Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır kimse ile gören ve işiten kimsenin durumuna benzer. Durumları hiç eşit olabilir mi? İbret almıyor musunuz
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır kimse ile gören ve işiten kimsenin durumuna benzer. Durumları hiç eşit olabilir mi? İbret almıyor musunuz
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu iki ayrı grubun meseli, kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Bunlar hiç eşit olabilirler mi? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Bu iki topluluğun durumu körle sağır, görenle işiten farkına benzer. Örnek olarak bu ikisi bir olur mu? Hâlâ düşünüp taşınıyor musunuz?
Süleyman Ateş
Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Bunlar bir olur mu hiç? Hala ibret almaz mısınız?
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.3%
İngilizce
The example of the two parties is like the blind and deaf, and the seeing and hearing. Are they equal in comparison? Then, will you not remember
Fransızca
Les deux groupes ressemblent, l'un à l'aveugle et au sourd, l'autre à celui qui voit et qui entend. Les deux sont-ils comparativement égaux? Ne vous souvenez-vous pas
İspanyolca
El parecido de ambos grupos es como el que tienen uno ciego y sordo con aquel que ve y oye. ¿Pueden compararse? ¿Es que no van a recapacitar
Rusça
Эти две группы подобны слепому и глухому и зрячему и слышащему. Разве можно их сравнить друг с другом? Неужели вы не помяните назидание
Endonezce
Perumpamaan kedua golongan (orang kafir dan mukmin), seperti orang buta dan tuli dengan orang yang dapat melihat dan dapat mendengar. Samakah kedua golongan itu? Maka tidakkah kamu mengambil pelajaran
Bengalce
উভয় পক্ষের দৃষ্টান্ত হচ্ছে যেমন অন্ধ ও বধির এবং যে দেখতে পায় ও শুনতে পায় উভয়ের অবস্থা কি এক সমান? তবুও তোমরা কি ভেবে দেখ না
Bu iki zümrenin (Müminlerle kâfirlerin) durumu, görmeyen kör ve işitmeyen sağır gibidir. Zira kâfirlerin durumu böyledir. Onlar; işiten ve gören kimse gibi, hakkı kabul etmek için dinlemez, kendilerine fayda verecek şekilde bakıp, görmezler. İşte bunların durumu ile görmenin ve işitmenin kendilerinde bir araya geldiği Müminlerin durumu bir olur mu? Bu iki zümrenin hali ve sıfatı hiç aynı olur mu? Asla bir olmazlar. Bunların eşit olmayacağı hususunda hâlâ (düşünüp) ibret almıyor musunuz?
23- İman edip salih ameller işleyenler ve Rablerine tevazu ile boyun eğenler, işte onlar cennetlik olanlardır ve onlar orada ebediyen kalacaklardır. 24- Bu iki zümrenin hali, kör ve sağır kimse ile gören ve işiten kimsenin haline benzer. Hiç bunların hali, eşit olur mı? Artık düşünmeyecek misiniz?
23. “İman edip” yani kalpleri ile Allah’ın iman edilmesini emrettiği dinin esas ve kaidelerini tasdik ve itiraf edip “salih ameller işleyenler” yani hem kalbin amellerini, hem azaların amellerini, hem de dilin sözlerini kapsayan iyi ve güzel amellerde bulunanlar “ve Rablerine tevazu ile boyun eğenler” O’nun azameti önünde boyun eğen, hakimiyeti önünde zilletlerini arz eden, O’na muhabbet ile O’ndan korkarak, O’ndan umarak, O’na yalvarıp yakararak O’na yönelenler; “işte onlar” bu sıfatları taşıyanlar, “cennetlik olanlardır ve onlar orada ebediyen kalacaklardır.” Çünkü onlar, ne kadar hayır varsa hepsini yerine getirmiş ve ne kadar iyilik varsa mutlaka ona çabucak koşmuşlardır.
24. “Bu iki zümrenin” bedbahtlar ile bahtiyarlar topluluğunun “hali, kör ve sağır kimse” bu, bedbahtların haline örnektir “ile gören ve işiten kimsenin” bu da bahtiyarların halinin örneğidir, “haline benzer. Hiç bunların hali eşit olur mu?” Hayır, eşit olmazlar. Aksine aralarında anlatılamayacak kadar büyük farklar vardır. “Artık düşünmeyecek misiniz?” Yani size faydalı olacak amelleri düşünüp de onları işlemeyecek misiniz? Size zarar verecek amelleri düşünüp de onlardan vazgeçmeyecek misiniz?
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kâfirlerin durumu görme ve işitme duyularından mahrum kimselerin, müminlerin durumu da gören ve işiten kimselerin durumuna benzetilmektedir. Bunlar gerçekleri görme, işitme, anlama, kabullenme ve faydalanma hususunda eşit olamayacakları gibi gerek Kur’an’dan gerekse evrendeki kevnî âyetlerden faydalanma, ibret alma ve doğru yolu bulma hususunda da eşit değillerdir.
Bu iki zümrenin (Müminlerle kâfirlerin) durumu, görmeyen kör ve işitmeyen sağır gibidir. Zira kâfirlerin durumu böyledir. Onlar; işiten ve gören kimse gibi, hakkı kabul etmek için dinlemez, kendilerine fayda verecek şekilde bakıp, görmezler. İşte bunların durumu ile görmenin ve işitmenin kendilerinde bir araya geldiği Müminlerin durumu bir olur mu? Bu iki zümrenin hali ve sıfatı hiç aynı olur mu? Asla bir olmazlar. Bunların eşit olmayacağı hususunda hâlâ (düşünüp) ibret almıyor musunuz?