Yalnız Rabbinin acıdıkları (bu ihtilafın dışında kalmışlardır). Zaten (Allah) onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin: "Andolsun, ben cehennemi hep cinlerden ve insanlardan bir kısmıyle dolduracağım!" sözü tam yerine gelmiştir.
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Yalnız Rabbinin acıdıkları (bu ihtilafın dışında kalmışlardır). Zaten (Allah) onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin: "Andolsun, ben cehennemi hep cinlerden ve insanlardan bir kısmıyle dolduracağım!" sözü tam yerine gelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Ancak Rabbinin rahmetle yarlığadığı kimseler başka. Onun içindir ki, onları yarattı. Ve Rabbinin "Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım" sözü böylece tamam oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinin rahmet ettikleri müstesna. O, onları işte bunun için yaratmıştır. Rabbinin, "Yemin olsun ben cehennemi, tümden insanlar ve cinlerle dolduracağım!" sözü tamamlanacaktır.
Süleyman Ateş
Yalnız Rabbinin acıdıkları (bu ihtilafın dışında kalmışlardır). Zaten (Allah) onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin: "Andolsun, ben cehennemi hep cinlerden ve insanlardan bir kısmıyle dolduracağım!" sözü tam yerine gelmiştir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.1%
İngilizce
Except whom your Lord has given mercy, and for that He created them. But the word of your Lord is to be fulfilled that, "I will surely fill Hell with jinn and men all together
Fransızca
sauf ceux à qui ton Seigneur a accordé miséricorde. C'est pour cela qu'Il les a créés. Et la parole de ton Seigneur s'accomplit: «Très certainement, Je remplirai l'Enfer de djinns et d'hommes, tous ensemble»
İspanyolca
excepto aquellos de quienes tu Señor tuvo misericordia [porque siguieron la guía], y con ese objetivo Dios los creó. Pero ha de cumplirse la palabra de tu Señor: "Llenaré el Infierno de yinnes y de seres humanos [que rechacen a los Profetas]
Rusça
за исключением тех, над кем смилостивился твой Господь. Он сотворил их для этого. Исполнится Слово твоего Господа: «Я непременно заполню Геенну джиннами и людьми - всеми вместе»
Endonezce
kecuali orang yang diberi rahmat oleh Tuhanmu. Dan untuk itulah Allah menciptakan mereka. Kalimat (keputusan) Tuhanmu telah tetap, "Aku pasti akan memenuhi neraka Jahanam dengan jin dan manusia (yang durhaka) semuanya
Bengalce
তোমার পালনকর্তা যাদের উপর রহমত করেছেন, তারা ব্যতীত সবাই চিরদিন মতভেদ করতেই থাকবে এবং এজন্যই তাদেরকে সৃষ্টি করেছেন। আর তোমার আল্লাহর কথাই পূর্ণ হল যে, অবশ্যই আমি জাহান্নামকে জ্বিন ও মানুষ দ্বারা একযোগে ভর্তি করব।
Yalnız Allah'ın rahmeti ile hidayete muvaffak kıldığı kimseler bunun dışındadır. Onlar, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı birlemek hususunda asla ihtilaf etmezler. Bunun içindir ki imtihan; onları yaratmasındaki farklılıktadır. Onlardan kimi bedbahttır, kimi ise mutludur. -Ey Peygamber!- Rabbinin, ezelde cehennemi şeytana tabi olan cinler ve insanlar ile dolduracağına dair sözü gerçekleşmiş oldu.
118- Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir ümmet yapardı. Ne var ki onlar, hâlâ ihtilaf edip durmaktalar. 119- Ancak Rabbinin rahmet ettikleri müstesnâdır. Zaten O, onları bunun için yaratmıştır. Böylece Rabbinin:“Andolsun ki ben, cehennemi cin ve insanlarla dolduracağım” sözü de tam olarak gerçekleşecektir.
118. “Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir ümmet yapardı.” Yüce Allah, eğer dilemiş olsaydı bütün insanları İslâm dini üzere tek bir ümmet haline getirebileceğini haber vermektedir. Çünkü O’nun meşîeti sınır tanımaz ve hiçbir şey O’nun için imkânsız değildir. Ancak O’nun hikmeti gereği onlar ihtilafı sürdürürler. Sırat-ı Müstakîme muhalefet ederler, cehenneme ulaştıran yollara uyarlar. Herkes, kendi söylediğinin hak olduğu ve başkasının sözlerinin ise sapıklık olduğu görüşünde ısrar ederler.
119. “Ancak Rabbinin rahmet ettikleri” kendilerine rahmetinin eseri olarak hak ilmin izinden gitmeyi ve onun gereğince amel etmeyi ihsan ettiği ve onun üzerinde ittifak etmelerini sağlayarak hidâyet verdiği kimseler bundan “müstesnadır.” İşte bunların mutlu ve bahtiyar kimseler olmaları takdir edilmiş, Rabbânî inâyet onlara yetişmiş, ilâhi tevfik de onlara ulaşmıştır. Onların dışında kalanlar ise ilâhi yardıma mazhar olamamış ve kendi hallerine bırakılmış kimselerdir. “Zaten onları bunun için yaratmıştır.” Yani O’nun hikmeti, onların; mutlu olanlar, bedbaht olanlar, ittifak edenler, ayrılığa düşenler, Allah’ın hidâyet verdikleri, üzerlerine sapıklık hak olanlar olmak üzere farklı gruplara ayrılmalarını gerektirmiştir. Ta ki kullar, O’nun adaletini ve hikmetini açıkça görebilsinler, insanların tabiatlarında gizli bulunan hayır ve şer ortaya çıksın, imtihan ve sınama olmaksızın yerine gelmesi ve tamama ermesi mümkün olmayan cihad ve ibadet pazarları kurulsun. Diğer taraftan “Rabbinin: Andolsun ki ben cehennemi cin ve insanlarla dolduracağım, sözü de tam olarak gerçekleşecektir.” O bakımdan cehenneme layık olacak kimselerin ortaya çıkması ve cehenneme götürecek amelleri işlemeleri kaçınılmaz bir şeydir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnanç, düşünce, tercih farkı insanın fıtratına, yaratılıştan gelen nitelik ve özelliklerine bağlıdır. Bu fark kültür ve marifet zenginliğini, toplumun çeşitli ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamıştır. Bu arada farklı inanç gruplarının (ümmetler) oluşmasına da sebep olmuştur. İnsanoğlu bu niteliklerden yoksun yaratılsaydı doğru ile eğri arasında seçim yapma ve hayatına ahlâkî bir anlam, mânevî bir boyut kazandırma imkânı veren serbest irade ve seçme özgürlüğünden de yoksun kalırdı. Oysa onu diğer canlılardan ayıran bu niteliklerdir. Allah insanoğlunu seçme ve tercih etme yetenekleriyle donatılmış olarak yaratmış, cennet ve cehennemin yollarını açık bırakmıştır. İnsan ancak özgür iradesiyle tercihine ve bu yöndeki gayretine göre bunlardan birine girmeye hak kazanacaktır; Allah’ın verdiği akıl nimetini iyi kullanan ve O’nun merhameti gereği lutfedip gösterdiği doğru yolu tercih edenler cennete, Allah’ın gösterdiği doğru yolu tanımayan, nefsine ve şeytana uyup eğri yolu tercih eden ve bu yolda ısrar edenler ise cehenneme gireceklerdir. İşte 119. âyette “Andolsun ki cehennemi hem insanlar hem cinlerle dolduracağım” meâlindeki cümlede kastedilenler bunlardır (ümmet hakkında bilgi için bk. Bakara 2/128, 134, 141, 213).
Yalnız Allah'ın rahmeti ile hidayete muvaffak kıldığı kimseler bunun dışındadır. Onlar, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı birlemek hususunda asla ihtilaf etmezler. Bunun içindir ki imtihan; onları yaratmasındaki farklılıktadır. Onlardan kimi bedbahttır, kimi ise mutludur. -Ey Peygamber!- Rabbinin, ezelde cehennemi şeytana tabi olan cinler ve insanlar ile dolduracağına dair sözü gerçekleşmiş oldu.