Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse O'na kulluk et, O'na güven. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse O'na kulluk et, O'na güven. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir
Elmalılı Hamdi Yazır
Göklerin ve yerin gaybını bilmek yalnızca Allah'a mahsustur. Her iş O'na döndürülür. Sen yalnızca O'na ibadet et ve yalnızca O'na dayan. Rabbin yaptıklarınızın hiçbirinden gafil değildir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Göklerin ve yerin gizli bilgileri Allah'a aittir. Tüm iş ve oluş O'na döndürülür. O halde O'na kulluk et, O'na dayanıp güven! Rabbin, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.
Süleyman Ateş
Göklerin ve yerin gaybı (görünmez bilgisi), Allah'a aittir. Bütün işler hep Allah'a döndürülüp götürülür. O'na kulluk et ve O'na dayan. Rabbin sizin yaptıklarınızdan gafil değildir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.0%
İngilizce
And to Allah belong the unseen [aspects] of the heavens and the earth and to Him will be returned the matter, all of it, so worship Him and rely upon Him. And your Lord is not unaware of that which you do
Fransızca
A Allah appartient l'Inconnaissable des cieux et de la terre, et c'est à Lui que revient l'ordre tout entier. Adore-Le donc et place ta confiance en Lui. Ton Seigneur n'est pas inattentif à ce que vous faites
İspanyolca
Dios conoce lo oculto de los cielos y de la Tierra, y a Él retornan todos los asuntos. Adórenlo, pues, y encomiéndense a Él, y sepan que su Señor está bien atento a lo que hacen
Rusça
Аллаху ведомо сокровенное на небесах и на земле, и к Нему возвращаются дела. Посему поклоняйся Ему и уповай на Него, ибо Господь твой не находится в неведении о том, что вы совершаете
Endonezce
Dan milik Allah meliputi rahasia langit dan bumi dan kepada-Nya segala urusan dikembalikan. Maka sembahlah Dia dan bertawakallah kepada-Nya. Dan Tuhanmu tidak akan lengah terhadap apa yang kamu kerjakan
Bengalce
আর আল্লাহর কাছেই আছে আসমান ও যমীনের গোপন তথ্য; আর সকল কাজের প্রত্যাবর্তন তাঁরই দিকে; অতএব, তাঁরই বন্দেগী কর এবং তাঁর উপর ভরসা রাখ, আর তোমাদের কার্যকলাপ সম্বন্ধে তোমার পালনকর্তা কিন্তু বে-খবর নন।
Göklerde ve yerde gayb olan ne varsa O'nun ilmi sadece Allah'a aittir. Hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Her iş kıyamet günü O'na döndürülür. -Ey Peygamber!- O halde sadece Rabbine ibadet et. Ve her işinde (yanızca) O'na tevekkül et! Rabbin onların yaptıklarından asla gafil değildir. Bilakis O, yaptıklarını hakkıyla bilendir ve herkese yaptığına göre karşılık verecektir.
120- Peygamberlerin haberlerinden kendisi ile kalbine sebat vereceğimiz her bir kıssayı sana anlatıyoruz. Burada da sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve bir hatırlatma gelmiştir. 121- İman etmeyenlere de ki:“Kendi yolunuzca yapacağınızı yapın, biz de yapıyoruz.” 122- “Bekleyin, biz de bekliyoruz.” 123- Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. İşlerin hepsi O’na döndürülür. Öyleyse O’na ibadet et ve O’na güvenip dayan. Rabbin, yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
120. Bu sûrede birtakım peygamberlerin haberleri söz konusu edildiğinden dolayı Yüce Allah, bunun hikmetini belirterek şöyle buyurmaktadır:“Peygamberlerin haberlerinden kendisi ile kalbine sebat vereceğimiz her bir kıssayı sana anlatıyoruz.” Kalbin mutmain olsun, sebat bulsun ve sen de peygamberler arasından azim sahibi olanların sabrettiği gibi sabredesin, diye anlatıyoruz. Çünkü insanlar, başkalarını örnek almakla ünsiyet bulur, amellerde bulunmak için gayrete gelir ve başkaları ile yarışmak ister. Hak da tanıkları zikredilerek ve onu yerine getirenlerin çokluğu hatırlatılarak güçlenip destek bulur. “Burada da” bu sûrede de “sana hak” hiçbir şekilde hakkında şüphenin söz konusu olmayacağı kesin bilgi ki bu bilgi, nefislerin sahip olduğu faziletlerin en büyüğü olan hakka dair bilgidir. “mü’minlere de bir öğüt ve bir hatırlatma gelmiştir.” Mü’minler, onunla öğüt alırlar ve hoşlanılmayan işlerden uzak dururlar, Yüce Allah’ın sevdiği hususları da hatırlayıp onları işlerler. İman ehli olmayan kimselere gelince, öğütlerin ve hatırlatmaların onlara hiçbir faydası olmaz. Onun için Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
121. “İman etmeyenlere” onlara karşı bunca deliller ortaya konduktan sonra “de ki: Kendi yolunuzca” içinde bulunduğunuz durum üzere “yapacağınızı yapın. Biz de” bulunduğumuz hâl üzere “yapıyoruz.”
122. Başınıza gelecekleri “bekleyin, biz de” başınıza gelecekleri “bekliyoruz.” Yüce Allah, her iki kesimin arasını ayırmış, mü’min kullarına yardımcı olduğunu ve Allah’ın yalanlayıcı düşmanlarını da imha ettiğini göstermiştir.
123. “Göklerin ve yerin gaybı” onlarda görünmeyen gizli-saklı şeyler ile gaybî bütün hususlar “Allah’a aittir.” Ameller ve amelde bulunanlara ait “işlerin hepsi O’na döndürülür.” O da hem amellerin hem de amelde bulunanların iyi olanlarını murdar olanlarından ayırt eder. “Öyleyse O’na ibadet et!” O’nun ibadetini gereği gibi ifa et! İbadet, Allah’ın emirleri arasından gücünün yettiklerinin tümünü yerine getirmektir. “ve O’na güvenip dayan” bu hususta da Allah’a tevekkül et. “Rabbin” hayır ve şer “yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.” Aksine O’nun ilmi bunların hepsini kuşatmış, Kalemi de bunları tespit etmiştir. Bu ameller hakkındaki hükmünü de karşılıklarını da verecektir.
Hûd sûresinin tefsiri burada sona ermektedir. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd, Rasûlü Muhammed’e de salât ve selâm olsun. Bu bölümün yazımı 21 Rabiulahir 1347 Cumartesi günü tamamlanmıştır.bu cümle Arapça el yazma nüshaya ait bir not, bence gerekli değil??????????????????????
***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Göklerde ve yerde gerek Hz. Peygamber’in gerekse diğer insanların bilmedikleri gizli gerçekleri (gayb) sadece Allah bilir. Zira buralarda olup biten her şeyi O yaratmaktadır, yarattığından habersiz olması mümkün değildir. Yaratma, gaybı bilme, her dilediğini yapma, mutlak kemal sahibi olma gibi sıfatlarında eşi, ortağı, benzeri yoktur. Bundan dolayı ibadet edilmeye lâyık olan da yalnız O’dur (gayb hakkında bilgi için bk. Bakara 2/3). Kulluk ancak tevekkül ile yani Allah’a güvenip dayanmakla kemale erdiği için âyette ibadet emrinin hemen arkasından tevekkül emri gelmektedir. Kul başarıya ulaşmak için elinden geleni yapmakla yükümlüdür, ancak başarıyı Allah’tan beklemek, sadece O’ndan yardım dileyip O’na sığınmak da kâmil imanın tabii bir sonucudur.
Göklerde ve yerde gayb olan ne varsa O'nun ilmi sadece Allah'a aittir. Hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Her iş kıyamet günü O'na döndürülür. -Ey Peygamber!- O halde sadece Rabbine ibadet et. Ve her işinde (yanızca) O'na tevekkül et! Rabbin onların yaptıklarından asla gafil değildir. Bilakis O, yaptıklarını hakkıyla bilendir ve herkese yaptığına göre karşılık verecektir.