Elif lam ra. (Bu,) bir Kitaptır ki, hikmet sahibi, herşeyden haberi olan (Allah) tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve güzelce açıklanmıştır.
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Elif lam ra. (Bu,) bir Kitaptır ki, hikmet sahibi, herşeyden haberi olan (Allah) tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve güzelce açıklanmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
ElifLâmRâ. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri muhkem kılınmış, sonra da herşeyden haberdar olan hikmet sahibi Allah tarafından âyetleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Elif, Lâm, Râ. Hakîm ve Habîr olandan bir kitaptır ki bu, ayetleri önce muhkem kılınmış, sonra ayrıntılı hale getirilmiştir.
Süleyman Ateş
Elif lam ra. (Bu,) bir Kitaptır ki, hikmet sahibi, herşeyden haberi olan (Allah) tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve güzelce açıklanmıştır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.7%
İngilizce
Alif, Lam, Ra. [This is] a Book whose verses are perfected and then presented in detail from [one who is] Wise and Acquainted
Fransızca
Alif, Lâm, Râ. C'est un Livre dont les versets sont parfaits en style et en sens, émanant d'un Sage, Parfaitement Connaisseur
İspanyolca
Álif. Lam. Ra’. [El Corán] es un Libro cuyos versículos han sido perfeccionados y explicados detalladamente por el Sabio, el Conocedor
Rusça
Алиф. Лам. Ра. Это - Писание, аяты которого ясно изложены, а затем разъяснены Мудрым, Ведающим
Endonezce
Alif lām Rā`. (Inilah) Kitab yang ayat-ayatnya disusun dengan rapi kemudian dijelaskan secara terperinci,393) (yang diturunkan) dari sisi (Allah) Yang Mahabijaksana, Mahateliti
Bengalce
আলিফ, লা-ম, রা; এটি এমন এক কিতাব, যার আয়াত সমূহ সুপ্রতিষ্ঠিত অতঃপর সবিস্তারে বর্ণিত এক মহাজ্ঞানী, সর্বজ্ঞ সত্তার পক্ষ হতে।
Elif, Lâm, Râ: Bu harfler ile alakalı açıklama daha önce Bakara suresinde geçmişti. Kur'ân, nazım ve anlam olarak ayetleri sağlam ve muhkem kılınmış bir kitaptır. Bu kitapta hiçbir hata ve eksiklik göremezsin. Sonra bu kitapta; idare etmesinde, düzenlemesinde ve şeriat kılmasında hikmet sahibi olan, kullarının her halinden hakkıyla haberdar olan ve kullarının ne ile ıslah olacaklarını bilen Allah -Subhânehu ve Teâlâ- tarafından helal, haram, emirler ve yasaklar, va'd (müjde), vaîd (tehdit ve azap), kıssalar ve diğer şeyler açıklanmıştır.
1- Elif, Lâm, Râ. Bu, Hakîm ve Habîr olan Allah tarafından âyetleri sağlamlaştırılmış sonra da geniş geniş açıklanmış bir kitaptır. 2- Allah’tan başkasına ibadet etmeyesiniz diye (indirilmiştir). Şüphesiz ben de O’nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeciyim. 3- Bir de Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tevbe edin ki O, belirli bir süreye kadar sizi güzel bir şekilde faydalandırsın ve her fazilet sahibine kendi lütfundan versin. Eğer yüz çevirirseniz ben, sizin için büyük bir günün azâbından korkarım. 4- Dönüşünüz ancak Allah’adır. O, her şeye gücü yetendir.
(Mekke’de inmiştir, 123 âyettir)
1. Yüce Allah şöyle buyuruyor: Bu, “Hakîm” yani her şeyi yerli yerince koyan, olmaları gereken yerlere yerleştiren, hikmetinin gereği olmayan hiçbir emir vermeyen, hiçbir yasak koymayan “ve Habîr” yani gizli ve açık her şeyden haberdar “olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış” yani oldukça sağlam ve güzel, haberleri doğru, emir ve yasakları adaletli, sözleri fasih, anlamları müthiş “sonra da geniş geniş açıklanmış” yani açıklamanın en üstün seviyesinde, iyice açıklanmış, başkalarından ayırt edici özellikleri ile farklı, büyük ve oldukça şerefli “bir kitaptır.” Bu Kitabı sağlamlaştıran, onu geniş geniş açıklayan, hikmeti sonsuz ve her şeyden haberdar Allah olduğuna göre artık bu Kitabın azameti, celâli, kemal derecesindeki hikmeti ve geniş rahmeti hakkında ne söylenebilir?
2. Yüce Allah, bu Kitabı “Allah’tan başkasına ibadet etmeyesiniz diye” indirmiştir. Yani dini bütünü ile yalnızca Allah’a halis kılmanız ve yaratılmışlardan hiçbir kimseyi O’na ortak koşmamanız için indirilmiştir. Ey insanlar! “Şüphesiz ben de O’nun tarafından size (gönderilmiş)” yani Rabbiniz olan Allah tarafından, günah işleme cesaretini gösterenlere, dünyadaki ve âhiretteki cezaları bildiren “bir uyarıcı ve” Allah’a itaat eden kimselere de dünya ve âhiret mükâfatını bildiren “bir müjdeciyim.”
3. “Bir de” işlemiş olduğunuz günahlardan dolayı “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra” ömrünüzün geri kalan bölümünde de Allah’ın hoşuna gitmeyen şeylerden, O’nun hoşlanacağı ve razı olacağı şeylere dönüp yönelmek suretiyle “O’na tevbe edin ki” bu tevbe ve mağfiret dilemenin bir sonucu olarak “O, belirli bir süreye kadar” ölüm vakti gelene kadar “sizi güzel bir şekilde faydalandırsın.” Yani size faydalanacağınız rızıklar ihsan etsin “ve” aranızdan “her fazilet sahibine kendi lütfundan versin.” Yani iyilik ve ihsan sahibi kimseler için lütuf ve ihsanından o iyiliklerine bir mükâfat olmak üzere sevdikleri şeyleri gerçekleştirsin, hoşlanmadıkları şeyleri bertaraf etsin ve böylelikle bağışta bulunsun. “Eğer” sizi davet ettiğim şeyden “yüz çevirirseniz” kabul etmeyip başka tarafa yönelecek ve belki de O’nu yalanlayacak olursanız “ben sizin için büyük bir günün azâbından korkarım.” Bu, Yüce Allah’ın öncekileri de sonrakileri de bir araya getireceği Kıyamet günüdür.
4. Ki o günde amellerinizin karşılıklarını hayır ise hayırla, şer ise şerle vermek üzere “dönüşünüz ancak Allah’adır. O her şeye gücü yetendir.” Bu son cümle, Yüce Allah’ın ölenleri dirilteceğine bir delil niteliği taşımaktadır. Zira O, her şeye gücü yetendir ki bu şeylerden birisi de ölüleri diriltmektir. Ayrıca Yüce Allah bunu gerçekleştireceğini ve buna kâdir olduğunu haber vermektedir ki O, sözü en doğru olandır. O halde bunun, hem aklen, hem naklen meydana gelmesi kaçınılmazdır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bazı sûrelerin başında bulunan “elif-lâm-râ” ve benzeri harflere “hurûf-ı mukattaa” adı verilmektedir (bu harfler hakkında bilgi için bk. Bakara 2/1).
Âyet, bu kitabın yani Kur’an-ı Kerîm’in herhangi bir insan tarafından ortaya konmuş bir eser olmadığını, bilâkis hikmetiyle her şeyi yerli yerince yapan ve ilmiyle her şeyden haberdar olan yüce Allah tarafından sağlam bir şekilde tanzim edilmiş ve açıklanmış bir kitap olduğunu ifade etmektedir. Âyetlerin sağlam kılınmasından maksat, onların hem lafız hem de anlam bakımından bozukluk, eksiklik, noksanlık ve çelişkiden uzak olmasıdır. Kur’an-ı Kerîm gerek lafız gerekse anlam bakımından Arap dili ve edebiyatının şaheseri olup benzerini getirmeleri için insanlığa meydan okuduğu halde nüzûlünden günümüze kadar benzeri ortaya konamamış; hiçbir kimse ikna edici bir delil göstererek onun ifadelerinde bozukluk veya çelişki bulunduğunu söyleyememiştir (bu konuda bilgi için bk. Bakara 2/23; Yûnus 10/38).
Bir görüşe göre âyetlerin sağlam kılınmasından maksat, onların başka bir kitap tarafından neshedilmemiş (hükmü değiştirilmemiş, kaldırılmamış) olmasıdır. Buna karşılık Tevrat, İncil ve benzeri ilâhî kitaplardan, önce inmiş olanın birçok hükmü bir sonrakiyle neshedildiği gibi Kur’an ile de neshedilmiştir.
Âyetlerin “açıklanmış” olması müfessirler tarafından başlıca üç şekilde yorumlanmıştır: ☼a) Kur’an’ın sûrelere, sûrelerin âyetlere; âyetlerin de emir, nehiy, helâl, haram, sevap, günah, ceza ve benzeri çeşitli alanlarla ilgili hükümleri, öğüt, kıssa, haber, vaad ve uyarıları kapsayan içeriklere ayrılmış olması; Allah’ın varlığı ve birliği, peygamberlik, öldükten sonra dirilip Allah huzurunda toplanılacağına dair delilleri ihtiva etmesi;
☼b) Kur’an âyetlerinde insanların dünya ve âhiret hayatlarında muhtaç oldukları şeylerin, helâl ve haramların ana hatlarıyla veya yerine göre ayrıntılı olarak açıklanmış olması; ☼c) Kur’an âyetlerinin yirmi üç yılda ihtiyaçlara göre parça parça inmiş olması (geniş bilgi için bk. Şevkânî, II, 545; Elmalılı, IV, 2751).
Elif, Lâm, Râ: Bu harfler ile alakalı açıklama daha önce Bakara suresinde geçmişti. Kur'ân, nazım ve anlam olarak ayetleri sağlam ve muhkem kılınmış bir kitaptır. Bu kitapta hiçbir hata ve eksiklik göremezsin. Sonra bu kitapta; idare etmesinde, düzenlemesinde ve şeriat kılmasında hikmet sahibi olan, kullarının her halinden hakkıyla haberdar olan ve kullarının ne ile ıslah olacaklarını bilen Allah -Subhânehu ve Teâlâ- tarafından helal, haram, emirler ve yasaklar, va'd (müjde), vaîd (tehdit ve azap), kıssalar ve diğer şeyler açıklanmıştır.