Önceki ayet· 24:41Sonraki ayet· 24:43

Nûr Suresi 42. Ayet· 24:42

↗ Nûr suresi
Medeni
وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلۡمَصِيرُ
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş Allah'adır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş Allah'adır
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; dönüş de ancak O'nadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi Allah'ındır. Dönüş Allah'adır.
Süleyman Ateş
Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dönüş de Allah'adır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 15.0%
İngilizce
And to Allah belongs the dominion of the heavens and the earth, and to Allah is the destination
Fransızca
C'est à Allah qu'appartient la royauté des cieux et de la terre. Et vers Allah sera le retour final
İspanyolca
A Dios pertenece el reino de los cielos y de la Tierra, y ante Él compareceréis
Rusça
Аллаху принадлежит власть над небесами и землей, и к Аллаху предстоит прибытие
Endonezce
Dan milik Allah lah kerajaan langit dan bumi, dan hanya kepada Allah lah kembali (seluruh makhluk)
Bengalce
নভোমন্ডল ও ভূমন্ডলের সার্বভৌমত্ব আল্লাহরই এবং তাঁরই দিকে প্রত্যাবর্তন করতে হবে।
Çince
天地的主权,只是安拉的,安拉是唯一的归宿。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır. Kıyamet günü, hesap ve karşılık için dönüş de ancak O'nadır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
41- Görmez misin ki göklerde ve yerde bulunanlarla saf halinde uçan kuşlar Allah’ı tesbih ederler? Onların her biri kendi dua ve tesbihlerini bilir. Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir. 42- Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah’a aittir ve dönüş de Allah’adır. 41. Yüce Allah azametine, egemenliğinin kemaline, bütün yaratılmışların idare ve ibadetlerinde O’na muhtaç oluşlarına dikkatleri çekerek şöyle buyurmaktadır:“Görmez misin ki göklerde ve yerde bulunanlarla” canlı ve cansız bütün varlıklarla “saf halinde uçan kuşlar” gökte Rablerini tesbih ederek kanatlarını açmış olan dizi dizi kuşlar “Allah’ı tesbih ederler. Onların” bu yaratılmışların “her biri kendi dua ve tesbihlerini bilir.” Onların her birisinin kendisine uygun şekilde bir duası, bir ibadeti vardır. Yüce Allah, ona böyle bir dua ve tesbihi ilham olarak vermiştir. Bu da ya cin, insanlar ve melekler gibi varlıklara peygamberler aracılığı ile bidirilir yahut da Yüce Allah’ın diğer mahlukata verdiği ilham ile olur. Böyle bir ihtimal daha kuvvetlidir. Bunun delili de Yüce Allah’ın:“Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir” buyruğudur. Yani O, onların bütün fiillerini bilir. Fiilllerinden hiçbir şey O’na gizli değildir ve (mükelleflerin) bu fiillerinin karşılığını verecektir. Bu buyruk, Allah’ın, hem onların amellerini bildiğini -ki bu amellerini onlara O öğretmiştir- hem de amellerin karşılığını da ihtiva eden şekli ile maksatlarını bildiğini bir arada ifade etmektedir. üce Allah’ın:“dua ve tesbihlerini bilir” buyruğundaki zamirin Yüce Allah’a ait olma ihtimali de vardır. Yani Yüce Allah, onların hepsinin ibadetlerini bilir, demektir. Sizler, ey kullar, bunlardan ancak Allah’ın bildirdiğini bilseniz dahi O, onların ibadetlerini tümüyle bilir. Bu âyet-i kerime Yüce Allah’ın şu buyruğunu andırmaktadır:“Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar O’nu tesbih ederler. O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiç kimse yoktur; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Şüphesiz ki O, Halîmdir, mağfiret edicidir.”(el-İsra, 17/44) 42. Allah, ibadet ve tevhid açısından onların kendisine muhtaç olduklarını ve ubudiyetlerini beyan ettikten sonra Allah’ın mülkiyetinde bulunmaları ve idareleri açısından da O’na muhtaç olduklarını şöylece beyan etmektedir:“Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız” onları yaratan, onlardakileri rızıklandıran, her ikisinde de gerek şer’î gerek kaderî hükümleri ile bu dünyada tasarrufta bulunan, amellerinin karşılığını vermesi demek olan cezaî hükmü ile de ebedi karar yurdunda tasarrufta bulunacak olan “Allah’a aittir.” Bunun delili de Yüce Allah’ın: “Ve dönüş de Allah’adır” buyruğudur. Yani bütün mahlukatın dönüşü, sonunda varacakları yer, amellerinin karşılığını onlara vermek üzere Allah’a olacaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Tesbih, Allah Teâlâ’yı, kendine mahsus yüce sıfatlarıyla anmaktır, dar mânada O’nu, yakışmayan sıfatlardan tenzih etmektir, her çeşit noksanlıktan uzak ve berî olduğunu ifade etmektir. İnsanlar ve melekler gibi şuurlu varlıkların bu bilince dayalı bir tercihle tesbih etmeleri mümkündür, vâkidir. Diğer canlı, cansız varlıkların tesbihi ise ya hal diliyle, varlık ve hareketlerindeki özellik ve incelikleri gözler önüne sermek, programlandıkları gibi davranmak suretiyle olmaktadır veya Allah’ın kendilerine verdiği, bizim anlayamadığımız özel bir dil ile ifade edilmektedir.
Nûr Suresi 42. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır. Kıyamet günü, hesap ve karşılık için dönüş de ancak O'nadır.