Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri elde edemezler. Sizin de onların da rızkını Allah verir. O, işitir ve bilir
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri elde edemezler. Sizin de onların da rızkını Allah verir. O, işitir ve bilir
Elmalılı Hamdi Yazır
Nice hayvanlar var ki, rızkını (biriktirip yanında) taşımıyor. Çünkü onların da, sizin de rızkınızı Allah veriyor. O, her şeyi işitir ve bilir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Nice hayvanlar var, kendi rızkını taşıyamaz. Allah onları da rızıklandırıyor, sizi de. Semî'dir O, Alîm'dir.
Süleyman Ateş
Nice canlı var ki rızkını taşıyamaz, onları da sizi de Allah besler. O, işitendir, bilendir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.7%
İngilizce
And how many a creature carries not its [own] provision. Allah provides for it and for you. And He is the Hearing, the Knowing
Fransızca
Que de bêtes ne se chargent point de leur propre nourriture! C'est Allah qui les nourrit ainsi que vous. Et c'est Lui l'Audient, l'Omniscient
İspanyolca
¡Cuántos animales existen que no almacenan sus provisiones! Pero Dios los sustenta, y asimismo a ustedes. Él todo lo oye, todo lo sabe
Rusça
Сколько есть живых существ, которые не уносят своего пропитания (или не запасаются своим пропитанием)! Аллах наделяет пропитанием их и вас. Он - Слышащий, Знающий
Endonezce
Dan berapa banyak makhluk bergerak yang bernyawa yang tidak (dapat) membawa (mengurus) rezekinya sendiri. Allah lah yang memberi rezeki kepadanya dan kepadamu. Dia Maha Mendengar, Maha Mengetahui
Bengalce
এমন অনেক জন্তু আছে, যারা তাদের খাদ্য সঞ্চিত রাখে না। আল্লাহই রিযিক দেন তাদেরকে এবং তোমাদেরকেও। তিনি সর্বশ্রোতা, সর্বজ্ঞ।
Tüm canlılar -sayıları çok olmalarına rağmen- rızık toplamaya ve onu taşımaya güç yetiremezler. Sizi de, onları da rızıklandıran sadece Yüce Allah'tır. Açlıktan korkup hicret etmeyi terk etme hususunda bir mazeretiniz yoktur. O, söylediklerinizi hakkıyla işiten ve niyetlerinizi ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Bu hususlar hakkında hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.
60- Nice canlı vardır ki rızkını yanında taşımaz. Onlara da size de rızkı veren Allah'tır. O, her şeyi işitendir, bilendir.
60. Yani şanı yüce ve mübarek olan yaratıcı, güçlüleri ile âcizleri ile bütün varlıkların rızkını üstlenmiştir. Yeryüzünde gücü az, aklı da yetersiz “Nice canlı vardır ki rızkını yanında taşımaz.” Bunlar kendi rızıklarını depolayamaz, hiçbir zaman yanlarında rızıklarından bir şey bulunmaz. Ama Yüce Allah her vakit onların rızıklarını onlara amade kılar. “Onlara da size de rızkı veren Allah'tır.” Hepiniz, Allah’ın rızıklarını üstlendiği varlıklarsınız. O, sizi yoktan var edip işlerinizi çekip çevirdiği gibi rızkınızı da verir “O, her şeyi işitendir, bilendir.” Hiçbir şey O’na gizli kalmaz. Hiçbir canlı varlık da O’na gizli olduğu için rızıksız kalıp telef olmaz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Yeryüzünde yürüyüp de rızkı Allah’a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. Onların durdukları yerleri de emanet edildikleri yerleri de O bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.”(Hûd, 11/6)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Geçim kaygısı sebebiyle Medine’ye hicret etmekten çekinen, bu hususta tereddüt yaşayan bazı müslümanları hicrete teşvik amacı taşıyan (Zemahşerî, III, 195; İbn Atıyye, IV, 324) bu âyetlerin ilkine şöyle mâna verilmiştir: Hicret etmek gerektiğinde gittiğiniz yerde nasıl geçineceğiniz, ne yiyip ne içeceğiniz hakkında kaygılanmayın. Çünkü sonuçta her canlı gibi siz de Allah’ın takdir ettiği kadar yaşayıp sonunda öleceksiniz; fâni olan bu hayatın geçim kaygısı, öldükten sonra Allah’ın huzuruna vardığınızda ebedî kurtuluşunuzu sağlayacak olan kulluk vecîbelerinizi ikinci plana atmanıza yol açmasın.
Âhiret nimetlerinin özendirici bir özetinin verildiği 58-59. âyetlerde bu nimetlere kavuşmanın başlıca şartları zikredilmiştir. Bunlardan iman ve amel-i sâlih ebedî kurtuluşun genel şartlarıdır; sabır ve tevekkül kavramları ise bu bağlamda özellikle dini yaşama özgürlüğü ve bu özgürlüğün ortamını oluşturma, arama, bu uğurda karşılaşılabilecek güçlükler ve baskılar karşısında tahammüllü, kararlı ve onurlu bir kişilik sergileme anlamını içerir. Buradaki tevekkül ayrıca geçim kaygısıyla hicretten çekinmemek, bu hususta Allah’ın yardım ve desteğine güvenmek gerektiğine de işaret etmektedir (İbn Kesîr, VI, 300). Nitekim 60. âyette de geçim kaygısıyla hicret etmekten korkanlara, diğer canlılar gibi insanların rızkını verenin de Allah olduğu hatırlatılarak bu hususta bir güvensizliğe kapılmanın yanlışlığına dikkat çekilmiştir.
Tüm canlılar -sayıları çok olmalarına rağmen- rızık toplamaya ve onu taşımaya güç yetiremezler. Sizi de, onları da rızıklandıran sadece Yüce Allah'tır. Açlıktan korkup hicret etmeyi terk etme hususunda bir mazeretiniz yoktur. O, söylediklerinizi hakkıyla işiten ve niyetlerinizi ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Bu hususlar hakkında hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.