İncil sahibleri Allah'ın onda indirdikleri ile hükmetsinler. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar fasık olanlardır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
İncil sahibleri Allah'ın onda indirdikleri ile hükmetsinler. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar fasık olanlardır
Elmalılı Hamdi Yazır
İncil ehli de Allah'ın ona indirdikleriyle hükmetsinler. Kim, Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
İncil bağlıları Allah'ın onda indirdiğiyle hükmetsinler. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler sapıkların ta kendileridir.
Süleyman Ateş
İncil sahipleri, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar, yoldan çıkmışlardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.2%
İngilizce
And let the People of the Gospel judge by what Allah has revealed therein. And whoever does not judge by what Allah has revealed - then it is those who are the defiantly disobedient
Fransızca
Que les gens de l'Evangile jugent d'après ce qu'Allah y a fait descendre. Ceux qui ne jugent pas d'après ce qu'Allah a fait descendre, ceux-là sont les pervers
İspanyolca
Que los seguidores del Evangelio juzguen según lo que Dios ha revelado en él, porque los que no juzgan conforme a lo que Dios ha revelado, ésos son los verdaderos perversos
Rusça
Пусть люди Инджила (Евангелия) судят согласно тому, что Аллах ниспослал в нем. Те же, которые не принимают решений в соответствии с тем, что ниспослал Аллах, являются нечестивцами
Endonezce
(Dan hendaklah pengikut Injil memutuskan perkara menurut apa yang diturunkan Allah di dalamnya.279) Barang siapa tidak memutuskan perkara menurut apa yang diturunkan Allah, maka mereka itulah orang-orang fasik
Bengalce
ইঞ্জিলের অধিকারীদের উচিত, আল্লাহ তাতে যা অবতীর্ণ করেছেন। তদানুযায়ী ফয়সালা করা। যারা আল্লাহ যা অবতীর্ণ করেছেন, তদনুযায়ী ফয়সালা করে না, তারাই পাপাচারী।
Hristiyanlar, Allah'ın İncil'de indirdiğine iman etsinler. Onun ile hükmetsinler. Kendilerine Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- (gönderilmeden önce gelen doğrularla) hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse; işte onlar Allah'ın itaatinden çıkmış olanlardır. Hakkı terk edip batıla meyledenlerdir.
46. Onların ardından da kendinden önceki Tevrat’ı tasdik edici olarak Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ona içinde hidâyet ve nur olan İncil’i -kendinden önce inen Tevrat’ı tasdik edici, takva sahipleri için bir hidâyet ve öğüt olmak üzere- verdik. 47- İncil ehli, Allah’ın onda indirdiği ile hükmetsin. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıkların tâ kendileridir.
46. Yani biz Tevrat ile hükmeden bu nebi ve rasûllerin ardından kulumuz ve Rasûlümüz, Allah’ın Meryem’e ilka ettiği ruhu ve kelimesi olan Meryem oğlu İsa’yı da gönderdik. Allah onu kendisinden önce indirilmiş Tevrat’ı tasdik edici olmak üzere gönderdi. O, Mûsâ aleyhisselam’ın lehine, onun getirdiği Tevrat’a hak ve doğruluk ile şahitlik eden, onun davasını destekleyen ve şeriatı ile hükmeden bir peygamberdir. Pek çok şer’î meselede ona uygun hükümler getirmiştir. Bununla birlikte İsa aleyhisselam Yüce Allah’ın da belirttiği gibi birtakım hükümleri hafifletmiştir de. Nitekim o, İsrailoğullarına:“Size haram olan bazı şeyleri size helâl kılmak için geldim.”(Al-i İmran, 3/50) demişti. “Ona içinde” dosdoğru yola ileten, hakkı batıldan ayırt edip açıklayan “hidâyet ve nur olan İncil’i” Tevrat’ı tamamlayıcı o büyük kitabı “kendinden önce inen Tevrat’ı” onu tespit etmek, ona şahitlik etmek ve ona uygun düşmek sureti ile “tasdik edici, takvâ sahipleri için bir hidâyet” çünkü hidâyetten yararlananlar, öğüt alanlar ve uygun olmayan şeylerden uzak duranlar onlardır “ve öğüt olmak üzere verdik.”
47. “İncil ehli, Allah’ın onda indirdiği ile hükmetsin.” Yani onların, kendi Kitaplarına gereken şekilde bağlanmaları gerekir, ondan herhangi bir şekilde uzaklaşmaları caiz olmaz. Çünkü “kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıkların tâ kendileridir.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Semavî kitaplar genel itikadî esaslarda aynı olmakla birlikte şeriatlarında değişiklikler olmuş ve sonra gelen öncekinin bazı hükümlerini yürürlükten kaldırmıştır. 46 ve 47. âyetlerden anlaşıldığına göre Hz. Îsâ genel ilkelerde önceki peygamberlerin yoluna tâbi olmakla beraber bağımsız bir şeriata sahiptir. Kur’an gelinceye kadar hıristiyanlar İncil’le mutlak olarak, Tevrat’la da İncil’in tasdik ettiği çerçevede amel etmek ve bu çerçevede verilen hükümleri kayıtsız şartsız kabullenmek mecburiyetindedirler. Allah’ın indirdiği ile hükmetmedikleri takdirde itikadî durumlarına göre kâfirler, zalimler veya fâsıklar zümresine dahil olurlar; yani Allah’ın hükmüne iman etmekle beraber onunla amel etmeyen kimse isyankâr fâsık olur; Allah’ın hükmüne inanmadığı veya onu küçümsediği için onunla amel etmeyen kimse ise kâfir ve fâsık olur (Elmalılı, III, 1695). Ancak Kur’an geldikten sonra müminler onunla amel etmekle yükümlüdürler. Çünkü 48. ve 49. âyetlerde “... aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet...” buyurulmaktadır ve Kur’an en son ve en mükemmel kitaptır, kendinden önceki kitapların büyük bir bölümünü yürürlükten kaldırmıştır.
Hristiyanlar, Allah'ın İncil'de indirdiğine iman etsinler. Onun ile hükmetsinler. Kendilerine Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- (gönderilmeden önce gelen doğrularla) hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse; işte onlar Allah'ın itaatinden çıkmış olanlardır. Hakkı terk edip batıla meyledenlerdir.