Allah'ın size olan nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizi andına bağladığı sözünü anın. Allah'tan sakının, Allah içinizde olanı elbette bilir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah'ın size olan nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizi andına bağladığı sözünü anın. Allah'tan sakının, Allah içinizde olanı elbette bilir
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve sizi bağladığı mîsakını unutmayın. Hani, "İşittik, boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'tan sakının. Allah, göğüslerin içindekini çok iyi bilir.
Süleyman Ateşen ayrışan
Allah'ın size olan ni'metini ve O'na verdiğiniz sözü hatırlayın: Hani "İşittik ve ita'at ettik!" demiştiniz. Allah'tan korkun; çünkü Allah, göğüslerin özünü bilir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.5%
İngilizce
And remember the favor of Allah upon you and His covenant with which He bound you when you said, "We hear and we obey"; and fear Allah. Indeed, Allah is Knowing of that within the breasts
Fransızca
Et rappelez-vous le bienfait d'Allah sur vous, ainsi que l'alliance qu'Il a conclue avec vous, quand vous avez dit: «Nous avons entendu et nous avons obéi». Et craignez Allah. Car Allah connaît parfaitement le contenu des cœurs
İspanyolca
Recuerden la bendición que Dios les concedió, y [recuerden] el pacto que hizo con ustedes cuando dijeron: "Oímos y obedecemos". Tengan temor de Dios, porque Dios bien sabe lo que encierran los corazones
Rusça
Помните о милости Аллаха к вам и завете, который Он заключил с вами, когда вы сказали: «Слушаем и повинуемся». Бойтесь Аллаха, ведь Аллаху известно о том, что в груди
Endonezce
(Dan ingatlah akan karunia Allah kepadamu dan perjanjian-Nya267) yang telah diikatkan kepadamu, ketika kamu mengatakan, "Kami mendengar dan kami menaati." Dan bertakwalah kepada Allah, sungguh, Allah Maha Mengetahui segala isi hati
Bengalce
তোমরা আল্লাহর নেয়ামতের কথা স্মরণ কর, যা তোমাদের প্রতি অবতীর্ণ হয়েছে এবং ঐ অঙ্গীকারকেও যা তোমাদের কাছ থেকে নিয়েছেন, যখন তোমরা বলেছিলেঃ আমরা শুনলাম এবং মেনে নিলাম। আল্লাহকে ভয় কর। নিশ্চয়ই আল্লাহ অন্তরের বিষয় সম্পর্কে পুরোপুরি খবর রাখেন।
Allah'ın sizi İslam’a hidayet ettiği, üzerinize olan nimetini hatırlayın. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile anlaşma yaptığınız zaman ona kolaylıkta da zorlukta da işitmek ve itaat etmek üzere biat ettiğinizde verdiğiniz sözü hatırlayın: Senin sözünü işittik ve emrine itaat ettik. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. -Ahitleşmeler de bu emir kapsamına girer- Muhakkak ki, yüce Allah kalplerde olanı hakkıyla bilendir ve hiç bir şey Allah'a gizli kalmaz.
7- Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve:“Dinledik ve itaat ettik” dediğiniz zaman sizden aldığı sözü hatırlayın ve Allah’tan korkup sakının. Şüphe yok ki Allah göğüslerde olanı çok iyi bilendir.
7. Yüce Allah kullarına dinî ve dünyevî nimetlerini kalpleriyle hatırlamalarını ve dilleriyle anmalarını emretmektedir. Çünkü bunların sürekli olarak hatırlanması Allah’a şükretmeyi, O’nu sevmeyi, kalbin O’nun ihsan ve lütufları ile dolup taşmasını gerektirir. Bu hatırlayış ile dinî nimetlerden ötürü oluşan nefisteki kendini beğenme hali de ortadan kalkar, ayrıca Allah’ın lütuf ve ihsanı da artar. Bir de “Dinledik ve itaat ettik dediğiniz zaman sizden aldığı sözü hatırlayın.” Bundan maksat bu sözü, sözlü olarak telaffuz ettikleri değildir. Aksine bundan kasıt, Allah ve Rasûlüne iman etmekle onlara itaate bağlı kalmayı kabul ettiklerinin ifade edilmesidir. Bundan dolayıdır ki:“Dinledik ve itaat ettik dediğiniz zaman” buyrulmuştur. Yani senin bizi kendisine davet etmiş olduğun Kur’ânî ve kevnî âyetlerini kavrama, itaat etme ve bağlanma anlamında işittik. Bize vermiş olduğun emirlere uymak ve bize yasakladığın şeylerden de uzak kalmak suretiyle itaat ettik. Bu, dinin zahirî ve batınî bütün şer’î hükümlerini kapsar. Mü’minler bununla Allah’ın üzerlerindeki ahdini ve O’na verdikleri sözlerini hatırlarlar, bunu hatırlarından çıkarmazlar, emrolundukları şeyleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeye gayret ederler. “Ve” bütün hallerinizde “Allah’tan korkup sakının. Şüphe yok ki Allah göğüslerde olanı çok iyi bilendir” Göğüslerin içlerinde sakladıkları düşünceleri, sırları ve hatırdan geçenleri bilir. Öyleyse kalplerinizde Allah’ın razı olmayacağı herhangi bir şeyin ortaya çıkmasından yahut da O’nun hoşlanmayacağı bir işi yapmaktan sakının. Hem O’nun mağfireti ve sevgisi ile hem de kulları hakkında samimi ve iyi niyetler ile kalplerinizi mamur edin. Çünkü böyle olursanız kötülüklerinizi ve günahlarınızı örter ve kalplerinizin salahını bidiği için iyiliklerinizi kat kat artırır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mîsâk “yeminle pekiştirilerek verilen sağlam söz” demektir. Yüce Allah sûrenin ilk âyetinde müminlere hitap ederek sözleşmeleri yerine getirmelerini emretmişti. Burada da onlara lutfettiği güç, şeref, ilim, din ve vatan gibi nimetlerini hatırlatarak onlardan verdikleri sözü yerine getirmelerini istemektedir. Buradaki “söz”den maksat, insanların yaratılmasından önce “elest bezmi” denilen mâna âlemindeki mecliste bütün ruhların Allah’a verdikleri söz olabileceği gibi (bu konuda bilgi için bk. A‘râf 7/172), müminlerin, Hz. Peygamber’e iman ederken veya Akabe ve Hudeybiye’de biat ederken Allah ve resulüne verdikleri söz de olabilir. Müminler Hz. Peygamber’e iman ve biat ederken tasada ve kıvançta, güçlükte ve kolaylıkta kısaca her durumda ona itaat edeceklerine dair sağlam söz vermişlerdi (krş. Hadîd 57/8; Bakara 2/285; Buhârî, “Ahkâm”, 43; Müslim, “İmâre”, 41, 42; ayrıca bk. Feth 48/10; Şevkânî, II, 24). Yüce Allah müminlere, verdikleri bu sözleri hatırlatarak onlardan sözlerini yerine getirmelerini istemektedir. Taberî ikinci görüşün âyetin bağlamına daha uygun olduğu kanaatindedir (VI, 140). Ayrıca âyetten, her müslümanın, kelime-i şehâdetle dile getirdiği iman ikrarının da onun Allah’a verdiği bir söz ve mîsak olduğu, bunun gereği olan kulluk ödevlerini yerine getirmek suretiyle bu sözünde durması gerektiği sonucu da çıkmaktadır.
Allah'ın sizi İslam’a hidayet ettiği, üzerinize olan nimetini hatırlayın. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile anlaşma yaptığınız zaman ona kolaylıkta da zorlukta da işitmek ve itaat etmek üzere biat ettiğinizde verdiğiniz sözü hatırlayın: Senin sözünü işittik ve emrine itaat ettik. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. -Ahitleşmeler de bu emir kapsamına girer- Muhakkak ki, yüce Allah kalplerde olanı hakkıyla bilendir ve hiç bir şey Allah'a gizli kalmaz.