Önceki ayet· 5:10Sonraki ayet· 5:12

Mâide Suresi 11. Ayet· 5:11

↗ Mâide suresi
Medeni
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ هَمَّ قَوۡمٌ أَن يَبۡسُطُوٓاْ إِلَيۡكُمۡ أَيۡدِيَهُمۡ فَكَفَّ أَيۡدِيَهُمۡ عَنكُمۡۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ
Ey İnananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk size tecavüze kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan sakının, inananlar Allah'a güvensinler
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Ey İnananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk size tecavüze kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan sakının, inananlar Allah'a güvensinler
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) yeltenmişti de, O (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani bir topluluk ellerini size uzatmaya niyet etmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan sakının! Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsinler!
Süleyman Ateşen ayrışan
Ey inananlar, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani bir topluluk size ellerini uzatmağa (saldırmaya) yeltenmişti de (Allah) Onların ellerini sizden çekmişti. Alah'tan korkun. Mü'minler Allah'a dayansınlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.3%
İngilizce
O you who have believed, remember the favor of Allah upon you when a people determined to extend their hands [in aggression] against you, but He withheld their hands from you; and fear Allah. And upon Allah let the believers rely
Fransızca
O les croyants! Rappelez-vous le bienfait d'Allah à votre égard, le jour où un groupe d'ennemis s'apprêtait à porter la main sur vous (en vue de vous attaquer) et qu'Il repoussa leur tentative. Et craignez Allah. C'est en Allah que les croyants doivent mettre leur confiance
İspanyolca
¡Oh, creyentes! Recuerden las bendiciones que Dios les concedió cuando sus enemigos intentaron agredirlos pero Dios los protegió. Tengan temor de Dios, y que los creyentes solo se encomienden a Dios
Rusça
О те, которые уверовали! Помните о милости, которую Аллах оказал вам, когда люди вознамерились протянуть к вам свои руки, но Он убрал от вас их руки. Бойтесь Аллаха, и пусть на Аллаха уповают верующие
Endonezce
Wahai orang-orang yang beriman! Ingatlah nikmat Allah (yang diberikan) kepadamu, ketika suatu kaum bermaksud hendak menyerangmu dengan tangannya, lalu Allah menahan tangan mereka dari kamu. Dan bertakwalah kepada Allah, dan hanya kepada Allahlah hendaknya orang-orang beriman itu bertawakal
Bengalce
হে মুমিনগণ, তোমাদের প্রতি আল্লাহর অনুগ্রহ স্মরণ কর, যখন এক সম্প্রদায় তোমাদের দিকে স্বীয় হস্ত প্রসারিত করতে সচেষ্ট হয়েছিল, তখন তিনি তাদের হস্ত তোমাদের থেকে প্রতিহত করে দিলেন। আল্লাহকে ভয় কর এবং মুমিনদের আল্লাহর উপরই ভরসা করা উচিত।
Çince
信道的人们啊!你们当铭记安拉所赐你们的恩典。当时有一伙人欲对你们施展武力,但安拉为你们抵御他们的武力;你们当敬畏安拉。教信士们只托靠安拉。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey iman edenler! Allah'ın sizlere vermiş olduğu emniyet ve güven nimetini, kalpleriniz ve dilleriniz ile zikredin/anın. Düşmanlarınızın sizlere şiddetle saldırmak, kırıp geçirmek için ellerini sizlere uzatmak istediklerinde Allah kalplerine korku salarak onları sizden uzaklaştırdı ve sizi de onlara karşı korudu. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Müminler dinî ve dünyevi menfaatlerini elde etmek için yalnız Allah'a güvensinler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
11- Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size ellerini uzatmak istemişti de onların ellerini sizden geri çekmişti. Allah’tan korkup sakının. Mü’minler, ancak Allah’a tevekkül etsinler. 11. Yüce Allah mü’minlere büyük nimetlerini hatırlatmakta ve bu nimetleri hem kalpleri ile hem de dilleri ile anmaya teşvik etmektedir. Onlar, düşmanlarını öldürmüş olmayı, mallarını ve ülkelerini almayı, onları esir etmeyi bir nimet olarak değerlendirdikleri gibi aynı şekilde Allah'ın, düşmanların onlara uzanan ellerini tutmasını, hile ve tuzaklarını başlarına geçirmesini de Allah’ın üzerlerindeki bir nimeti olarak saymalıdırlar. Çünkü düşmanlar bir iş yapmak ister, bunu yapabileceklerini zannederler de mü’minlere yapmak istedilerini gerçekleştiremezlerse işte bu, Allah’ın mü’min kullarına bir yardımıdır. Mü’minlerin bundan dolayı Allah’a şükretmeleri, O’na ibadet etmeleri ve O’nu anmaları gerekir. Bu ise kâfir, münafık ve haddi aşan herhangi bir kimsenin mü’minlere bir kötülük yapmak isteyip de Allah’ın onun müslümanlara vermek istediği kötülüğü alıkoyması şeklindeki bütün halleri kapsar ve bütün bu haller bu âyetin kapsamına girer. Daha sonra Yüce Allah hem düşmanlarına karşı zafer kazanmak için hem de diğer bütün hallerinde kendisi ile Allah’ın yardımını isteyebilecekleri bir hususu emrederek:“Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler” buyurmaktadır. Yani dini ve dünyevi maslahatlarını elde etmekte O’na güvenmelidirler. Kendi güç ve imkânlarından uzaklaşarak, arzu ettikleri şeyleri ele geçirmek için Yüce Allah’a dayanmalıdırlar. Kulun tevvekkülü imanı ile orantılıdır. Tevekkül ise kalbin, ittifakla kabul edilmiş görevleri arasında yer alır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müfessirler bu âyetin nüzûl sebebi olarak birçok olaydan söz etmişlerse de İbn Âşûr bunları tatmin edici bulmamakta ve âyetin Hendek Savaşı hakkında inmiş olan Ahzâb sûresinin 9. âyetine benzediğini ileri sürerek burada Hendek Savaşı’nın hatırlatıldığını ifade etmektedir. Orada şöyle buyurulmuştur: “Ey iman edenler! Allah’ın size şu lutfunu hatırlayın: Üzerinize düşman ordusu gelmişti de onların üzerine şiddetli bir fırtına ve göremediğiniz bir ordu göndermiştik. Allah bütün yaptıklarınızı görmekte idi.” Hicretin 5. yılında Mekkeliler yanlarına bazı Arap kabilelerini de alarak müslümanları imha etmek amacıyla Medine’ye saldırdılar. Saldırıyı önceden haber alan Hz. Peygamber Medine’yi savunmak için düşmanın girebileceği yerlerde şehrin çevresine hendekler kazdırdı. Kuşatma yaklaşık bir ay sürdü, sonunda –âyette belirtildiği üzere– Allah’ın yardımı ulaştı, Hz. Peygamber ve ashabının uyguladıkları savaş taktikleri düşmanın bölünmesini ve birbirlerine olan güvenlerini yitirmelerini sağladı. Ayrıca şiddetli fırtına, yağmur ve yüce Allah’ın diğer yardımları neticesinde düşman çekilip gitti. Böylece savaş, müslümanların zaferiyle sonuçlanmış oldu. İbn Âşûr, âyette bu olaya işaret edildiğini belirtmektedir (VI, 137).
Mâide Suresi 11. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey iman edenler! Allah'ın sizlere vermiş olduğu emniyet ve güven nimetini, kalpleriniz ve dilleriniz ile zikredin/anın. Düşmanlarınızın sizlere şiddetle saldırmak, kırıp geçirmek için ellerini sizlere uzatmak istediklerinde Allah kalplerine korku salarak onları sizden uzaklaştırdı ve sizi de onlara karşı korudu. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Müminler dinî ve dünyevi menfaatlerini elde etmek için yalnız Allah'a güvensinler.