Çocuklarınız erginlik çağına gelince, büyüklerinin izin istediği gibi, onlar da her defasında izin istesinler. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Çocuklarınız erginlik çağına gelince, büyüklerinin izin istediği gibi, onlar da her defasında izin istesinler. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizden olan çocuklarınız erginlik çağına girdiklerinde, kendilerinden öncekiler (büyükleri) izin istedikleri gibi, onlar da izin istesinler. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Çocuklarınız ergenlik çağına ulaştığında, kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi izin istesinler. Allah size ayetleri işte böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilir, hikmeti sınırsızdır.
Süleyman Ateş
Çocuklarınız erginlik çağına erdikleri zaman kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklıyor. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
And when the children among you reach puberty, let them ask permission [at all times] as those before them have done. Thus does Allah make clear to you His verses; and Allah is Knowing and Wise
Fransızca
Et quand les enfants parmi vous atteignent la puberté, qu'ils demandent permission avant d'entrer, comme font leurs aînés. C'est ainsi qu'Allah vous expose clairement Ses versets, et Allah est Omniscient et Sage
İspanyolca
Cuando sus hijos alcancen la pubertad deberán pedir permiso en todo momento, como lo hacen los adultos. Así es como Dios les aclara Sus signos. Dios es Conocedor, Sabio
Rusça
Когда дети из вашего числа достигнут половой зрелости, то пусть они спрашивают разрешения, как спрашивают разрешения те, кто старше их. Так Аллах разъясняет вам Свои знамения. Аллах - Знающий, Мудрый
Endonezce
Dan apabila anak-anakmu telah sampai umur dewasa, maka hendaklah mereka (juga) meminta izin, seperti orang-orang yang lebih dewasa meminta izin.569) Demikianlah Allah menjelaskan ayat-ayat-Nya kepadamu. Allah Maha Mengetahui, Mahabijaksana
Bengalce
তোমাদের সন্তান-সন্ততিরা যখন বায়োপ্রাপ্ত হয়, তারাও যেন তাদের পূর্ববর্তীদের ন্যায় অনুমতি চায়। এমনিভাবে আল্লাহ তাঁর আয়াতসমূহ তোমাদের কাছে বর্ণনা করেন। আল্লাহ সর্বজ্ঞ, প্রজ্ঞাময়।
Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde, kendilerinden önceki büyüklerin her vakitte evlere girmek için izin istedikleri gibi onlar da izin istesinler. İşte Allah, izin isteme ile alakalı hükümleri sizlere açıkladığı gibi ayetlerini de sizlere böyle açıklar. Allah, kullarının yararına olan şeyleri hakkıyla bilendir ve onlar için koymuş olduğu hükümlerinde çok hikmet sahibidir.
58- Ey iman edenler! Sahip olduğunuz köle ve cariyelerle içinizden büluğa ermeyen (çocuklar), sizden (yanınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, elbisenizi çıkardığınız öğle (dinlenme) vaktinde ve yatsı namazından sonra. Bunlar, sizin için üç mahrem vakittir. Bu üç vakit dışında (izinsiz girmede) size de onlara da bir vebal yoktur. Çünkü onlar da siz de birbirinizin yanına sık sık girip çıkarsınız. İşte Allah, âyetleri size böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. 59- Sizden olan çocuklar büluğa erdiklerinde kendilerinden öncekiler nasıl izin istiyorlarsa onlar da öyle izin istesinler. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor. Allah, her şeyi bilendir, hilmet sahibidir.”
58. Yüce Allah mü’minlere kölelerinin ve ergenlik yaşına gelmemiş çocuklarının, yanlarına girmek üzere izin istemelerini emretmektedir. Yüce Allah, bu izin istemenin hikmetini de zikretmiştir. Şöyle ki yanlarına girmek üzere izinleri istenecek kimselerin izinlerinin alınması için üç mahrem vakit vardır. Bu vakitlerin ikisi, yatsıdan sonra gece uyuyacakları vakit ile sabah namazlarından önce uyandıkları vakittir. Zira çoğunlukla uyuyan bir kimse, normal elbisesi dışında yatarken giymek üzere farklı bir elbise giyer. Ama gündüzün çoğunlukla kişi normal elbiseleriyle uyuduğu için Yüce Allah, bu vakti söz konusu ederken:“elbisenizi çıkardığınız öğle (dinlenme) vaktinde” kaydını söz konusu etmektedir. Yani gündüzün ortasında kaylule uykusuna çekileceğiniz vakit de sizden izin istesinler, demektir. İşte bu üç vakitte köleler ve küçük çocuklar da başkaları gibidir. İzin almaksızın büyüklerinin yanına girmelerine imkan verilmez. u üç halin dışındaki hallere gelince:“Bu üç vakit dışında (izinsiz girmede) size de onlara da bir vebal yoktur.” Yani bu kimseler başkaları gibi değildir. Her zaman için onlara ihtiyaç duyulabilir. Bu yüzden onların her vakit izin istemeleri zor olur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Çünkü onlar da siz de birbirinizin yanına sık sık girip çıkarsınız.” Onlar işlerinizi ve ihtiyaçlarınızı karşılamak için yanlarınıza girip çıkarlar. “İşte Allah âyetleri size böyle” hikmeti ile birlikte “açıklar” ki bu hüküm iyice pekişsin ve bu yolla da bu hükmü teşrî buyuranın rahmet ve hikmeti bilinmiş olsun. Bundan dolayı Yüce Allah: “Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.” buyurmaktadır. Yani O’nun ilmi vacip (varlığı zorunlu), müstahil (varlığı imkânsız) ve mümkün (varlığı ve yokluğu imkân dahilinde olan) her şeyi kuşattığı gibi O’nun hikmeti de her şeyi yerli yerince koymuş ve yerleştirmiştir. Her bir varlığa ona uygun ve yakışan hilkati verdiği gibi her bir şer’î hükme de uygun bir hikmeti tevdi etmiştir. Nereden geldiklerini ve güzelliklerini genişçe açıkladığı ve beyan ettiği hükümler de bunlar arasındadır.
59. “Sizden olan çocuklar büluğa erdiklerinde” bulûğ, uyanıkken veya uyku halinde iken meninin inzali ile gerçekleşir. “kendilerinden öncekiler” sair zamanlarda “nasıl izin istiyorlarsa onlar da öyle izin istesinler.” Kendilerinden öncekilerden kasıt ise şanı Yüce Allah’ın: “Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izin alıp o ev halkına selam vermeden girmeyin”(en-Nur, 24/24) buyruğunda söz konusu ettiği kimselerdir. “İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor” ve bunlara dair hükümlerini bu şekilde izah ediyor. “Allah her şeyi bilendir, hilmet sahibidir.” Bu iki âyet-i kerimede önemli birtakım hususlar vardır: 1- Efendi kölelerine, küçük çocuğun velisi de velâyetleri altında bulunan çocuklara ilmî ve şer’î adabı öğretmekle yükümlüdür. Çünkü Yüce Allah:“Ey iman edenler! Sahip olduğunuz köle ve cariyelerle içinizden büluğa ermeyen (çocuklar), sizden (yanınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler” buyruğunda onlara hitap etmektedir. Bu ise ancak öğretmek ve şer’î adabı onlara göstermekle mümkün olur. Diğer taraftan Yüce Allah’ın:“Bu üç vakit dışında (izinsiz girmede) size de… bir vebal yoktur” buyruğu da bunu gerektirmektedir. 2- Bu buyruklarda avretlerin gereği gibi korunması, her bakımdan bu maksatla ihtiyatın elden bırakılmaması emredilmektedir. İnsanın avretinin görülme ihtimali bulunan yerde gusul, istinca vb. işler yapması yasaklanmıştır. 3- Uyku halinde, küçük, büyük abdest bozma halinde vb. hallerde ihtiyaç olduğu takdirde avretin açılması caizdir. 4- Müslümanlar geceleyin uyudukları gibi gündüzün ortasında kaylûle uykusunu da adet haline getirmişlerdi. Çünkü Yüce Allah, onlara hali hazırda mevcut olan hallerini beyan etmek sûretiyle onlara hitap etmiştir. 5- Bûlûğ çağına gelmemiş olan çocuğun, başkalarının avretini görmesine de onun avretinin başkaları tarafından görülmesine de imkan sağlamak caiz değildir. Çünkü Yüce Allah'ın, onların izin istemesini emretmesinin sebebi ancak caiz olmayan bir husus dolayısıyladır. 6- Kölenin efendisinin avretini görmesi caiz olmadığı gibi efendisinin de kölesinin avretini görmesi -bülûğa erişmemiş çocukta söz konusu ettiğimiz gibi- caiz değildir. 7- Vaiz, öğretmen ve bunlara benzer şer’i-ilmi meseleler hakkında söz söyleyecek kimseler, hüküm ile birlikte bu hükmün nereden alındığını ve bu hükmün açıklamasını birlikte yapmalı, hükmü delil, hikmet ve gerekçelerinden uzak olarak bildirmemelidir. Çünkü Yüce Allah, sözü geçen hükmü beyan ettikten sonra bunu da:“Bunlar, sizin için üç mahrem vakittir” buyruğu ile gerekçelendirmiştir. 8- Velileri muhatap olduğu gibi küçük çocuk ve köle de muhataptır. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Bu üç vakit dışında (izinsiz girmede) size de onlara da bir vebal yoktur.” 9- Küçük çocuğun tükürüğü temizdir. Kusmuk gibi bir necasetten sonra gelse dahi. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“birbirinizin yanına sık sık girip çıkarsınız.” Ayrıca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kedi hakkında sorulan bir soruya verdiği şu cevap da bu hükme işarettir: “O (kedi) necis değildir. Çünkü o sizin yanınıza sık sık girip çıkanlardandır.” 10- İnsanın, çocuklarını âdet olduğu üzere ve çocuğa ağır gelmeyecek bir şekilde hizmetinde kullanması caizdir. Yüce Allah’ın:“birbirinizin yanına sık sık girip çıkarsınız” buyruğu bunu ifade etmektedir. 11- Sözü geçen bu etraflı hükümler, henüz baliğ olmamış çocuklar içindir. Bulûğdan sonra ise izin istemekten başka bir hüküm söz konusu değildir. 12- Bulûğ, boşalma ile gerçekleşir. Buluğa bağlı olarak söz konusu edilen her bir şer’î hüküm de o vakit yürürlüğe girer. Bu konuda icma vardır. Görüş ayrılığı, buluğun yaş ile veya etek tüylerinin bitmesi ile gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hakkındadır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu sûrenin 27-29. âyetlerinde bir başkasının evine girmenin usul ve âdâbı açıklanmıştı. Burada evin çocuklarıyla hizmetçilerin, diğer aile fertlerinin odalarına ve özel mekânlarına girip çıkarken nasıl davranacaklarına dair açıklamalar yapılmaktadır.
Kolaylık İslâm’ın ilkelerinden biridir; dinî, ahlâkî ve hukukî ilkeleri ihlâl söz konusu olmadığı sürece müminler, kendilerine kolay gelen uygulamaları tercih edebileceklerdir. İffetin korunması bir ilkedir, bunun için örtünmek, cinselliği sergilememek bir araçtır. Bu ilke ile kolaylık ilkesi çatıştığında ikincisinden, ancak zorunlu olduğu ölçüde fedakârlık edilmesi istenmiş, örtünmenin amacını ortadan kaldırmayan kolaylıklara izin verilmiştir; bunun örnekleri daha önce (30-31. âyetler) ifade edildi. Burada bir başka örnek, “Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle ilişki içinde olduğunuz kimselerdir” gerekçesiyle açıklanmaktadır. Köle, câriye, hizmetçi gibi devamlı evde olan ve hizmet gerektirdiği için evin hanımı ve beyi ile birlikte yaşayan kimselerle henüz ergenlik çağına gelmediği için daha ziyade evde, ana babanın yanında bulunan çocukların, birbirlerinin yanına girip çıkarken, üç vakit dışında izin almalarına gerek görülmemektedir. Bu üç vakitte karı koca veya özel mekânında bulunan diğer ev sakinleri, 30-31. âyetlerde ve tefsirinde açıklanan, “hizmetçiler ve mahremlere mahsus istisnaları aşacak şekilde” soyunabilecekleri için, yanlarına gelmek isteyen küçük çocuklar ve hizmetçilerin izin almaları emredilmiştir. İbn Abbas’ın, bu âyeti açıklarken hükmün devamlı olup olmadığına dair ifadesi ve buna karşı iki önemli fıkıhçının tavrı, günümüzde tartışılan “tarihsellik” problemi bakımından önem taşımaktadır. İbn Abbas’a göre bu âyet geldiğinde müminler yokluk içindeydiler, evlerinde ne kapı vardı ne perde ne de bölme... Çocuklar ve hizmetçiler, anılan üç vakitte karı kocanın üstlerine geldiklerinde onları uygunsuz vaziyetlerde görebiliyorlardı. Bunun için eve girerken izin almaları emredildi. Sonra Allah müminlerin imkânlarını arttırdı, şimdi kapıları da var perdeleri de, bu sebeple kimse bu âyeti uygulamıyor (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1396). İbnü’l-Arabî, İbn Abbas’ın bu yorumunu âyetin neshedildiğini söylemek gibi anlamış ve “Öncelik sonralık, iki hükmün çelişmesi gibi şartlar olmadığına göre burada neshe hükmedilemez” diyerek yoruma katılmadığını ifade etmiştir. Güçlü bir Hanefî fıkıhçısı olan Cessâs ise şöyle demektedir: “İbn Abbas’ın nakline göre bu âyetteki izin alma emri bir sebebe (tarihî bir duruma, uygulamaya) bağlıdır, sebep ortadan kalkınca hüküm de kalkmıştır. Onun sözlerinden anlaşılan, âyetin hükmünün devamlı olarak kaldırıldığı (mensuh olduğu) değil, uygulamanın sebep ve şarta bağlı bulunduğudur; aynı sebep yeniden bulunsa hüküm de uygulanır” (III, 330).
Ergenlik çağının kızlarda âdet görme, erkeklerde ihtilâm olma ile başladığında ittifak vardır. Bu iki biyolojik gelişmenin gecikmesi veya olmaması halinde Ebû Hanîfe’ye göre erkeklerde on sekiz, kızlarda on yedi, müctehidlerin çoğuna göre ise on beş yaşın dolmasıyla ergenlik çağına girilmiş olur. Çocuklar ergenlik çağına girince, aynı derecedeki diğer mahremler için söz konusu olan sınırlara ve istisnalara tâbi olurlar.
Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde, kendilerinden önceki büyüklerin her vakitte evlere girmek için izin istedikleri gibi onlar da izin istesinler. İşte Allah, izin isteme ile alakalı hükümleri sizlere açıkladığı gibi ayetlerini de sizlere böyle açıklar. Allah, kullarının yararına olan şeyleri hakkıyla bilendir ve onlar için koymuş olduğu hükümlerinde çok hikmet sahibidir.