Medine döneminde inen Nûr suresi, açılışında kendisinin indirilmiş ve hükümleri kesinleştirilmiş bir sure olduğunu bildirir; bir surenin kendi niteliğini böyle tanıtması Kur'an'da seyrek görülür. 64 ayettir ve nüzul sırasında 102. sıradadır. Adı ışık anlamına gelir ve Allah'ın göklerin ve yerin nuru olduğunu bir kandil benzetmesiyle anlatan, nur ayeti diye anılan bölümden gelir.
Surenin ağırlığı toplum içi ilişkilerdedir. Namusa yönelik suçlamalar, bunların ispatı için aranan şahitlik şartları ve eşler arasındaki karşılıklı yeminleşme usulü ayrıntılı biçimde düzenlenir. Bunu, asılsız bir iftiranın topluluk içinde nasıl dolaşıma girdiğini anlatan uzun bir pasaj izler; burada söylentinin küçük görülmesi ile Allah katındaki ağırlığı arasındaki fark üzerinde durulur. Eve girerken izin isteme, bakışı sakınma, örtünme ve evlenme imkânı bulamayanların durumu gibi başlıklar aynı çerçevede sıralanır. Bütün bu düzenlemelerin arasında ilahi rahmet ve adalet sürekli hatırlatılır; tevbe kapısının açık olduğu, bölümlerin sonundaki bağışlama ve merhamet vurgusuyla belirtilir.
Metnin dokusu katmanlıdır. Bir yanda uzun, şartlı cümlelerden kurulu hukukî pasajlar vardır; öte yanda serap, üst üste yığılan bulutlar ve saf saf uçan kuşlar gibi doğa sahneleriyle örülmüş bir benzetmeler bölümü bulunur. Nur ayeti tam da bu iki katmanın birleştiği yerde durur ve sureye adını veren imgeyi kurar; peşinden gelen ayetlerde ise inkâr edenlerin ameli, çölde su sanılan bir serapla karşılaştırılır.
Nûr suresi 64 ayetten oluşur ve Medeni bir suredir (nüzul/iniş sırası: 102).
Bu sayfada Nûr suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.