Önceki ayet· 29:12Sonraki ayet· 29:14

Ankebût Suresi 13. Ayet· 29:13

↗ Ankebût suresi
Mekki
وَلَيَحۡمِلُنَّ أَثۡقَالَهُمۡ وَأَثۡقَالٗا مَّعَ أَثۡقَالِهِمۡۖ وَلَيُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عَمَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıkları yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü sorguya çekileceklerdir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıkları yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü sorguya çekileceklerdir
Elmalılı Hamdi Yazır
(Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (başkalarını saptırmanın vebalini) taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar hem kendi yüklerini hem de kendi yükleriyle beraber başkalarının yüklerini taşıyacaklar. Bunda kuşku yok. Kıyamet günü de iftira edip durdukları şeylerden zorlu bir sorguya mutlaka çekileceklerdir.
Süleyman Ateş
Onlar, hem kendi yüklerini, hem de kendi yükleriyle beraber başka yükleri (başkalarını kandırıp saptırmalarının vebalini) taşıyacaklar ve elbette uydurdukları şeylerden kıyamet gününde sorguya çekileceklerdir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
But they will surely carry their [own] burdens and [other] burdens along with their burdens, and they will surely be questioned on the Day of Resurrection about what they used to invent
Fransızca
Et très certainement, ils porteront leurs fardeaux et d'autres fardeaux en plus de leurs propres fardeaux. et ils seront interrogés, le Jour de la Résurrection, sur ce qu'ils inventaient
İspanyolca
Ellos no solo cargarán con sus propios pecados, sino también con los pecados que comentan aquellos que ellos extraviaron. El Día de la Resurrección se les preguntará acerca de las mentiras que inventaban
Rusça
Они непременно понесут свое бремя и другое бремя вместе со своим бременем. В День воскресения их непременно спросят о том, что они измышляли
Endonezce
Dan mereka benar-benar akan memikul dosa-dosa mereka sendiri, dan dosa-dosa yang lain bersama dosa mereka, dan pada hari Kiamat mereka pasti akan ditanya tentang kebohongan yang selalu mereka ada-adakan
Bengalce
তারা নিজেদের পাপভার এবং তার সাথে আরও কিছু পাপভার বহন করবে। অবশ্য তারা যে সব মিথ্যা কথা উদ্ভাবন করে, সে সম্পর্কে কেয়ামতের দিন জিজ্ঞাসিত হবে।
Çince
他们必定担负自己的重担,再加上别的重担,复活日他们对于自己所伪造的谎言必受审问。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kendi batıllarına çağıran bu müşrikler, işledikleri günahları taşıyacakları gibi, onlara tabi olanların günahlarından hiçbir şey eksilmeden davetlerine icabet eden kimselerin günahlarını da taşıyacaklar. Kıyamet günü, dünyada üzerinde anlaşmazlığa düştükleri batıl konulardan elbette sorgulanacaklardır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
12. Kafir olanlar iman edenlere dediler ki:“Siz bizim yolumuza uyun, biz sizin günahlarınızı taşırız.” Halbuki onlar, onların günahlarından hiçbir şey taşıyamazlar. Şüphesiz onlar yalancıdırlar. 13- Andolsun ki onlar, hem kendi (günah) yüklerini taşıyacaklar, hem de kendi yükleri ile birlikte (sebep oldukları) başka yükleri de yüklenecekler ve Kıyamet günü uydurdukları (yalanlardan) mutlaka sorguya çekileceklerdir. 12. Yüce Allah, kâfirlerin yalanlarını ve mü’minleri kendi dinlerine davet ettiklerini haber vermektedir. Böylece zımnen mü’minleri kâfirlere aldanmamaları ve onların tuzaklarına düşmemeleri için uyarmaktadır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kafir olanlar iman edenlere dediler ki: “Siz bizim yolumuza uyun, biz sizin günahlarınızı taşırız.” Dininizi kısmen ya da tamamen terk edip bizim dinimize tâbi olun. Biz, bu konuda size garanti veriyoruz; hiç şüphesiz günahlarınızı biz yükleneceğiz. Ancak bu, onların elinde olan bir şey değildir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Halbuki onlar, onların günahlarından” az olsun, çok olsun “hiçbir şey taşıyamazlar.” Diğerleri buna razı olsalar bile bunun hiçbir faydası olmaz. Çünkü bu hak, Allah’ındır. Allah'ın emir ve hükmü olmaksızın kulun, O’nun hakkında tasarrufta bulunma hakkı yoktur. Bu konuda Allah’ın hükmü ise şudur:“Hiçbir (günahkar) kimse bir başkasının (günah) yükünü yüklenmez”(el-İsra, 17/15) şeklindedir. Yüce Allah’ın:“Halbuki onlar, onların günahlarından hiçbir şey taşıyamazlar” buyruğundan, küfürlerine davet eden kâfirlerle onlar gibi kendi batıllarına davet eden kimselerin, ancak kendi günahlarını yüklenecekleri, kendilerinin dışında saptırdıklarının günahlarına -kendileri sebep olsalar dahi- ortak olmayacakları gibi bir mana anlaşılabileceğinden dolayı böyle bir ihtimali bertaraf etmek için devamla şöyle buyrulmaktadır: 13. “Andolsun ki onlar, hem kendi (günah) yüklerini” bizzat işledikleri günahları “hem de kendi yükleri ile birlikte (sebep oldukları) başka yükleri de” vesile oldukları ve kendileri yüzünden meydana gelmiş günahları da “yüklenecekler” Başkasına uyan bir kimsenin işlediği günahtan, uyana da kendisine uyulana da bir pay vardır. Birisi, o günahı bizzat fiilen işlediği için pay alır; kendisine uyulan ise bu günahın işlenmesine sebep olduğu ve o günahı işlemeye davet ettiği için pay alır. Nitekim başkasına uyan bir kimse, bir iyilik işleyecek olursa onu fiilen işlediğinden dolayı kendisi ecir alır, onu o iyiliğe davet eden kimse de onun işlenmesine sebep olduğu için ecir alır. “ve Kıyamet günü uydurduklarından mutlaka sorguya çekileceklerdir.” Uydurdukları kötülüklerden ve kötülükleri süslü göstermekten ve bir de: “Biz sizin günahlarınızı taşırız” sözlerinden sorguya çekileceklerdir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyetlerin yukarıdaki iki âyetle bağlantısı dikkate alındığında, bazı Kureyşli putperestlerin –biraz da alay kokan bir üslûpla– müslümanları dinlerinden döndürmeye çalıştıkları anlatılmaktadır. İyi incelendiğinde görülecektir ki Kur’an-ı Kerîm, inançsız da olsa kendi halindeki kişilerden çok, gerçek inanca ve erdemli yaşayışa düşman olan, bu tür değerlere karşı savaş veren, bu yolu benimsedikleri için insanlara düşman olan ve onları yollarından döndürmek için alay eden, hakarette bulunan ve ağır baskılara kadar her türlü yola başvuran, insanlık fıtratı bozulmuş, militan, zorba ve beyinsiz (sefîh) inkârcılara karşı mücadele vermektedir. Bu şekilde insanları saptırmaya kalkışanlar, kendi günahlarının yanında, saptırdıkları insanlarınki kadar başka günahlar da yüklenirler. Nitekim Hz. Peygamber bu gerçeği daha genel bir çerçevede şöyle ifade etmiştir: “Kim İslâm’da bir güzelliğe önder olursa kıyamete kadar o yolda gidenlerin sevabınca sevap kazanır, ötekilerin sevabından da bir şey eksilmez. Ama kim bir kötülüğe öncülük ederse kıyamete kadar onu yapanların günahları kadar günah işlemiş olur, ötekilerin günahları da eksilmiş olmaz” (Müsned, IV, 362; Müslim, “İlim”, 15; “Zekât”, 69).
Ankebût Suresi 13. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kendi batıllarına çağıran bu müşrikler, işledikleri günahları taşıyacakları gibi, onlara tabi olanların günahlarından hiçbir şey eksilmeden davetlerine icabet eden kimselerin günahlarını da taşıyacaklar. Kıyamet günü, dünyada üzerinde anlaşmazlığa düştükleri batıl konulardan elbette sorgulanacaklardır.