Önceki ayet· 5:8Sonraki ayet· 5:10

Mâide Suresi 9. Ayet· 5:9

↗ Mâide suresi
Medeni
وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغۡفِرَةٞ وَأَجۡرٌ عَظِيمٞ
Allah, inananlara ve yararlı işler işleyenlere mağfiret ve büyük ecir olduğunu vadetmiştir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah, inananlara ve yararlı işler işleyenlere mağfiret ve büyük ecir olduğunu vadetmiştir
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, iman edenlere ve salih amel işleyenlere şöyle vaad etmiştir: Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah, inanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlara vaatte bulunmuştur: Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Süleyman Ateşen ayrışan
Allah, inanıp iyi işler yapanlara va'detmiştir: Bağışlama ve büyük mükafat onlarındır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
Allah has promised those who believe and do righteous deeds [that] for them there is forgiveness and great reward
Fransızca
Allah a promis à ceux qui croient et font de bonnes œuvres qu'il y aura pour eux un pardon et une énorme récompense
İspanyolca
A los creyentes que obren correctamente Dios les ha prometido el perdón [de sus pecados] y una recompensa generosa
Rusça
Аллах обещал тем, которые уверовали и совершали праведные деяния, прощение и великую награду
Endonezce
Allah telah menjanjikan kepada orang-orang yang beriman dan beramal saleh, (bahwa) mereka akan mendapat ampunan dan pahala yang besar
Bengalce
যারা বিশ্বাস স্থাপন করে, এবং সৎকর্ম সম্পাদন করে, আল্লাহ তা˦#2503;দরকে ক্ষমা ও মহান প্রতিদানের প্রতিশ্রুতি দিয়েছেন।
Çince
信道而且行善的人,安拉应许他们得享赦宥和重大的报酬。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah -vermiş olduğu sözü hiç değiştirmeyen- Allah'a ve resullerine iman edip salih amel işleyenlerin günahlarını bağışlayacağını ve onlara büyük mükâfat olan cennete girmelerini vadetmiştir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
9- Allah, iman edip salih ameller işleyenlere:“Onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır” diye vaad etmiştir. 10- Kâfir olup da âyetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar da cehennem ehlidir. 9. Vaadinden asla caymayan ve söz verenlerin en doğru sözlüsü olan “Allah”, kendisine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe “iman edip” farz ve müstehab türünden “salih ameller işleyenlere” günahlarını affetmek ve cezalarını da bağışlamak sureti ile mağfiret edeceğini ve Yüce Allah’tan başka hiçbir kimsenin bilmediği büyük bir ecir ve mükâfat vereceğini vaadetmiştir. “Onlar için, o işlediklerine mükâfat olmak üzere gözleri aydınlatan ne nimetler saklandığını hiç kimse bilmez.”(es-Secde, 32/17) 10. “Kâfir olup da” apaçık hakka delâlet eden “âyetlerimizi” hakikat apaçık ortaya çıktıktan sonra “yalanlayanlara gelince işte onlar da cehennem ehlidir.” Bir arkadaşın arkadaşından ayrılmadığı gibi oradan hiç ayrılmaz ve hep orada kalırlar.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Burada İslâm’ın sosyal, hukukî ve ahlâkî amaçlarının önemli bir kısmı özetlenmektedir. “Ferdî ve sosyal yapıda dirlik ve düzenliği, hakkaniyet ve eşitlik esaslarına uygun şekilde davranmayı sağlayan ahlâkî erdem” anlamına gelen adalet, sosyal hayatın en önemli denge unsuru ve teminatıdır. Bu sebeple Allah Teâlâ müminlere adaletle şahitlik etmelerini, herhangi bir topluma karşı besledikleri öfke yüzünden onlar hakkında adaletten ayrılmamalarını emretmiştir. Âyet-i kerîme, insanların Allah katında en üstün değer olan takvâ (Hucurât 49/13) faziletine erebilmeleri için adaletli olmaları ve düşmanları hakkında kalplerinde besledikleri öfkenin onlara karşı haksızlık yapmalarına sebep olmaması gerektiğini bildirmektedir. Müminler, haksızlığı ortadan kaldırarak yerine hakkı ve adaleti getirmek, bu husustaki faaliyetlere katkıda bulunmakla mükelleftirler. Kur’an’ın ana maksatlarından biri de adalet ilkesine dayalı ve hukuka güvenin hissedildiği bir sosyal düzen kurmaktır (adalet hakkında bilgi için ayrıca bk. Nisâ 4/58; A‘râf 7/159, 181; Nahl 16/90). Âyet-i kerîmenin, müminlere, düşman topluluklara dahi adaletle muamele etmeyi emretmesi, ayrıca bu davranışın takvâ erdemiyle bağlantılı olduğunu vurgulaması son derece dikkat çekicidir.
Mâide Suresi 9. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah -vermiş olduğu sözü hiç değiştirmeyen- Allah'a ve resullerine iman edip salih amel işleyenlerin günahlarını bağışlayacağını ve onlara büyük mükâfat olan cennete girmelerini vadetmiştir.