et le Livre lumineux
İspanyolca
Si te desmienten, también fueron desmentidos anteriormente otros Mensajeros, a pesar de haber traído pruebas claras, Escrituras y Libros Luminosos
Rusça
Если они сочтут тебя лжецом, то ведь лжецами считали многих посланников до тебя, которые принесли ясные знамения, книги и озаряющее Писание
Endonezce
Maka jika mereka mendustakan engkau (Muhammad), maka (ketahuilah) Rasul-rasul sebelum engkau pun telah didustakan (pula), mereka membawa mukjizat-mukjizat yang nyata, Zubur168) dan Kitab yang memberi penjelasan yang sempurna
Bengalce
তাছাড়া এরা যদি তোমাকে মিথ্যা প্রতিপন্ন করে, তবে তোমার পূর্বেও এরা এমন বহু নবীকে মিথ্যা প্রতিপন্ন করেছে, যারা নিদর্শন সমূহ নিয়ে এসেছিলেন। এবং এনেছিলেন সহীফা ও প্রদীপ্ত গ্রন্থ।
-Ey Peygamber- seni yalanladılarsa bu kâfirlerin adetidir, sakın üzülme. Senden önce de apaçık delillerle, içinde öğütler ve kalpleri yumuşatan şeylerin bulunduğu kitaplarla, içerdiği hükümler ve kanunlarla doğruyu gösteren kitapla gelen birçok peygamber yalanlandı.
183- “Allah bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirinceye kadar hiçbir peygambere iman etmememizi emretti” diyenlere de ki: “Size benden önce nice peygamberler apaçık delilleri ve dediğiniz şeyi getirmişlerdi. Doğru söylüyor iseniz onları niçin öldürdünüz?” 184- Eğer onlar seni yalanlarsa (üzülme), senden önce apaçık delillerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmiş nice peygamberler de yalanlanmıştı.
183. Şanı Yüce Allah bu iftiracı ve:“Allah bize... iman etmememizi emretti” diyenlerin halini haber vermektedir. Yâni; Ateşin yiyeceği bir kurbanı bize getirmedikçe hiçbir peygambere iman etmememiz konusunda Allah bize emir vermişti. Bu sözü söyleyenler, hem Allah’a yalan söylemişler hem de peygamberlerin getirdikleri mucizeleri apaçık iftira olduğu belli olan bu tek mucizeye hasretme cüretkârlığını göstermişlerdir. Ayrıca eğer ateşin yiyeceği bir kurbanı kendilerine getirmeyecek olursa hiçbir peygambere iman etmeyeceklerini, böyle yapmakla da -güya- Rablerine itaat edip O’nun emrini yerine getirdiklerini iddia etmişlerdir. Hâlbuki Yüce Allah’ın, gönderdiği her bir peygamberi birçok mucize ve belgelerle desteklediği bilinen bir husustur ki bu mucizelerin benzerlerini gören insanlar iman etmekten başka bir yol bulamazlar. Ayrıca bu mucizeler de onların söyledikleriyle sınırlı değildir. Bununla birlikte onlar hiç de riâyet etmedikleri bir iftira ve gereğini uygulamadıkları batıl bir iddiada bulunmuşlardır. İşte bundan dolayı şanı Yüce Allah, Rasûlüne onlara şu sözleri söylemelerini emretmektedir:“De ki: Size benden önce nice peygamberler apaçık delilleri” doğruluklarını açıkça ortaya koyan belgeleri “ve dediğiniz şeyi” yâni ateşin yiyip bitirdiği bir kurbanı “getirmişlerdi. Doğru söylüyor iseniz onları niçin öldürdünüz?” Eğer siz ateşin yiyeceği bir kurban getiren her peygambere iman edeceğiniz iddiasında doğru ve samimi iseniz niye iman etmediniz de onları öldürdünüz? İşte böylelikle onların yalancılıkları, inatları ve çelişkileri açıkça ortaya çıkmıştır.
184. Daha sonra Yüce Allah, Peygamberine teselli vererek şöyle buyurmaktadır:“Eğer onlar seni yalanlarlarsa (üzülme), senden önce apaçık delillerle” akli deliller ve nakli burhanlarla “sahifelerle” yâni peygamberlerden başkalarının getirmelerine imkân bulunmayan, semâdan indirilmiş yazılı kitaplarla “aydınlatıcı” şer’î hükümleri açıklayan, bu hükümlerin ihtivâ ettiği akla uygun güzellikleri ortaya koyan ve aynı zamanda doğru haberleri dolayısı ile aydınlatıcı bulunan “kitaplarla gelmiş nice peygamberler de yalanlanmıştı.” Yâni zalimlerin âdeti, alışkanlığı hep Allah’ı inkâr etmek ve Allah’ın peygamberlerini yalanlamaktır. Yoksa onların Allah’ın peygamberlerini yalanlamaları, hiçbir şekilde onların getirdiklerinin eksik ve ksuurlu olmasından yahut da belge ve delillerinin açık olmamasından ötürü değildi. O halde onların bu özelliklere sahip peygamberleri yalanlama konusunda âdetleri ve durumları bu olduğuna artık onların bu durumu seni üzmesin ve sıkıntıya sokmasın. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Belgeler” diye çevrilen beyyinât kelimesi “açık kanıtlar, belgeler veya mûcizeler” anlamına gelmektedir; zübür ise “kitap” anlamına gelen zebûrun çoğuludur. “Aydınlatıcı kitap”tan maksat Tevrat veya herhangi bir ilâhî kitaptır. Burada Hz. Peygamber teselli edilmekte ve ondan yahudilerin kendisini yalanlamalarına üzülmemesi istenmektedir. Çünkü onların bu tutumu Hz. Peygamber’in getirmiş olduğu mûcizelerdeki veya kitaptaki eksiklikten değil, aksine niyetleri ve inançları bozuk olan insanların öteden beri peygamberlere karşı açığa vurdukları isyan duygusundan ileri gelmektedir. Önceki peygamberler de kitaplar getirmişler ve mûcizeler göstermişlerdi. Özellikle Hz. Mûsâ, Tevrat gibi itikadî, ahlâkî ve hukukî hükümleri içeren büyük bir kitap getirmişti. Buna rağmen insanlar o peygamberleri de yalancılıkla suçlayıp onlara da isyan ettiler. Şu halde yahudilerin Hz. Peygamber’i yalancılıkla itham etmeleri şaşılacak bir olay sayılmamalıydı.
-Ey Peygamber- seni yalanladılarsa bu kâfirlerin adetidir, sakın üzülme. Senden önce de apaçık delillerle, içinde öğütler ve kalpleri yumuşatan şeylerin bulunduğu kitaplarla, içerdiği hükümler ve kanunlarla doğruyu gösteren kitapla gelen birçok peygamber yalanlandı.