Adını, bahçeleri ve şehriyle bir zamanlar bereket içinde anılan, sonra dağılıp bir efsaneye dönüştüğü anlatılan Sebe halkından alan sure Mekke dönemine aittir. 54 ayetlik metin nüzul sırasına göre 58. sıradadır.
Ana mesele, ölümden sonra dirilmenin ve hesabın gerçekliğidir; hesap on bir ayette geçerek en sık işlenen konu olur. Metin, kıyametin gelmeyeceğini savunan itirazla açılır ve buna, zerre kadar bir şeyin bile ilim dışında kalmadığını belirten bir karşılık verir. İnkâr ile hakikati bile bile reddetme, bu tartışmanın iki yüzü olarak sürer. Sure iki tarihsel örneği yan yana koyar. Dâvûd ve Süleymân'a verilen imkânlar, zırh dokumasından yapılara ve büyük kazanlara kadar sayılır ve şükreden kulların azlığına dair bir notla bağlanır. Hemen ardından Sebe halkının sağlı sollu bahçeleri, kolay yolculukları ve bunların kaybı anlatılır. İkisi birlikte, verilenin de geri alınanın da aynı ölçüye bağlı olduğunu gösteren bir çift örnek oluşturur.
Metnin en canlı bölümü, hesap günü geçen tartışmadır: güçsüz sayılanlarla büyüklük taslayanlar suçu birbirine atar, meleklere yöneltilen kulluk iddiası reddedilir. Mal ve evlât çokluğunun bir yakınlık ölçüsü sayılamayacağı, rızkın genişletilip daraltılmasının bir imtihan olduğu bu tartışmanın ardından gelir. Cevap bildiren kalıpla kurulmuş çok sayıda ayet, sureye baştan sona bir muhakeme metni havası verir.
Sebe' suresi 54 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 58).
Bu sayfada Sebe' suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.