Önceki ayet· 34:38Sonraki ayet· 34:40

Sebe' Suresi 39. Ayet· 34:39

↗ Sebe' suresi
Mekki
قُلۡ إِنَّ رَبِّي يَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦ وَيَقۡدِرُ لَهُۥۚ وَمَآ أَنفَقۡتُم مِّن شَيۡءٖ فَهُوَ يُخۡلِفُهُۥۖ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلرَّـٰزِقِينَ
De ki: "Doğrusu Rabbim, kullarından dilediğinin rızkını hem genişletir ve hem de ona daraltıp bir ölçüye göre verir; sarfettiğiniz herhangi bir şeyin yerine O daha iyisini koyar, çünkü O rızık verenlerin en hayırlısıdır
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
De ki: "Doğrusu Rabbim, kullarından dilediğinin rızkını hem genişletir ve hem de ona daraltıp bir ölçüye göre verir; sarfettiğiniz herhangi bir şeyin yerine O daha iyisini koyar, çünkü O rızık verenlerin en hayırlısıdır
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Gerçekten Rabbim kullarından dilediği kimseye rızkı hem genişletir, hem daraltır. Her neyi hayra harcarsanız O, onun yerine başkasını verir. Hem O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine rızkı bolca-genişçe verir, dilediğine de kısarak verir. Bir şey infak ederseniz O, onun yerine başka bir şey lütfeder. Rızık verenlerin en hayırlısıdır O.
Süleyman Ateş
De ki: "Rabbim kullarından dilediğine rızkı yayar ve ona (tekrar rızkı) kısar. Siz Allah için ne verseniz, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.3%
İngilizce
Say, "Indeed, my Lord extends provision for whom He wills of His servants and restricts [it] for him. But whatever thing you spend [in His cause] - He will compensate it; and He is the best of providers
Fransızca
Dis: «Mon Seigneur dispense avec largesse ou restreint Ses dons à qui Il veut parmi ses serviteurs. Et toute dépense que vous faites [dans le bien], Il la remplace, et c'est Lui le Meilleur des donateurs»
İspanyolca
Diles: "Mi Señor aumenta el sustento a quien Él quiere de Sus siervos y se lo restringe [a quien quiere], y todo lo que gasten en caridad, Él se los compensará. Él es el mejor de los sustentadores
Rusça
Скажи: «Воистину, мой Господь увеличивает или ограничивает удел тому из Своих рабов, кому пожелает. Он возместит все, что бы вы ни израсходовали. Он - Наилучший из дарующих удел»
Endonezce
Katakanlah, "Sungguh, Tuhanku melapangkan rezeki dan membatasinya bagi siapa yang Dia kehendaki di antara hamba-hamba-Nya." Dan apa saja yang kamu infakkan, Allah akan menggantinya dan Dialah pemberi rezeki yang terbaik
Bengalce
বলুন, আমার পালনকর্তা তাঁর বান্দাদের মধ্যে যাকে ইচ্ছা রিযিক বাড়িয়ে দেন এবং সীমিত পরিমাণে দেন। তোমরা যা কিছু ব্যয় কর, তিনি তার বিনিময় দেন। তিনি উত্তম রিযিক দাতা।
Çince
你说:“我的主,的确欲使哪个仆人的给养宽裕,就使他宽裕;欲使哪个仆人的给养窘迫,就使他窘迫。你们所施舍的东西,他将补偿它;他是最优的供给者。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Resul! De ki: "Şüphesiz benim Rabbim Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin rızkını da daraltır. Allah yolunda ne infak ederseniz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- dünyada verdiğiniz şeyden daha hayırlısını size geri verir, ahirette ise büyük bir sevap verir. Allah Teâlâ, rızık verenlerin en hayırlısıdır. Her kim rızık istiyorsa Allah Teâlâ'ya sığınsın."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
34- Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın refah içinde şımarmış elebaşları:“Biz sizinle gönderilen şeyleri inkar ediyoruz” dediler. 35- Yine dediler ki:“Bizim malımız da evladımız da (sizden) daha çok. Biz azaba uğrayacak da değiliz.” 36- De ki:“Şüphesiz Rabbim, rızkı dilediğine bol verir (dilediğine de) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler.” 37- Sizi bize yaklaştıracak olan şey, ne mallarınızdır ne de evlâtlarınız. Aksine kim iman edip salih amel işlerse işte onlara amellerine karşılık olarak mükâfatları kat kat verilecektir ve onlar, yüksek köşklerde güven içinde olacaklardır. 38- Ayetlerimizi iptal etmek için yarışırcasına çalışanlara gelince işte onlar da azabın ortasına konacaklardır. 39- De ki: “Şüphesiz Rabbim, rızkı kullarından dilediğine genişletir (dilediğine de) daraltır. (Allah yolunda) her ne harcarsanız O, bu harcadığınızın yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır. 34. Yüce Allah, peygamberleri yalanlayan önceki ümmetlerin durumunu haber vermektedir ki onların durumu, tıpkı hali hazırda peygamberleri Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayanların durumu gibiydi. Allah, herhangi bir ülkeye bir peygamber gönderdi mi oranın refah içinde olup şımaran, sahip oldukları nimetlerle azan ve onlardan ötürü böbürlenen elebaşları onları inkar etmişler ve küfre sapmışlardır. 35. Onlar:“Bizim malımız da evladımız da” hakka uyanlarınkinden “daha çok. Biz azaba uğrayacak da değiliz” demişlerdir. Yani bizler, öldürüldükten sonra diriltilecek değiliz. Diriltilecek olsak dahi bize dünya hayatında bunca mal ve evlat veren, âhirette bize bundan daha fazlasını verecek ve bize azap etmeyecektir. 36. Allah ise onlara şöylece cevap vermektedir: Yüce Allah’ın rızkı genişletip yayması, sizin ileri sürdüğünüz iddianın doğruluğuna delil değildir. Rızık vermek, Allah’ın meşîetine/dilemesine bağlıdır. O, isterse kulunun rızkını genişletir, dilerse daraltır. 37. “Sizi bize yaklaştıracak olan şey, ne mallarınızdır ne de evlâtlarınız.” Onlarla bize yakın olamazsınız. Sizi bize asıl yakınlaştıran, peygamberlerin getirdiklerine iman etmek, bu imanın gereği olan salih amelleri işlemektir. İşte böylelerinin Allah nezdinde mükâfatları kat kat verilecektir. Bir iyilik, on misli ile, yedi yüz misli ile hatta Allah’tan başka kimsenin bilmediği kadar kat fazlası ile mükâfatlandırılacaktır. “ve onlar yüksek köşklerde güven içinde olacaklardır.” Alabildiğine yüksek konaklarda, huzur içerisinde, kederlerden, içinde bulundukları lezzet verici şeyleri ve arzu duyulan nimetleri bulandıracak şeylerden, rahatsız edici hususlardan, üzüntülerden yana güven içerisinde bulunacaklardır. Ordan çıkarılmak gibi bir korkuları da olmayacaktır. 38. “Ayetlerimizi iptal etmek için yarışırcasına çalışanlara” bizleri ve peygamberlerimizi âciz bırakmak maksadı ile çalışıp çabalayan ve yalanlayanlara “gelince işte onlar da azabın ortasına konacaklardır.” 39. Daha sonra Allah, tekrar rızkı genişletenin ve daraltanın kendisi olduğunu dile getirerek şöyle buyurmaktadır:“Şüphesiz Rabbim, rızkı kullarından dilediğine genişletir (dilediğine de) daraltır.” Bu buyruğu tekrarlamasının hikmeti, bundan sonraki buyrukları ona bağlamaktır:“(Allah yolunda) her ne harcarsanız” ister farz, ister müstehap olsun, ister akraba, ister komşu, ister yoksul, ister yetim, isterse de başkasına infak edilmiş olsun “O” yani Yüce Allah “bu harcadığınızın yerine başkasını verir.” O halde infakta bulunmanın rızkı eksilteceği vehmine kapılmayın. Zira bu, rızkı dilediğine genişletip yayan, dilediğininkini de kısan yüce Zatın, infak edene infak ettiğinin yerine başkasını vereceğine dair bir vaadidir. “O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” O bakımdan rızkı O’ndan isteyin ve size izlemenizi emrettiği sebepleri de yerine getirin.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hayır amacıyla yapılan harcamalar Allah katında karşılıksız kalma­dığı gibi gönül rızasıyla veren kişi bundan ötürü bir kayba da uğramış olmaz; onların yeri Allah Teâlâ tarafından bir şekilde doldurulur. Bu, ya yerine benzeri maddî imkânlar verilmesi ya da bitmez tükenmez bir hazine olan kanaat duygularının geliştirilmesi ve kişinin iç huzurunun arttırılması biçiminde olabilir (Zemahşerî, III, 262).
Sebe' Suresi 39. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Resul! De ki: "Şüphesiz benim Rabbim Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin rızkını da daraltır. Allah yolunda ne infak ederseniz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- dünyada verdiğiniz şeyden daha hayırlısını size geri verir, ahirette ise büyük bir sevap verir. Allah Teâlâ, rızık verenlerin en hayırlısıdır. Her kim rızık istiyorsa Allah Teâlâ'ya sığınsın."