Peş peşe sıralanan peygamber anlatıları, Hûd suresinin omurgasını oluşturur. Sure adını, Âd kavmine gönderilen ve kıssası bu metinde anlatılan peygamber Hûd'dan alır. Mekke döneminde inen 123 ayetlik sure, nüzul sırasında 52. sıradadır.
Anlatıların en genişi Nûh'a ayrılmıştır; onun kavmini uzun süre uyarması, geminin yapımı, tûfan ve kurtuluş yirmi iki ayette işlenir. Ardından Hûd, Sâlih, İbrâhim, Lût ve Şuayb ile ilgili bölümler gelir. Bu anlatılar birbirinin tekrarı gibi görünse de sure onları ortak bir kalıp üzerinden kurar: bir uyarıcının gelişi, yalnızca Allah'a kulluk çağrısı, ileri gelenlerin reddi, tanınan süre ve sonunda gelen azap. Böylece peygamberlerin yalanlanması ile ilahî cezanın gelişi tek bir örüntü hâlinde okunur; araya giren bağışlanma dileme ve rahmet vurguları ise bu örüntünün tek yönlü olmadığını gösterir.
Dokusu bakımından sure, kısa ve ritmik ayetlerden çok akıcı bir anlatı diline yakındır; diyaloglar geniş yer tutar, peygamber ile kavmi arasındaki karşılıklı konuşmalar sahne sahne aktarılır. Açılışta kitabın sağlamlaştırılmış ve açıklanmış oluşuna dair bir bildirim, kapanışta ise gaybın Allah'a ait olduğu ve sonucun beklenmesi gerektiği yönünde bir hatırlatma yer alır. Anlatı bölümlerinin arasına serpiştirilen kısa yorum cümleleri, metni her seferinde aynı sonuca bağlar. Allah'ın ilmi ve rahmeti, bu sonuçların ortak dayanağı olarak tekrar tekrar anılır.
Hûd suresi 123 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 52).
Bu sayfada Hûd suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.