Önceki ayet· 11:120Sonraki ayet· 11:122

Hûd Suresi 121. Ayet· 11:121

↗ Hûd suresi
Mekki
وَقُل لِّلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنَّا عَٰمِلُونَ
İnanmayanlara de: "Olduğunuz yerde yapacağınızı yapın, biz de yapıyoruz!"
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
İnanmayanlara de: "Olduğunuz yerde yapacağınızı yapın, biz de yapıyoruz!"
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
İmana gelmeyen o kâfirlere de ki: "Elinizden geleni geri koymayın! Biz de yapacağımızı yapacağız."
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
İnanmayanlara de ki: "Yapabildiğinizi yapın, biz de işimizi yapıyoruz."
Süleyman Ateş
İnanmayanlara de: "Olduğunuz yerde yapacağınızı yapın, biz de yapıyoruz!"
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
And say to those who do not believe, "Work according to your position; indeed, we are working
Fransızca
Et dis à ceux qui ne croient pas: «Oeuvrez autant que vous pouvez. Nous aussi, nous œuvrons
İspanyolca
Diles [¡Oh, Mujámmad!] a quienes no creen: "Obren a su manera, que nosotros lo haremos a la nuestra [según los preceptos del Islam]
Rusça
Скажи тем, которые не веруют: «Действуйте по своему усмотрению, и мы тоже будем действовать
Endonezce
Dan katakanlah (Muhammad) kepada orang yang tidak beriman, "Berbuatlah menurut kedudukanmu, kami pun benar-benar akan berbuat
Bengalce
আর যারা ঈমান আনে না, তাদেরকে বলে দাও যে, তোমরা নিজ নিজ অবস্থায় কাজ করে যাও আমরাও কাজ করে যাই।
Çince
你对不信道的人说:“你们按你们的方式而工作把!我们确是(按我们的方式)而工作的!
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Allah'a iman etmeyenlere ve O'nu birlemeyenlere de ki; haktan yüz çevirmek ve haktan alıkoymak üzerine kendi yolunuz üzerinde amel edin! Şüphesiz bizler de üzerinde bulunmuş olduğumuz yolda sebat ederek, bu yola davet edecek, bu yol üzerinde sabrederek amel edeceğiz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
120- Peygamberlerin haberlerinden kendisi ile kalbine sebat vereceğimiz her bir kıssayı sana anlatıyoruz. Burada da sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve bir hatırlatma gelmiştir. 121- İman etmeyenlere de ki:“Kendi yolunuzca yapacağınızı yapın, biz de yapıyoruz.” 122- “Bekleyin, biz de bekliyoruz.” 123- Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. İşlerin hepsi O’na döndürülür. Öyleyse O’na ibadet et ve O’na güvenip dayan. Rabbin, yaptıklarınızdan asla habersiz değildir. 120. Bu sûrede birtakım peygamberlerin haberleri söz konusu edildiğinden dolayı Yüce Allah, bunun hikmetini belirterek şöyle buyurmaktadır:“Peygamberlerin haberlerinden kendisi ile kalbine sebat vereceğimiz her bir kıssayı sana anlatıyoruz.” Kalbin mutmain olsun, sebat bulsun ve sen de peygamberler arasından azim sahibi olanların sabrettiği gibi sabredesin, diye anlatıyoruz. Çünkü insanlar, başkalarını örnek almakla ünsiyet bulur, amellerde bulunmak için gayrete gelir ve başkaları ile yarışmak ister. Hak da tanıkları zikredilerek ve onu yerine getirenlerin çokluğu hatırlatılarak güçlenip destek bulur. “Burada da” bu sûrede de “sana hak” hiçbir şekilde hakkında şüphenin söz konusu olmayacağı kesin bilgi ki bu bilgi, nefislerin sahip olduğu faziletlerin en büyüğü olan hakka dair bilgidir. “mü’minlere de bir öğüt ve bir hatırlatma gelmiştir.” Mü’minler, onunla öğüt alırlar ve hoşlanılmayan işlerden uzak dururlar, Yüce Allah’ın sevdiği hususları da hatırlayıp onları işlerler. İman ehli olmayan kimselere gelince, öğütlerin ve hatırlatmaların onlara hiçbir faydası olmaz. Onun için Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 121. “İman etmeyenlere” onlara karşı bunca deliller ortaya konduktan sonra “de ki: Kendi yolunuzca” içinde bulunduğunuz durum üzere “yapacağınızı yapın. Biz de” bulunduğumuz hâl üzere “yapıyoruz.” 122. Başınıza gelecekleri “bekleyin, biz de” başınıza gelecekleri “bekliyoruz.” Yüce Allah, her iki kesimin arasını ayırmış, mü’min kullarına yardımcı olduğunu ve Allah’ın yalanlayıcı düşmanlarını da imha ettiğini göstermiştir. 123. “Göklerin ve yerin gaybı” onlarda görünmeyen gizli-saklı şeyler ile gaybî bütün hususlar “Allah’a aittir.” Ameller ve amelde bulunanlara ait “işlerin hepsi O’na döndürülür.” O da hem amellerin hem de amelde bulunanların iyi olanlarını murdar olanlarından ayırt eder. “Öyleyse O’na ibadet et!” O’nun ibadetini gereği gibi ifa et! İbadet, Allah’ın emirleri arasından gücünün yettiklerinin tümünü yerine getirmektir. “ve O’na güvenip dayan” bu hususta da Allah’a tevekkül et. “Rabbin” hayır ve şer “yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.” Aksine O’nun ilmi bunların hepsini kuşatmış, Kalemi de bunları tespit etmiştir. Bu ameller hakkındaki hükmünü de karşılıklarını da verecektir. Hûd sûresinin tefsiri burada sona ermektedir. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd, Rasûlü Muhammed’e de salât ve selâm olsun. Bu bölümün yazımı 21 Rabiulahir 1347 Cumartesi günü tamamlanmıştır.bu cümle Arapça el yazma nüshaya ait bir not, bence gerekli değil?????????????????????? ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah Teâlâ bu kıssaları, geçmiş olayları anlatıp insanları bunlardan haberdar etmek, ahlâkî erdemleri canlı ve etkili bir şekilde telkin etmek, müşriklerin verdikleri sıkıntılar karşısında Hz. Peygamber ve diğer müminleri teselli etmek, onların inanç ve sebatlarını kuvvetlendirmek maksadıyla anlatmaktadır. Kıssaların çoğu kere birden fazla ahlâkî anlam taşıyan farklı yönleri bulunduğundan Kur’an aynı kıssayı değişik sûrelerde tekrarlamakta ve her defasında bunlardan birine dikkat çekmektedir. 121 ve 122. âyetler ilâhî mesaja kulak vermeyen, bu kıssalarda anlatılanlardan öğüt ve ibret almayıp Hz. Peygamber’in aleyhinde kötülükler planlayan kimseler için tehdit yollu bir uyarı mahiyetinde olup Allah ve resulünün emrine uymadıkları takdirde cezalandırılacaklarına işaret etmektedir (Râzî, XVIII, 81).
Hûd Suresi 121. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Allah'a iman etmeyenlere ve O'nu birlemeyenlere de ki; haktan yüz çevirmek ve haktan alıkoymak üzerine kendi yolunuz üzerinde amel edin! Şüphesiz bizler de üzerinde bulunmuş olduğumuz yolda sebat ederek, bu yola davet edecek, bu yol üzerinde sabrederek amel edeceğiz.