Önceki ayet· 25:21Sonraki ayet· 25:23

Furkân Suresi 22. Ayet· 25:22

↗ Furkân suresi
Mekki
يَوۡمَ يَرَوۡنَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ لَا بُشۡرَىٰ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُجۡرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجۡرٗا مَّحۡجُورٗا
Melekleri gördükleri gün, işte o gün, suçlulara iyi haber yoktur. Melekler: "İyi haber size yasaktır, yasak!" derler
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Melekleri gördükleri gün, işte o gün, suçlulara iyi haber yoktur. Melekler: "İyi haber size yasaktır, yasak!" derler
Elmalılı Hamdi Yazır
Melekleri görecekleri gün, işte o gün, günahkarlara hiçbir sevinç haberi yoktur. Ve yasak yasak, diyeceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Melekleri görecekleri günde, o günahkârlara hiçbir müjde yoktur. Şöyle diyecekler: "Yasaktır, yasaklanmıştır!"
Süleyman Ateşen ayrışan
Melekleri gördükleri gün, işte o gün suçlulara müjde yoktur ve onlar; (Size sevinmek) yasaktır, yasak!" derler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.5%
İngilizce
The day they see the angels - no good tidings will there be that day for the criminals, and [the angels] will say, "Prevented and inaccessible
Fransızca
Le jour où ils verront les Anges, ce ne sera pas une bonne nouvelle, ce jour-là, pour les injustes, ils (les Anges) diront: «Barrage totalement défendu»
İspanyolca
El día que vean a los ángeles, no habrá buenas noticias para los criminales. Los ángeles les dirán: "[El Paraíso] les queda vedado para siempre
Rusça
В тот день, когда они увидят ангелов, для грешников не будет никакой благой вести, и они (ангелы) скажут: «Вот преграда непреодолимая!»
Endonezce
(Ingatlah) pada hari (ketika) mereka melihat para malaikat, pada hari itu tidak ada kabar gembira bagi orang-orang yang berdosa dan mereka berkata, "ḥijran maḥjūrā
Bengalce
যেদিন তারা ফেরেশতাদেরকে দেখবে, সেদিন অপরাধীদের জন্যে কোন সুসংবাদ থাকবে না এবং তারা বলবে, কোন বাধা যদি তা আটকে রাখত।
Çince
他们看见众天使的日子,犯罪者将没有好消息,众天使要对他们说:“(乐园对于你们)是应为严禁的。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kâfirler ölecekleri gün, berzahta, tekrar dirilecekleri gün, hesaba sürüldükleri vakit ve cehenneme girdikleri zaman melekleri göreceklerdir. İşte o durumlarda artık suçlular için hayırlı bir müjde yoktur. Müjde ancak Müminler içindir. Melekler kâfirlere şöyle derler: "Size Allah tarafından müjde yasaktır, yasaklanmıştır."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
21- Bize kavuşacaklarını ummayanlar dediler ki:“Bize melekler indirilmeli yahut Rabbimizi görmeli değil miydik?” Andolsun ki onlar, kendilerini çok büyük gördüler ve azgınlıkta çok ileri gittiler. 22- Gün gelecek melekleri göreceklerdir; ama o gün günahkârlar için hiçbir sevindirici haber olmayacaktır. (Aksine melekler onlara:)“Size cennet yasaktır, yasak!” diyeceklerdir. 23- Biz de işledikleri (iyi görünümlü) amellerine yönelip onları havaya saçılmış toz zerreleri yapacağız. 21. Yani Allah Rasûlünü, Allah’ın vaadini ve tehdidini yalanlayan, kalplerinde tehdit korkusu ve yaratana kavuşma umudu bulunmayanlar dediler ki:“Bize melekler indirilmeli yahut Rabbimizi görmeli değil miydik?” Niçin melekler inip de senin peygamberliğine tanıklık etmiyor? Bu hususta seni desteklemiyor? Yahut da niye rasûl olarak melekler inmiyor? Ya da niye Rabbimizi görmüyoruz? O, bizimle konuşarak: Bu, benim rasûlümdür; ona tâbi olun, demiyor? Bu, Allah Rasûlüne hiçbir gerekçesi olmayan bir karşı çıkıştır. Bir kibirlenme, boş bir büyüklük taslama ve inatlaşmadır. “Andolsun ki onlar” böyle bir teklifte bulunup bu şekilde bir cüretkârlık göstermekle “kendilerini çok büyük gördüler ve azgınlıkta çok ileri gittiler.” Ey zavallılar, sefiller! Siz kim oluyorsunuz ki Allah’ı görmek talebinde bulunuyor ve risaletin ispatı için bunun şart olduğunu ileri sürebiliyorsunuz? Bundan daha büyük bir kibir olabilir mi? “Azgınlıkta çok ileri gittiler.” Hakka karşı alabildiğine katılaştılar. Büyük bir direnç gösterdiler. Kalpleri taşlardan daha katı, demirden daha serttir. O nedenle hakka karşı yumuşamaz. Öğüt verenlere de kulak vermiyorlar. Bu yüzden hiçbir öğüt ve hatırlatmanın onlara faydası olmuyor. Uyarıcı peygamberler kendilerine geldiklerinde de hakka uymuyorlar. Aksine hem insanların en doğru sözlüsüne ve onların iyiliklerini en çok isteyene hem de Allah’ın apaçık âyetlerine yüz çevirmekle ve onları yalanlamakla karşılık veriyorlar. Acaba bundan daha büyük bir azgınlık var mı? İşte bundan dolayı amelleri boşa çıkmış, yok olup gitmiş, en büyük hüsrana ve mahrumiyete mahkûm olmuşlardır. 22. “Gün gelecek” inmelerini istedikleri o “melekleri göreceklerdir; ama o gün günahkârlar için hiçbir sevindirici haber olmayacaktır.” Bu suç ve günahlarına, inatlarına devam ettikleri sürece onları, ancak kendilerine ceza ve ilâhi azabı indirirken göreceklerdir. Onlarla karşılaşacakları ilk hal, ölüm esnasında üzerlerine meleklerin ineceği vakittir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Sen zalimleri ölümün sıkıntıları içinde meleklerin, ellerini uzatarak: Ruhlarınızı çıkarın, Allah’a karşı haksız yere söylediklerinizden O’nun âyetlerine karşı kibirlendiğinizden dolayı bugün zillet azabıyla cezalandırılacaksınız, derken bir görsen!”(el-En’am, 6/93) Daha sonra kabirde onları göreceklerdir; şöyle ki münker ve nekir onlara gelerek Rableri, peygamberleri ve dinleri hakkında soru soracaklar, onlar ise kendilerini kurtaracak bir cevap veremeyeceklerdir. İşte o zaman ilâhi azap üzerlerine inecek ve artık onlar rahmetten, rahmet de onlardan uzak kalacaktır. Sonra kıyamet gününde onları göreceklerdir ki o vakit melekler, onları cehenneme doğru sürecekler ve onları azaba sokup cezalandıracak olan cehennem bekçilerine teslim edeceklerdir. İşte onların teklifleri ve istedikleri budur ve eğer bu suçlarını işlemeye devam edecek olurlarsa mutlaka onları görecek ve onlarla karşılaşacaklardır. Ama o vakit meleklerden Allah’a sığınacak ve onlardan kaçmaya çalışacaklardır. Fakat kaçış yerleri olmayacaktır. “(Aksine melekler onlara:) “Size cennet yasaktır, yasak!” diyeceklerdir.” Yüce Allah başka bir yerde şöyle buyurmaktadır: “Ey cin ve insan topluluğu! Eğer göklerle yerin bucaklarından kaçmaya güçünüz yetiyorsa kaçın; ama buna dair güç ve imkânınız olmadıkça kaçamazsınız ki... (er-Rahman, 55/33) 23. “Biz de işledikleri (iyi görünümlü) amellerine” yani iyi olduğunu umdukları ve uğrunda didinip durdukları amellerine “yönelip onları havaya saçılmış toz zerreleri yapacağız.” Yani amelleri geçersiz olacak, yok olup gidecektir. Bu amellerini kaybetmiş olacaklar, ecrinden de mahrum edileceklerdir. Üstelik bundan dolayı ceza da göreceklerdir. Bunun sebebi ise amellerinin imanla yapılmamış olması, bu amellerin Allah’ı ve peygamberlerini yalanlayan kimselerden sadır olmasıdır. Yüce Allah’ın kabul edeceği amel; ihlâslı, peygamberleri tasdik eden ve amelinde onlara tâbi olan mü’minden sadır olan amellerdir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Burada da iman etmemek için türlü bahaneler ileri süren müşriklerin bir başka bahanelerine işaret edilmektedir. İddialarına göre peygambere inanmaları için kendilerine melekler gelip Resûlullah’ın bildirdiklerinin doğru olduğuna şahitlik etmeli veya Allah’ı kendi gözleriyle görüp hakikati O’ndan öğrenmelilermiş (Taberî, XIX, 1)! Ama âyet, onların inanmamalarının asıl sebebinin, içlerinde taşıdıkları küstahça kibirleri ve davranışlarıyla sergiledikleri zulüm ve taşkınlıkları olduğunu ifşa etmektedir. Her ne kadar âyet, tarihî bağlamda özellikle Mekkeli putperestlerin inkâra sapmalarının temelindeki olumsuz psikolojiyi ortaya koyuyor gibi görünse de aslında bu, daha genel olarak Allah’ın, peygamberi vasıtasıyla ortaya koyduğu inanç ve ahlâk ilkelerine karşı mücadeleyi kendilerine dava edinmiş olan bütün inkârcılar için geçerli genel bir tesbit olarak anlaşılabilir. 22. âyet, bunlara şu sarsıcı uyarıda bulunmaktadır: Bir zaman gelecek, o mütekebbir ve azgın inkârcılar “Bize gelmeliydiler” dedikleri melekleri görecekler; fakat artık o zaman iş işten geçmiş olacak; ısrarla inkâr ettikleri âhirette kendileri için hiçbir iyi haber duyamayacaklar; inanmadıkları bu gerçekle karşılaşınca bütün güzel şeylerin kendilerine yasak olduğunu, âhiret nimetlerinden, ebedî kurtuluştan mahrum kaldıklarını anlayacaklar, bunu kendi dilleriyle itiraf edecekler; bir yoruma göre de melekler onlara, “Her şey yasak (size), her şeyden mahrum bırakıldınız!” diyecekler. “Her şeyden mahrum olduk!” şeklinde çevirdiğimiz hicren mahcûren ifadesi, Arapça’daki bir deyim dikkate alınarak, büyük bir felâket karşısında dehşete düşen ve çaresizlik içinde kıvranan insanın söylediği bir istiâze (Allah’a sığınma) ifadesi olarak da yorumlanmış ve “Allahım! Beni koru, bu felâketi benden uzaklaştır!” anlamına geldiği belirtilmiştir. Birinin, korktuğu bir kişi veya olayla karşı karşıya geldiğinde “Bana dokunamazsın! Benden uzak dur!” anlamında kullandığı bir deyim olarak da açıklanmaktadır (Râzî, XXIV, 71; Şevkânî, IV, 81).
Furkân Suresi 22. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kâfirler ölecekleri gün, berzahta, tekrar dirilecekleri gün, hesaba sürüldükleri vakit ve cehenneme girdikleri zaman melekleri göreceklerdir. İşte o durumlarda artık suçlular için hayırlı bir müjde yoktur. Müjde ancak Müminler içindir. Melekler kâfirlere şöyle derler: "Size Allah tarafından müjde yasaktır, yasaklanmıştır."