And olsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi, ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorarsan, şüphesiz "Allah'tır" derler. Öyleyse niçin döndürülüyorlar
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
And olsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi, ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorarsan, şüphesiz "Allah'tır" derler. Öyleyse niçin döndürülüyorlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki onlara, "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan "Allah" derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara "Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş'i ve Ay'ı kim boyun eğdirdi?" diye sorarsan, mutlaka şöyle diyecekler: "Allah!" Peki nasıl döndürülüyorlar?
Süleyman Ateşen ayrışan
Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim (sizin yararınıza) boyun eğdirdi?" desen; "Allah", derler. O halde nasıl Allah'ın (birliğinden) döndürülüyorsunuz?
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
If you asked them, "Who created the heavens and earth and subjected the sun and the moon?" they would surely say, "Allah." Then how are they deluded
Fransızca
Si tu leur demandes: «Qui a créé les cieux et la terre, et assujetti le soleil et la lune?», ils diront très certainement: «Allah». Comment se fait-il qu'ensuite ils se détournent (du chemin droit)
İspanyolca
Si les preguntas [a los idólatras] quién creó los cielos y la Tierra, y sujetó al Sol y a la Luna [a una órbita], responderán: "¡Dios!" ¿Cómo, entonces, es que se desvían [del monoteísmo]
Rusça
Если ты спросишь их: «Кто создал небеса и землю и подчинил солнце и луну?». - они непременно скажут: «Аллах». До чего же они отвращены от истины
Endonezce
Dan jika engkau bertanya kepada mereka, "Siapakah yang menciptakan langit dan bumi dan menundukkan matahari dan bulan?" Pasti mereka akan menjawab, "Allah." Maka mengapa mereka bisa dipalingkan (dari kebenaran)
Bengalce
যদি আপনি তাদেরকে জিজ্ঞেস করেন, কে নভোমন্ডল ও ভূ-মন্ডল সৃষ্টি করেছে, চন্দ্র ও সূর্যকে কর্মে নিয়োজিত করেছে? তবে তারা অবশ্যই বলবে আল্লাহ। তাহলে তারা কোথায় ঘুরে বেড়াচ্ছে
-Ey Resul!- Şayet o müşriklere: "Gökleri kim yarattı? Yeri kim yarattı? Birbirini takip eder halde güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?" diye soracak olursan onlar mutlaka, "Allah yarattı" diyerek cevap verirler. O halde yalnızca Allah'a iman etmekten nasıl da çevriliyorlar? O'nun dışında fayda ve zarar vermeye muktedir olmayan ilahlara ibadet ediyorlar.
61- Eğer sen onlara:“Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşi ve ayı kim istifadenize sundu?” diye sorsan onlar elbette: “Allah” diyeceklerdir. O halde nasıl (tevhidden) döndürülüyorlar?! 62- Allah, rızkı kullarından dilediği kimselere genişletir, dilediklerine de daraltır. Şüphesiz Allah her şeyi çok iyi bilendir. 63- Eğer sen onlara: “Gökten suyu indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra dirilten kimdir?” diye sorsan onlar elbette: “Allah” diyeceklerdir. Sen: “Allah’a hamdolsun” de. Ama onların çoğu akıllarını kullanmazlar.
61-63. Bu, Yüce Allah’ın ulûhiyette bir olduğunu yalanlayan ve yalnızca O’na ibadeti reddeden müşriklere karşı getirilen susturucu bir delildir. Şöyle ki onlar, Allah’ın rububiyette tek olduğunu kabul ettiklerinden dolayı uluhiyette de tek olduğunu kabul etmek zorundadırlar. Çünkü onlara “Gökleri ve yeri kim yarattı? Gökten bir su indirerek ölümünden sonra o su ile yeryüzünü dirilten kimdir? Bütün işlerin idaresi kimin elindedir?” diye soracak olursak: “onlar elbette: Allah, diyeceklerdir.” Bunların yapan yalnızca Allah’tır, diyecek ve putlarla Allah’tan başka taptıkları varlıkların, bunların herhangi birisini yapabilecek güce sahip olmadıklarını itiraf edeceklerdir. Acizliklerini ve hiçbir şeyi idare edebilecek güce sahip olmadıklarını kabul ettikleri bu varlıklara yönelişleri ve bundan dolayı da ortaya attıkları yalan ve iftiraları gerçekten hayret edilecek bir iştir. Böylece onların akılsız ve kafaları çalışmaz kimseler oldukları tescillenmiştir. Zira fayda sağlayamayacağını, zarar veremeyeceğini, hiçbir şey yaratamayacağını, rızık veremeyeceğini bilmekle birlikte bir taşa yahut da bir kabre yahut da buna benzer bir şeye yönelen, sonra da tam bir samimiyetle ona bağlanıp ibadet eden; yaratıcı, rızık verici, fayda ve zarar verici Rabbe onu ortak kılan kimseden daha kıt akıllı birisi olabilir mi? Hidâyeti sapıklıktan ayırt eden, müşriklerin izledikleri yolun batıl olduğunu -ilâhî tevfike mazhar olanlar ondan sakınsınlar diye- açık seçik ortaya koyan Allah’a hamdolsun, de. Yine ulvi ve süfli alemleri yaratan, bunların işlerini çekip çeviren, bunların rızkını veren, dilediğine rızkı geniş geniş tutmakla birlikte dilediğininkini kısan ve bunu hikmeti gereğince ve kullarına neyin yararlı olduğunu bildiği için yapan Allah’a hamdolsun, de.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Önceki âyetlerde Mekke putperestlerinin baskıları karşısında bunalan müminlerden, bir kurtuluş yolu olmak üzere, hicret etmeleri istendikten sonra bu âyetler grubunda baskıcı putperestlerin asıl sorunları olan çarpık inançlarından ve bu yüzden içine düştükleri çelişkilerinden örnekler verilmektedir. Buna göre onlar, bir yandan sorulduğunda yeri göğü yaratan, değişmez yasaları uyarınca ay ve güneş gibi gök cisimlerinin hikmetli ve amaçlı bir düzen içinde işleyişlerini sağlayan, kezâ gökten su indirip ölü toprağı canlandıran gücün Allah olduğunu söylüyor; fakat öte yandan Allah’ı bırakıp âdi nesnelere tapıyorlardı. 61. âyette bu tutumun haktan yüz çevirme anlamına geldiği, 63. âyette de akılsızlık olduğu bildirilmektedir. Zira gerçek mânada insan, inancında ve yaşayışında hakikatle uyum içinde olmalıdır. Oysa müşrikler, bir yandan evreni yaratıp yöneten gücün Allah olduğunu söylerlerken diğer yandan Allah’tan başka şeyleri tanrı sayıp onlara tapıyorlardı; tevhidden sapma demek olan bu tutum hem bir çelişki hem de insanın en değerli meziyetlerinden olan aklı kullanmamak, akıl ölçülerinden uzaklaşmak demektir. Bu durumda putperestlerin, sorulduğunda Allah’ı yaratıcı güç olarak tanıdıklarını söylemelerinin pratikte bir anlamı kalmamaktadır. Çünkü onlar, Allah’ın dinini, peygamberini ve kitabını inkâr ediyor; buyruk ve yasaklarını tanımıyor; eylemlerini sanki Allah yokmuş, O’na karşı sorumlu değillermiş gibi sürdürüyorlardı. Kuşkusuz ilk muhatapları müşrikler olduğu için onlara hitap eden bu âyetler, aynı zamanda benzer tutumları sergileyen bütün insanları kapsamaktadır.
-Ey Resul!- Şayet o müşriklere: "Gökleri kim yarattı? Yeri kim yarattı? Birbirini takip eder halde güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?" diye soracak olursan onlar mutlaka, "Allah yarattı" diyerek cevap verirler. O halde yalnızca Allah'a iman etmekten nasıl da çevriliyorlar? O'nun dışında fayda ve zarar vermeye muktedir olmayan ilahlara ibadet ediyorlar.