Önceki ayet· 24:57Sonraki ayet· 24:59

Nûr Suresi 58. Ayet· 24:58

↗ Nûr suresi
Medeni
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِيَسۡتَـٔۡذِنكُمُ ٱلَّذِينَ مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡ وَٱلَّذِينَ لَمۡ يَبۡلُغُواْ ٱلۡحُلُمَ مِنكُمۡ ثَلَٰثَ مَرَّـٰتٖۚ مِّن قَبۡلِ صَلَوٰةِ ٱلۡفَجۡرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُم مِّنَ ٱلظَّهِيرَةِ وَمِنۢ بَعۡدِ صَلَوٰةِ ٱلۡعِشَآءِۚ ثَلَٰثُ عَوۡرَٰتٖ لَّكُمۡۚ لَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ وَلَا عَلَيۡهِمۡ جُنَاحُۢ بَعۡدَهُنَّۚ طَوَّـٰفُونَ عَلَيۡكُم بَعۡضُكُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bunlar, sizin açık bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bunlar, sizin açık bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz erginlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için, ne de onlar için bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz.) İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlarla, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesin: Sabah namazından/duasından önce, öğlen vaktinde elbiselerinizi çıkardığınızda, gün battıktan sonra yerine getirilen namazdan/duadan sonra... Kaygılanacağınız üç vakittir bunlar. Bunlar dışında size de onlara da bir günah yoktur. Aranızda dolaşırlar, birbirinize bakabilirsiniz. Allah, ayetleri size işte böyle açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, ellerinizin altında bulunan (köle ve hizmetçi)ler ve henüz erginliğe ermemiş çocuklarınız üç vakitte (odalarınıza girebilmek için) izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkar(ıp yat)acağınız zaman ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin üstünüzün açılabileceği üç vakittir. Bunların dışında (hizmetçilerin ve çocukların, izin almadan içeri girmelerinden dolayı) ne size, ne de onlara bir günah yoktur. (Onlar sizin) yanınızda dolaşırlar, birbirinizin yanına girip çıkarsınız. Allah ayetleri size böyle açıklar. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
O you who have believed, let those whom your right hands possess and those who have not [yet] reached puberty among you ask permission of you [before entering] at three times: before the dawn prayer and when you put aside your clothing [for rest] at noon and after the night prayer. [These are] three times of privacy for you. There is no blame upon you nor upon them beyond these [periods], for they continually circulate among you - some of you, among others. Thus does Allah make clear to you the verses; and Allah is Knowing and Wise
Fransızca
O vous qui avez-cru! Que les esclaves que vous possédez vous demandent permission avant d'entrer, ainsi que ceux des vôtres qui n'ont pas encore atteint la puberté, à trois moments: avant la Salât de l'aube, à midi quand vous enlevez vos vêtements, ainsi qu'après la Salât de la nuit; trois occasions de vous dévêtir. En dehors de ces moments, nul reproche ni à vous ni à eux d'aller et venir, les uns chez les autres. C'est ainsi qu'Allah vous expose clairement Ses versets, et Allah est Omniscient et Sage
İspanyolca
¡Oh, creyentes! Que sus sirvientes y sus hijos que todavía no han alcanzado la pubertad, les pidan permiso [para ingresar a sus alcobas] antes de la oración del alba, a la siesta cuando se quitan la ropa [para descansar], y después de la oración de la noche, pues éstos son tres momentos en los que su desnudez podría quedar al descubierto. Fuera de ello, pueden entrar sin pedir permiso, porque se frecuentan unos a otros con asiduidad. Así es como Dios les aclara Sus Signos. Dios es Conocedor, Sabio
Rusça
О те, которые уверовали! Пусть невольники, которыми овладели ваши десницы, и те, кто не достиг половой зрелости, спрашивают у вас разрешения войти в покои в трех случаях: до рассветного намаза, когда вы снимаете одежду в полдень и после вечернего намаза. Вот три времени наготы для вас. Ни на вас, ни на них нет греха за вход без разрешения, помимо этих случаев, ведь вы посещаете друг друга. Так Аллах разъясняет вам знамения. Аллах - Знающий, Мудрый
Endonezce
Wahai orang-orang yang beriman! Hendaklah hamba sahaya (laki-laki dan perempuan) yang kamu miliki, dan orang-orang yang belum balig (dewasa) di antara kamu, meminta izin kepada kamu pada tiga kali (kesempatan), yaitu sebelum salat Subuh, ketika kamu menanggalkan pakaian (luar)mu di tengah hari dan setelah salat Isya. (Itulah) tiga aurat (waktu) bagi kamu.568) Tidak ada dosa bagimu dan tidak (pula) bagi mereka selain dari (tiga waktu) itu, mereka keluar masuk melayani kamu, sebagian kamu atas sebagian yang lain. Demikianlah Allah menjelaskan ayat-ayat itu kepadamu. Dan Allah Maha Mengetahui, Mahabijaksana
Bengalce
হে মুমিনগণ! তোমাদের দাসদাসীরা এবং তোমাদের মধ্যে যারা প্রাপ্ত বয়স্ক হয়নি তারা যেন তিন সময়ে তোমাদের কাছে অনুমতি গ্রহণ করে, ফজরের নামাযের পূর্বে, দুপুরে যখন তোমরা বস্ত্র খুলে রাখ এবং এশার নামাযের পর। এই তিন সময় তোমাদের দেহ খোলার সময়। এ সময়ের পর তোমাদের ও তাদের জন্যে কোন দোষ নেই। তোমাদের একে অপরের কাছে তো যাতায়াত করতেই হয়, এমনি ভাবে আল্লাহ তোমাদের কাছে সুস্পষ্ট আয়াতসমূহ বিবৃত করেন। আল্লাহ সর্বজ্ঞ, প্রজ্ঞাময়।
Çince
信士们啊!教你们的奴婢和你们中尚未成丁的儿童,三次向你们请示,晨礼之前,正午脱衣之时,宵礼之后,这是你们的三个不防备的时候。除此之外,你们和他们无妨随便往来。安拉这样为你们阐明一切迹象。安拉是全知的,是至睿的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Allah'a iman eden ve onun dini ve şeriatı ile amel edenler! Erkek ve kadın köleleriniz ve henüz büluğ çağına girmemiş olan hür çocuklar, sizin yanınıza girmek için şu üç vakitte sizden izin isterler. Bu vakitler; sabah namazından önce geceliklerinizi gündüz dışarıda giydiğiniz elbiselerle değiştirdiğiniz vakit, öğle vakti kaylule (öğle uykusu) için elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonraki vakittir. Çünkü bu vakit (yani yatsı namazından sonra) sizin uyanıkken giymiş olduğunuz elbiselerinizi çıkarıp geceliklerinizi giymiş olduğunuz vakittir. Bu üç vakit avret vaktidir (sizden sakınmaları gereken zamandır). Bu kimseler sizin yanınıza ancak sizden izin aldıktan sonra girebilirler. Bu üç vakit dışında onların sizin yanınıza izin almadan girmelerinde size de onlara da bir günah yoktur. Çünkü onlar, sizin etrafınızda ve kendi aralarında çokça dolaşan kimselerdir. Onlar her vakitte sizin yanınıza izinle girmek hususunda sıkıntı çekerler. Allah; izin isteme ile alakalı sizin için koymuş olduğu hükümleri açıkladığı gibi, sizin için din olarak belirlediği apaçık hükümleri de açıklamaktadır. Allah, kullarının yararrına olan şeyleri hakkıyla bilendir ve onlar için koymuş olduğu hükümlerinde çok hikmet sahibidir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
58- Ey iman edenler! Sahip olduğunuz köle ve cariyelerle içinizden büluğa ermeyen (çocuklar), sizden (yanınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, elbisenizi çıkardığınız öğle (dinlenme) vaktinde ve yatsı namazından sonra. Bunlar, sizin için üç mahrem vakittir. Bu üç vakit dışında (izinsiz girmede) size de onlara da bir vebal yoktur. Çünkü onlar da siz de birbirinizin yanına sık sık girip çıkarsınız. İşte Allah, âyetleri size böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. 59- Sizden olan çocuklar büluğa erdiklerinde kendilerinden öncekiler nasıl izin istiyorlarsa onlar da öyle izin istesinler. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor. Allah, her şeyi bilendir, hilmet sahibidir.” 58. Yüce Allah mü’minlere kölelerinin ve ergenlik yaşına gelmemiş çocuklarının, yanlarına girmek üzere izin istemelerini emretmektedir. Yüce Allah, bu izin istemenin hikmetini de zikretmiştir. Şöyle ki yanlarına girmek üzere izinleri istenecek kimselerin izinlerinin alınması için üç mahrem vakit vardır. Bu vakitlerin ikisi, yatsıdan sonra gece uyuyacakları vakit ile sabah namazlarından önce uyandıkları vakittir. Zira çoğunlukla uyuyan bir kimse, normal elbisesi dışında yatarken giymek üzere farklı bir elbise giyer. Ama gündüzün çoğunlukla kişi normal elbiseleriyle uyuduğu için Yüce Allah, bu vakti söz konusu ederken:“elbisenizi çıkardığınız öğle (dinlenme) vaktinde” kaydını söz konusu etmektedir. Yani gündüzün ortasında kaylule uykusuna çekileceğiniz vakit de sizden izin istesinler, demektir. İşte bu üç vakitte köleler ve küçük çocuklar da başkaları gibidir. İzin almaksızın büyüklerinin yanına girmelerine imkan verilmez. u üç halin dışındaki hallere gelince:“Bu üç vakit dışında (izinsiz girmede) size de onlara da bir vebal yoktur.” Yani bu kimseler başkaları gibi değildir. Her zaman için onlara ihtiyaç duyulabilir. Bu yüzden onların her vakit izin istemeleri zor olur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Çünkü onlar da siz de birbirinizin yanına sık sık girip çıkarsınız.” Onlar işlerinizi ve ihtiyaçlarınızı karşılamak için yanlarınıza girip çıkarlar. “İşte Allah âyetleri size böyle” hikmeti ile birlikte “açıklar” ki bu hüküm iyice pekişsin ve bu yolla da bu hükmü teşrî buyuranın rahmet ve hikmeti bilinmiş olsun. Bundan dolayı Yüce Allah: “Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.” buyurmaktadır. Yani O’nun ilmi vacip (varlığı zorunlu), müstahil (varlığı imkânsız) ve mümkün (varlığı ve yokluğu imkân dahilinde olan) her şeyi kuşattığı gibi O’nun hikmeti de her şeyi yerli yerince koymuş ve yerleştirmiştir. Her bir varlığa ona uygun ve yakışan hilkati verdiği gibi her bir şer’î hükme de uygun bir hikmeti tevdi etmiştir. Nereden geldiklerini ve güzelliklerini genişçe açıkladığı ve beyan ettiği hükümler de bunlar arasındadır. 59. “Sizden olan çocuklar büluğa erdiklerinde” bulûğ, uyanıkken veya uyku halinde iken meninin inzali ile gerçekleşir. “kendilerinden öncekiler” sair zamanlarda “nasıl izin istiyorlarsa onlar da öyle izin istesinler.” Kendilerinden öncekilerden kasıt ise şanı Yüce Allah’ın: “Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izin alıp o ev halkına selam vermeden girmeyin”(en-Nur, 24/24) buyruğunda söz konusu ettiği kimselerdir. “İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor” ve bunlara dair hükümlerini bu şekilde izah ediyor. “Allah her şeyi bilendir, hilmet sahibidir.” Bu iki âyet-i kerimede önemli birtakım hususlar vardır: 1- Efendi kölelerine, küçük çocuğun velisi de velâyetleri altında bulunan çocuklara ilmî ve şer’î adabı öğretmekle yükümlüdür. Çünkü Yüce Allah:“Ey iman edenler! Sahip olduğunuz köle ve cariyelerle içinizden büluğa ermeyen (çocuklar), sizden (yanınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler” buyruğunda onlara hitap etmektedir. Bu ise ancak öğretmek ve şer’î adabı onlara göstermekle mümkün olur. Diğer taraftan Yüce Allah’ın:“Bu üç vakit dışında (izinsiz girmede) size de… bir vebal yoktur” buyruğu da bunu gerektirmektedir. 2- Bu buyruklarda avretlerin gereği gibi korunması, her bakımdan bu maksatla ihtiyatın elden bırakılmaması emredilmektedir. İnsanın avretinin görülme ihtimali bulunan yerde gusul, istinca vb. işler yapması yasaklanmıştır. 3- Uyku halinde, küçük, büyük abdest bozma halinde vb. hallerde ihtiyaç olduğu takdirde avretin açılması caizdir. 4- Müslümanlar geceleyin uyudukları gibi gündüzün ortasında kaylûle uykusunu da adet haline getirmişlerdi. Çünkü Yüce Allah, onlara hali hazırda mevcut olan hallerini beyan etmek sûretiyle onlara hitap etmiştir. 5- Bûlûğ çağına gelmemiş olan çocuğun, başkalarının avretini görmesine de onun avretinin başkaları tarafından görülmesine de imkan sağlamak caiz değildir. Çünkü Yüce Allah'ın, onların izin istemesini emretmesinin sebebi ancak caiz olmayan bir husus dolayısıyladır. 6- Kölenin efendisinin avretini görmesi caiz olmadığı gibi efendisinin de kölesinin avretini görmesi -bülûğa erişmemiş çocukta söz konusu ettiğimiz gibi- caiz değildir. 7- Vaiz, öğretmen ve bunlara benzer şer’i-ilmi meseleler hakkında söz söyleyecek kimseler, hüküm ile birlikte bu hükmün nereden alındığını ve bu hükmün açıklamasını birlikte yapmalı, hükmü delil, hikmet ve gerekçelerinden uzak olarak bildirmemelidir. Çünkü Yüce Allah, sözü geçen hükmü beyan ettikten sonra bunu da:“Bunlar, sizin için üç mahrem vakittir” buyruğu ile gerekçelendirmiştir. 8- Velileri muhatap olduğu gibi küçük çocuk ve köle de muhataptır. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Bu üç vakit dışında (izinsiz girmede) size de onlara da bir vebal yoktur.” 9- Küçük çocuğun tükürüğü temizdir. Kusmuk gibi bir necasetten sonra gelse dahi. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“birbirinizin yanına sık sık girip çıkarsınız.” Ayrıca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kedi hakkında sorulan bir soruya verdiği şu cevap da bu hükme işarettir: “O (kedi) necis değildir. Çünkü o sizin yanınıza sık sık girip çıkanlardandır.” 10- İnsanın, çocuklarını âdet olduğu üzere ve çocuğa ağır gelmeyecek bir şekilde hizmetinde kullanması caizdir. Yüce Allah’ın:“birbirinizin yanına sık sık girip çıkarsınız” buyruğu bunu ifade etmektedir. 11- Sözü geçen bu etraflı hükümler, henüz baliğ olmamış çocuklar içindir. Bulûğdan sonra ise izin istemekten başka bir hüküm söz konusu değildir. 12- Bulûğ, boşalma ile gerçekleşir. Buluğa bağlı olarak söz konusu edilen her bir şer’î hüküm de o vakit yürürlüğe girer. Bu konuda icma vardır. Görüş ayrılığı, buluğun yaş ile veya etek tüylerinin bitmesi ile gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hakkındadır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu sûrenin 27-29. âyetlerinde bir başkasının evine girmenin usul ve âdâbı açıklanmıştı. Burada evin çocuklarıyla hizmetçilerin, diğer aile fertlerinin odalarına ve özel mekânlarına girip çıkarken nasıl davranacaklarına dair açıklamalar yapılmaktadır. Kolaylık İslâm’ın ilkelerinden biridir; dinî, ahlâkî ve hukukî ilkeleri ihlâl söz konusu olmadığı sürece müminler, kendilerine kolay gelen uygulamaları tercih edebileceklerdir. İffetin korunması bir ilkedir, bunun için örtünmek, cinselliği sergilememek bir araçtır. Bu ilke ile kolaylık ilkesi çatıştığında ikincisinden, ancak zorunlu olduğu ölçüde fedakârlık edilmesi istenmiş, örtünmenin amacını ortadan kaldırmayan kolaylıklara izin verilmiştir; bunun örnekleri daha önce (30-31. âyetler) ifade edildi. Burada bir başka örnek, “Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle ilişki içinde olduğunuz kimselerdir” gerekçesiyle açıklanmaktadır. Köle, câriye, hizmetçi gibi devamlı evde olan ve hizmet gerektirdiği için evin hanımı ve beyi ile birlikte yaşayan kimselerle henüz ergenlik çağına gelmediği için daha ziyade evde, ana babanın yanında bulunan çocukların, birbirlerinin yanına girip çıkarken, üç vakit dışında izin almalarına gerek görülmemektedir. Bu üç vakitte karı koca veya özel mekânında bulunan diğer ev sakinleri, 30-31. âyetlerde ve tefsirinde açıklanan, “hizmetçiler ve mahremlere mahsus istisnaları aşacak şekilde” soyunabilecekleri için, yanlarına gelmek isteyen küçük çocuklar ve hizmetçilerin izin almaları emredilmiştir. İbn Abbas’ın, bu âyeti açıklarken hükmün devamlı olup olmadığına dair ifadesi ve buna karşı iki önemli fıkıhçının tavrı, günümüzde tartışılan “tarihsellik” problemi bakımından önem taşımaktadır. İbn Abbas’a göre bu âyet geldiğinde müminler yokluk içindeydiler, evlerinde ne kapı vardı ne perde ne de bölme... Çocuklar ve hizmetçiler, anılan üç vakitte karı kocanın üstlerine geldiklerinde onları uygunsuz vaziyetlerde görebiliyorlardı. Bunun için eve girerken izin almaları emredildi. Sonra Allah müminlerin imkânlarını arttırdı, şimdi kapıları da var perdeleri de, bu sebeple kimse bu âyeti uygulamıyor (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1396). İbnü’l-Arabî, İbn Abbas’ın bu yorumunu âyetin neshedildiğini söylemek gibi anlamış ve “Öncelik sonralık, iki hükmün çelişmesi gibi şartlar olmadığına göre burada neshe hükmedilemez” diyerek yoruma katılmadığını ifade etmiştir. Güçlü bir Hanefî fıkıhçısı olan Cessâs ise şöyle demektedir: “İbn Abbas’ın nakline göre bu âyetteki izin alma emri bir sebebe (tarihî bir duruma, uygulamaya) bağlıdır, sebep ortadan kalkınca hüküm de kalkmıştır. Onun sözlerinden anlaşılan, âyetin hükmünün devamlı olarak kaldırıldığı (mensuh olduğu) değil, uygulamanın sebep ve şarta bağlı bulunduğudur; aynı sebep yeniden bulunsa hüküm de uygulanır” (III, 330). Ergenlik çağının kızlarda âdet görme, erkeklerde ihtilâm olma ile başladığında ittifak vardır. Bu iki biyolojik gelişmenin gecikmesi veya olmaması halinde Ebû Hanîfe’ye göre erkeklerde on sekiz, kızlarda on yedi, müctehidlerin çoğuna göre ise on beş yaşın dolmasıyla ergenlik çağına girilmiş olur. Çocuklar ergenlik çağına girince, aynı derecedeki diğer mahremler için söz konusu olan sınırlara ve istisnalara tâbi olurlar.
Nûr Suresi 58. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Allah'a iman eden ve onun dini ve şeriatı ile amel edenler! Erkek ve kadın köleleriniz ve henüz büluğ çağına girmemiş olan hür çocuklar, sizin yanınıza girmek için şu üç vakitte sizden izin isterler. Bu vakitler; sabah namazından önce geceliklerinizi gündüz dışarıda giydiğiniz elbiselerle değiştirdiğiniz vakit, öğle vakti kaylule (öğle uykusu) için elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonraki vakittir. Çünkü bu vakit (yani yatsı namazından sonra) sizin uyanıkken giymiş olduğunuz elbiselerinizi çıkarıp geceliklerinizi giymiş olduğunuz vakittir. Bu üç vakit avret vaktidir (sizden sakınmaları gereken zamandır). Bu kimseler sizin yanınıza ancak sizden izin aldıktan sonra girebilirler. Bu üç vakit dışında onların sizin yanınıza izin almadan girmelerinde size de onlara da bir günah yoktur. Çünkü onlar, sizin etrafınızda ve kendi aralarında çokça dolaşan kimselerdir. Onlar her vakitte sizin yanınıza izinle girmek hususunda sıkıntı çekerler. Allah; izin isteme ile alakalı sizin için koymuş olduğu hükümleri açıkladığı gibi, sizin için din olarak belirlediği apaçık hükümleri de açıklamaktadır. Allah, kullarının yararrına olan şeyleri hakkıyla bilendir ve onlar için koymuş olduğu hükümlerinde çok hikmet sahibidir.