Furkân, hakkı bâtıldan ayıran ölçü demektir ve sure adını, âlemlere uyarıcı olsun diye indirilen bu ayırıcı ölçüden söz eden ilk ayetinden alır. Yetmiş yedi ayetlik Mekkî sure nüzul sıralamasında kırk ikinci sıradadır.
Metnin belirleyici biçimi itiraz ile cevabın dönüşümlü ilerlemesidir. Muhataplarının söyledikleri önce olduğu gibi aktarılır: Kur'an'ın uydurma olduğu ve ona başkalarınca yardım edildiği iddiası, elçinin yemek yiyip çarşıda dolaşmasının bir eksiklik sayılması, ona bir meleğin ya da bir hazinenin indirilmesi beklentisi. Her itirazın ardından karşılığı gelir; böylece hakikati inkâr etme ve dini alaya alma konuları soyut bir suçlama olarak değil, aktarılan sözler üzerinden somutlaşır. Sureye adını veren ayırma fikri de burada işler: metin, ileri sürülen ölçütlerin tutarsızlığını göstererek doğru ölçütün nerede aranacağını ortaya koyar.
İkinci hat aynı ayrımı ahiret sahneleriyle sürdürür. Elleri boyunlarına bağlanmış hâlde dar bir yere atılanların yok olmayı istemesi, göğün bulutlarla yarılıp meleklerin bölük bölük indirilmesi, dost seçiminden pişman olan kişinin sızlanması gibi görüntüler cehennem tasvirini oluştururken, karşı tarafta diledikleri her şeyin bulunduğu bir yurt vaadi durur. Aralara yerleştirilen doğa işaretleri, gölgenin yavaşça çekilmesi ya da gökteki burçlar ve ışık kaynakları, ilahî kudreti aynı tartışmanın kanıtı hâline getirir. Sure, geceyi secde ve kıyamla geçiren, ölçülü harcayan ve boş söz karşısında ağırbaşlı davranan bir topluluk portresiyle kapanır.
Furkân suresi 77 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 42).
Bu sayfada Furkân suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.