Allah'tan başkasını dost edinenlerin durumu, surenin ortalarında bir örümcek yuvasına benzetilir; sure de adını bu benzetmedeki ankebût, yani örümcek kelimesinden alır. Mekke döneminde inen 69 ayetlik metin, nüzul sırasında 85. sıradadır.
Açılış imtihan fikri üzerine kuruludur: inandığını söylemenin sınanmadan geçilecek bir kapı olmadığı, öncekilerin de sınandığı bildirilir. Buradan itibaren metin, ortak koşmanın dayanaksızlığı ile peygamber anlatıları arasında gidip gelir. İbrâhim'in kavmiyle putlar üzerine tartışması, Nûh'un kurtuluşu, Lût kavminin helâki, Şuayb, Âd ve Semûd ile Firavun çevresine dair kısa hatırlatmalar art arda dizilir. Bu anlatılar ayrıntılı kıssalar olarak değil, ana savı destekleyen özet örnekler olarak kurulmuştur; her biri aynı sonuca, yani gücüne güvenenlerin azaptan kurtulamadığına bağlanır.
Şirk, azap, iman ve her şeyi kuşatan ilahî bilgi surenin en sık geçen temalarıdır ve hepsi imtihan çerçevesinde birleşir: sınanma, kimin gerçekten inandığını açığa çıkaran şey olarak sunulur. Metnin dokusunda kısa hüküm cümleleri ile misal anlatımı yan yana durur; örümcek yuvası benzetmesinin hemen ardından, verilen misallerin ancak bilenlerce anlaşılacağına dair bir not gelir. Yaratmanın başlatılıp tekrarlanması, hesap günü sorguya çekilme ve rızkın kimden aranacağı gibi konular bu misallerin arasına yerleşir. Sure, hak kendisine geldiği hâlde yalanlayanlara dair bir uyarı ve gayret gösterenlere yol gösterileceği bildirimiyle kapanır.
Ankebût suresi 69 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 85).
Bu sayfada Ankebût suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.