Önceki ayet· 34:41Sonraki ayet· 34:43

Sebe' Suresi 42. Ayet· 34:42

↗ Sebe' suresi
Mekki
فَٱلۡيَوۡمَ لَا يَمۡلِكُ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٖ نَّفۡعٗا وَلَا ضَرّٗا وَنَقُولُ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّتِي كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ
Zalimlere: "Yalanladığınız ateşin azabını tadın, bugün birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz" deriz
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Zalimlere: "Yalanladığınız ateşin azabını tadın, bugün birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz" deriz
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte o gün birbirinize ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olabilirsiniz. Ve biz o zulmedenlere: "Tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!" deriz.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Artık o gün, birinizin diğerine yarar sağlamaya da zarar vermeye de gücü yetmez. Zulme sapanlara şöyle deriz: "O kendisini yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın!"
Süleyman Ateş
O gün birinizin, diğerine ne bir fayda, ne de zarar vermeğe gücü yeter. Biz zulmedenlere: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" deriz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.7%
İngilizce
But today you do not hold for one another [the power of] benefit or harm, and We will say to those who wronged, "Taste the punishment of the Fire, which you used to deny
Fransızca
Ce jour-là donc, vous n'aurez aucun moyen pour profiter ou nuire les uns aux autres, tandis que Nous dirons aux injustes: «Goûtez au châtiment du Feu que vous traitiez de mensonge»
İspanyolca
Pero el Día del Juicio no podrán beneficiarse ni perjudicarse unos a otros, y diré a los que cometieron injusticias: "Sufran el castigo del Fuego que negaban
Rusça
Сегодня вы не можете принести друг другу ни пользы, ни вреда. Мы скажем беззаконникам: «Вкусите мучения в Огне, который вы считали ложью!»
Endonezce
Maka pada hari ini sebagian kamu tidak kuasa (mendatangkan) manfaat maupun (menolak) mudarat kepada sebagian yang lain. Dan Kami katakan kepada orang-orang yang zalim, "Rasakanlah olehmu azab neraka yang dahulu kamu dustakan
Bengalce
অতএব আজকের দিনে তোমরা একে অপরের কোন উপকার ও অপকার করার অধিকারী হবে না আর আমি জালেমদেরকে বলব, তোমরা আগুনের যে শাস্তিকে মিথ্যা বলতে তা আস্বাদন কর।
Çince
今日,你们不能互利,也不能相害;我将对不义的人们说:“你们尝试你们所否认的火刑吧!”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Tekrardan dirilip, hesap görmek için tüm canlıların bir araya geldiği kıyamet gününde,dünyada iken Allah'tan başka kendilerine ibadet edilenler, kendilerine ibadet edenlere ne bir fayda ve ne de bir zarar vermeye sahip değildirler.Biz, küfür ve günahlar ile kendi nefislerine zulmedenlere; "Dünyada iken yalanladığınız cehennem azabını tadın!" deriz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
40- O gün O, onların hepsini haşredecek sonra da meleklere şöyle diyecek:“Bunlar size mi ibadet ediyorlardı?” 41- Melekler diyecekler ki:“Tenzih ederiz Seni! Bizim dostumuz onlar değil, Sensin! Aksine onlar, cinlere ibadet ediyorlardı. Bunların çoğu onlara inanıyorlardı.” 42- “Artık bugün birbirinize ne bir fayda verme, ne de ondan bir zararı savma imkanına sahip değilsiniz.” Zulmedenlere deriz ki: “Haydi tadın yalanladığınız o ateşin azabını!” 40. “O gün O, onların” Allah’tan başkasına ibadet edenleri de kendisine ibadet edilen melekleri de “hepsini haşredecek, sonra da” Allah “meleklere” onlara ibadet edenleri azarlamak amacıyla “şöyle diyecek: Bunlar size mi ibadet ediyorlardı?” 41. Melekler ise onların ibadetlerinden uzak olduklarını belirtecekler ve “diyecekler ki: Tenzih ederiz Seni.” Seni ortağın yahut dengin bulunmasından tenzih ederiz. “Bizim dostumuz onlar değil, Sensin.” Bizim dost edindiğimiz onlar değil yalnız sensin. Bizimle onlar arasında herhangi bir bağ yoktur. Bizler seni dost edinmeye muhtacız. Bu, bizim için bir sorumluluktur. Nasıl olur başkalarını bize ibadet etmeye çağırabiliriz? Yahut bizim, Senin yanın sıra dost ve ortak edinilmemiz nasıl uygun olabilir ki? “Aksine onlar” bu müşrikler “cinlere” yani şeytanlara “ibadet ediyorlardı.” Şeytanlar, gerek bizlere gerek bizden başkalarına ibadet etmeyi emrederlerdi, onlar da bu hususta şeytanlara itaat ederlerdi. İşte bu itaatleri de ibadettir. Çünkü ibadet, itaat demektir. Nitekim Allah, kendisi ile birlikte başka ilâhlar edinen herkese hitaben şöyle buyurmaktadır:“Ey Ademoğulları! Şeytana ibadet etmeyin, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır, bana ibadet edin, demedim mi? Dosdoğru yol da budur.”(Yâsîn, 36/60-61)“Bunların çoğu onlara inanıyorlardı.” Cinleri tasdik ediyor, onlara itaat ediyorlardı. Çünkü iman, itaati ve emre uymayı gerektiren bir şekilde tasdik etmek demektir. 42. Melekler, kendilerine ibadet edenlerden bu şekilde uzak olduklarını belirttikten sonra Yüce Allah da onlara hitaben şöyle buyuracaktır:“Artık bugün birbirinize ne bir fayda verme, ne de ondan bir zararı savma imkanına sahip değilsiniz.” Aranızdaki bütün bağlar kopmuş ve ilişkiler bitmiştir. Küfür ve isyan ile kendi kendilerine “zulmedenlere” onları cehenneme soktuktan sonra “diyeceğiz ki: Haydi tadın yalanladığınız o ateşin azabını.” Bugün bu ateşi gözlerinizle gördünüz ve içine de girdiniz. Bu, onu yalanladığınız için buraya girmenize sebep olacak şeylerden kaçmadığınızdan dolayı, yaptıklarınıza uygun bir cezadır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kendilerinden söz edilen müşrikler melekleri de Allah’a ortak koşuyorlardı; dolayısıyla meleklerin buradaki beyanı onların asla kendilerine tapmadıklarını değil buna razı olmadıklarını, buna karşılık cinlerin kendilerine tapılmasını istediklerini belirtmek içindir (İbn Âşûr, XXII, 223; cin konusunda bilgi için bk. En‘âm 6/100; Hicr 15/27; Kehf 18/50; Cin 72/1-3).
Sebe' Suresi 42. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Tekrardan dirilip, hesap görmek için tüm canlıların bir araya geldiği kıyamet gününde,dünyada iken Allah'tan başka kendilerine ibadet edilenler, kendilerine ibadet edenlere ne bir fayda ve ne de bir zarar vermeye sahip değildirler.Biz, küfür ve günahlar ile kendi nefislerine zulmedenlere; "Dünyada iken yalanladığınız cehennem azabını tadın!" deriz.