Önceki ayet· 29:23Sonraki ayet· 29:25

Ankebût Suresi 24. Ayet· 29:24

↗ Ankebût suresi
Mekki
فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُواْ ٱقۡتُلُوهُ أَوۡ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ
İbrahim'in sözlerine milletinin cevabı sadece: "Onu öldürün yahut yakın" demek oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
İbrahim'in sözlerine milletinin cevabı sadece: "Onu öldürün yahut yakın" demek oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise, "Onu öldürün, yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Toplumunun İbrahim'e cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Bunu öldürün, yahut yakın!" Ama Allah onu ateşten kurtardı. İnanan bir toplum için bunda elbette ibretler vardır.
Süleyman Ateş
Kavminin (İbrahim'e) cevabı, sadece: "Onu öldürün, yahut yakın!" demeleri oldu. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
And the answer of Abraham's people was not but that they said, "Kill him or burn him," but Allah saved him from the fire. Indeed in that are signs for a people who believe
Fransızca
Son peuple ne fit d'autre réponse que: «tuez-le ou brûlez-le». Mais Allah le sauva du feu. C'est bien là des signes pour des gens qui croient
İspanyolca
[Recuerda que] la respuesta del pueblo de Abraham fue decir: "Mátenlo o quémenlo", pero Dios lo salvó de la hoguera [en la que quisieron quemarlo]. En eso hay signos para gente que cree
Rusça
В ответ его народ лишь сказал: «Убейте его или сожгите!». Но Аллах спас его из огня. Воистину, в этом - знамения для верующих людей
Endonezce
Maka tidak ada jawaban kaumnya (Ibrahim), selain mengatakan, "Bunuhlah atau bakarlah dia," lalu Allah menyelamatkannya dari api. Sungguh, pada yang demikian itu pasti terdapat tanda-tanda (kebesaran Allah) bagi orang yang beriman
Bengalce
তখন ইব্রাহীমের সম্প্রদায়ের এছাড়া কোন জওয়াব ছিল না যে তারা বলল, তাকে হত্যা কর অথবা অগ্নিদগ্ধ কর। অতঃপর আল্লাহ তাকে অগ্নি থেকে রক্ষা করলেন। নিশ্চয় এতে বিশ্বাসী লোকদের জন্যে নিদর্শনাবলী রয়েছে।
Çince
他的宗族说:“你们杀死他,或烧死他吧!”这是他们唯一的答复。安拉拯救他脱离烈火,对于信道的民众,此中确有许多迹象。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onlara bir tek Allah’a ibadet etmelerini ve O'nun dışındaki putlara ibadet etmeyi terk etmelerini emretmesinin ardından, İbrahim’in kavminin cevabı şöyle demekten başka bir şey olmadı: “İlahlarınıza yardımcı olmak için onu öldürün veya ateşe atın!" Allah da onu ateşten kurtararak esenlikte kıldı. Şüphesiz onların İbrahim'i ateşe atmalarının ardından onu ateşten esenlikte kılmasında Mümin topluluklar için ibretler vardır. Çünkü ibretlerden ders alanlar onlardır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
24. Ama kavminin cevabı:“Onu öldürün yahut yakın” demelerinden başka bir şey olmadı. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için ibretler vardır. 25. Dedi ki:“Siz ancak dünya hayatında kendi aranızdaki dostluk sebebiyle Allah’ın dışında birtakım putlar edindiniz. Ama kıyamet günü birbirinizi inkâr edip tanımayacak ve birbirinize lanet edeceksiniz. Varacağınız yer cehennem olacak ve sizin hiçbir yardımcınız da bulunmayacaktır.” 24. Yani İbrahim aleyhisselam, kavmini Rabbinin yoluna davet edip çağrısını kabul etmeye, nasihatları doğrultusunda hidâyet bulmaya ve Allah’ın onu kendilerine peygamber gönderdiği için bu nimetine şükretmeye çağırdığında kavminin ona verdikleri karşılık çok kötü olmuştur. Zira bu karşılık “Onu öldürün yahut yakın, demelerinden başka bir şey olmadı.” En dehşetli bir şekilde onu öldürmeye karar verdiler. Onlar güçlü ve idareyi ellerinde bulunduran kimselerdi. O bakımdan onu ateşe attılar ama “Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir toplu için ibretler vardır.” Bu yolla peygamberlerin getirdiklerinin doğruluğunu, onların iyiliklerini, onların samimi olarak öğüt verdiklerini, diğer taraftan onlara muhalefet edenlerin ve karşı çıkanların sözlerinin ne kadar tutarsız olduğunu, peygamberlere karşı çıkanların hep sanki birbirlerine aynı şeyleri tavsiye etmiş ve birbirlerini onları yalanlamaya teşvik etmiş gibi davrandıklarını anlarlar. 25. İbrahim aleyhisselam onlara öğüt verirken söylediği sözler arasında şunlar da vardı:“Siz ancak dünya hayatında kendi aranızdaki dostluk sebebiyle Allah’ın dışında birtakım putlar edindiniz.” Yani sizin bu putları edinmenizin en nihai noktası, dünyevi bir sevgidir. Bu da pek yakında yok olup gidecektir. “Ama kıyamet günü birbirinizi inkâr edip tanımayacak ve birbirinize lanet edeceksiniz.” İbadet edenler de edilenler de birbirlerinden uzak olduklarını bildirecektir: “İnsanlar” mahşerde “bir araya toplandıklarında onlar kendilerine düşman kesilir ve onların ibadetlerini inkâr ederler.”(el-Ahkaf, 46/6) Nasıl olur da pek yakında kendisine ibadet edenlerden uzak olduğunu söyleyeceği ve onlara lânet okuyacağı bilinen kimselere bağlanıp taparsınız? Halbuki sizin -ibadet edenlerin de kendisine ibadet olunanların da- hep birlikte “varacağınız yer cehennem olacak ve sizin hiçbir yardımcınız da bulunmayacaktır.” Allah’ın azabına karşı kimse onlara yardımcı olamayacak, O’nun cezasını kimse onlardan uzaklaştıramayacaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hz. İbrâhim, kavminin bayram şenliği için kasabanın dışına çıktığı bir sırada, en büyükleri dışındaki bütün putlarını kırmış, bu yüzden onu ateşe atarak cezalandırmaya kalkıştıklarında Allah Teâlâ bir mûcize gerçekleştirip, o dehşetli ateşi serinliğe dönüştürmüştü, İbrâhim de sağ salim kurtulmuştu (bilgi için bk. Enbiyâ 21/51-71). Fakat bu olay da kavmi üzerinde ciddi bir tesir bırakmadı; 25. âyetten anlaşıldığına göre bunun bir sebebi de putperestliğin, söz konusu kavim arasında bir dayanışma ruhu doğurmuş olmasıydı. Yani onlarda din, bir inanç konusu olmaktan ziyade bir toplumsal kaynaşma aracı idi. Böylece onlar için dinî inançların doğru veya yanlış olmasının önemli görülmediği, toplumda bir sevgi bağı oluşturacak şekilde geleneksel bir kurum olmasının yeterli bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bir gerçeklik konusu değil de sadece bir töre ve çıkar konusu, bir kültür unsuru olarak benimsenen dinin ebedî kurtuluşu sağlamaktan uzak olacağı da açıktır. Dolayısıyla, 25. âyette belirtildiğine göre, dünyada böyle bâtıl bir din etrafında birleşenler, sadece gerçek olanların değer taşıyacağı âhirette aynı sevgi bağını sürdüremeyecekler; aksine tapanlar, tapılanlar, birbirini aldatıp haktan saptıranlar ve körü körüne onlara kapılıp sapanlar, hepsi birbirinden kopacak, hatta birbirine ağır eleştiriler yönelteceklerdir; ama bu suçlamalar hiçbirini hak ettikleri cezaya çarptırılmaktan, Allah’ın yardımından mahrum kalmanın doğuracağı çaresizlikten kurtaramayacaktır.
Ankebût Suresi 24. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onlara bir tek Allah’a ibadet etmelerini ve O'nun dışındaki putlara ibadet etmeyi terk etmelerini emretmesinin ardından, İbrahim’in kavminin cevabı şöyle demekten başka bir şey olmadı: “İlahlarınıza yardımcı olmak için onu öldürün veya ateşe atın!" Allah da onu ateşten kurtararak esenlikte kıldı. Şüphesiz onların İbrahim'i ateşe atmalarının ardından onu ateşten esenlikte kılmasında Mümin topluluklar için ibretler vardır. Çünkü ibretlerden ders alanlar onlardır.