Önceki ayet· 29:56Sonraki ayet· 29:58

Ankebût Suresi 57. Ayet· 29:57

↗ Ankebût suresi
Mekki
كُلُّ نَفۡسٖ ذَآئِقَةُ ٱلۡمَوۡتِۖ ثُمَّ إِلَيۡنَا تُرۡجَعُونَ
Her can ölümü tadacaktır. Sonunda Bize döneceksiniz
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Her can ölümü tadacaktır. Sonunda Bize döneceksiniz
Elmalılı Hamdi Yazır
Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Her can, ölümü tadacaktır; sonra bize döndürüleceksiniz.
Süleyman Ateş
Her can, ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.5%
İngilizce
Every soul will taste death. Then to Us will you be returned
Fransızca
Toute âme goûtera la mort. Ensuite c'est vers Nous que vous serez ramenés
İspanyolca
Toda alma probará el sabor de la muerte, y luego ante Mí han de comparecer
Rusça
Каждая душа вкусит смерть, а потом вы будете возвращены к Нам
Endonezce
Setiap yang bernyawa akan merasakan mati. Kemudian hanya kepada Kami kamu dikembalikan
Bengalce
জীবমাত্রই মৃত্যুর স্বাদ গ্রহণ করবে। অতঃপর তোমরা আমারই কাছে প্রত্যাবর্তিত হবে।
Çince
每一个有气息的,都要尝死的滋味,然后,你们将被召归于我。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ölüm korkusu sizi hicret etmekten alıkoymasın. Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra kıyamet günü hesap ve yaptıklarınızın karşılığını almak için yalnızca bize döndürüleceksiniz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
56- Ey iman eden kullarım! Şüphesiz benim (yarattığım) yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin. 57- Her can ölümü tadacaktır. Sonra da yalnız bize döndürüleceksiniz. 58- İman edip salih amel işleyenleri Biz, cennette altlarından ırmaklar akan köşklere yerleştirireceğiz. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Amel edenlerin mükafatı ne güzeldir! 59- Onlar, sabreden ve yalnızca Rablerine tevekkül eden kimselerdir. 56-58. “Ey” beni ve Rasûlümü tasdik ederek “iman eden kullarım! Şüphesiz benim (yarattığım) yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin.” Yeryüzünün herhangi bir yerinde Rabbinize ibadet, sizin için imkânsız olursa oradan ibadetin yalnızca Allah’a yapıldığı bir başka yere göç/hicret edin. Zira ibadet edilecek yerler pek geniştir. Mabud da bir ve tektir. Ölümün gelip sizi bulması ise kaçınılmaz bir şeydir. Sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz. O da Rabbine güzelce ibadet ederek iman ve salih ameli bir arada işleyen kimseyi cennette üstün köşklerde ve canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, her türlü mükemmel nimeti barındıran yerlerde mükâfatlandıracaktır ve bu kimseler orada ebedi kalacaktır. İşte Naîm cennetlerindeki bu yüce köşkler, Allah için “amel edenlerin mükafatı” olarak “ne güzeldir!” 59. “Onlar” Allah’a ibadet üzere “sabreden” ve bu hususlarda “yalnızca Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” Allah’a ibadet üzere sabretmeleri, bu hususta bütün güç ve gayretlerini harcamalarını, bunları herhangi bir şekilde ihlâl etmeye çalışan şeytana karşı da büyük bir savaşa girmelerini gerektirir. Tevekkülleri ise Yüce Allah’a güvenip dayanmalarını, yapmaya kararlaştırdıkları amelleri gerçekleştirmesi ve bunları kemâle erdirmesi konusunda O’nun hakkında hüsnüzan beslemelerini gerektirir. Her ne kadar sabrın çerçevesi içerisinde olsa da tevekkülün özellikle söz konusu edilmesi, emirleri yerine getirmekte ve yasakları terk etmekte ona ihtiyaç duyulmasındandır. Ayrıca sabır da tevekkülsüz tamamlanmaz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Geçim kaygısı sebebiyle Medine’ye hicret etmekten çekinen, bu hususta tereddüt yaşayan bazı müslümanları hicrete teşvik amacı taşıyan (Zemahşerî, III, 195; İbn Atıyye, IV, 324) bu âyetlerin ilkine şöyle mâna verilmiştir: Hicret etmek gerektiğinde gittiğiniz yerde nasıl geçineceğiniz, ne yiyip ne içeceğiniz hakkında kaygılanmayın. Çünkü sonuçta her canlı gibi siz de Allah’ın takdir ettiği kadar yaşayıp sonunda öleceksiniz; fâni olan bu hayatın geçim kaygısı, öldükten sonra Allah’ın huzuruna vardığınızda ebedî kurtuluşunuzu sağlayacak olan kulluk vecîbelerinizi ikinci plana atmanıza yol açmasın. Âhiret nimetlerinin özendirici bir özetinin verildiği 58-59. âyetlerde bu nimetlere kavuşmanın başlıca şartları zikredilmiştir. Bunlardan iman ve amel-i sâlih ebedî kurtuluşun genel şartlarıdır; sabır ve tevekkül kavramları ise bu bağlamda özellikle dini yaşama özgürlüğü ve bu özgürlüğün ortamını oluşturma, arama, bu uğurda karşılaşılabilecek güçlükler ve baskılar karşısında tahammüllü, kararlı ve onurlu bir kişilik sergileme anlamını içerir. Buradaki tevekkül ayrıca geçim kaygısıyla hicretten çekinmemek, bu hususta Allah’ın yardım ve desteğine güvenmek gerektiğine de işaret etmektedir (İbn Kesîr, VI, 300). Nitekim 60. âyette de geçim kaygısıyla hicret etmekten korkanlara, diğer canlılar gibi insanların rızkını verenin de Allah olduğu hatırlatılarak bu hususta bir güvensizliğe kapılmanın yanlışlığına dikkat çekilmiştir.
Ankebût Suresi 57. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ölüm korkusu sizi hicret etmekten alıkoymasın. Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra kıyamet günü hesap ve yaptıklarınızın karşılığını almak için yalnızca bize döndürüleceksiniz.