Allah gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Doğrusu bunda inananlara bir ders vardır
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Doğrusu bunda inananlara bir ders vardır
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz bunda, iman edenler için bir nişane bulunmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah gökleri de yeri de hak olarak yaratmıştır. Kuşkusuz, bunda, iman sahipleri için mutlak bir mucize vardır.
Süleyman Ateş
Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.1%
İngilizce
Allah created the heavens and the earth in truth. Indeed in that is a sign for the believers
Fransızca
C'est pour une juste raison qu'Allah a créé les cieux et la terre. Voilà bien là une preuve pour les croyants
İspanyolca
Dios creó los cielos y la Tierra con un fin justo y verdadero. En ello hay un signo para los creyentes
Rusça
Аллах создал небеса и землю ради истины. Воистину, в этом - знамение для верующих
Endonezce
(Allah menciptakan langit dan bumi dengan hak.626) Sungguh, pada yang demikian itu pasti terdapat tanda-tanda (kebesaran Allah) bagi orang-orang yang beriman
Bengalce
আল্লাহ যথার্থরূপে নভোমন্ডল ও ভূমন্ডল সৃষ্টি করেছেন। এতে নিদর্শন রয়েছে ঈমানদার সম্প্রদায়ের জন্যে।
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri ve yeri batıl olarak boşu boşuna değil, hak üzerine yaratmıştır. Şüphesiz bu yaratmasında Müminler için Allah’ın kudretine dair deliller vardır. Çünkü Allah’ın yaratmasını, yüce yaratıcıya delil olarak getirenler onlardır. Fakat kâfirler, bu ayetleri uzak diyarlarda ve canlılar üzerinde görüp yanından geçerken Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın azameti ve kudretini fark etmezler.
44- Allah, göklerle yeri hak (bir amaç) ile yarattı. Şüphesiz bunda mü’minler için bir delil vardır.
44. Yani yüksekliklerine, büyüklüklerine, genişliklerine, güzelliklerine, içlerinde bulunan güneş, ay, yıldızlar ve melekler ile birlikte bütün gökleri tek başına yaratan yalnızca Yüce Allah’tır. Yine yeri, oradaki dağları, denizleri, ovaları, çölleri, ağaçları ve diğerlerini yaratan da O’dur. O, bütün bunları” hak ile” yaratmıştır. Yani bunları boşuna, maksatsız ve faydasız olarak yaratmamıştır. Bütün bunları emri ve şeriatı uygulansın, kulların üzerindeki nimeti tamamlansın, O’nun hikmetini, hakimiyetini, idaresini, sevmeleri ve ilâh tanımaları gereken yegane varlığın O olduğuna delil teşkil eden hususları görsünler diye yaratmıştır. “Şüphesiz bunda mü’minler için bir delil vardır” Mü’min bir kimse bunlar üzerinde gereği gibi düşünecek olursa onlarda iman edilmesi gereken pek çok hususa dair deliller bulunduğunu açıkça görür.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Meâlindeki “hikmet ve fayda esasına göre” ifadesinin karşılığı “bi’l-hakkı” deyimidir. Kur’an-ı Kerîm’de yaratmayla ilgili olarak kullanıldığı yerlerde bu deyim, genellikle evrende yaratılmış hiçbir şeyin bâtıl, yersiz, faydasız ve mânasız olmadığına; aksine Allah’ın yaratmasının hakîmane yani eksiksiz kusursuz olduğuna; ayrıca canlısıyla cansızıyla her varlığın, Hakk’ın eseri, dolayısıyla O’nun kudret ve hikmetinin bir tecellisi ve bu anlamda yaratılanın da hak olduğuna işaret eder.
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri ve yeri batıl olarak boşu boşuna değil, hak üzerine yaratmıştır. Şüphesiz bu yaratmasında Müminler için Allah’ın kudretine dair deliller vardır. Çünkü Allah’ın yaratmasını, yüce yaratıcıya delil olarak getirenler onlardır. Fakat kâfirler, bu ayetleri uzak diyarlarda ve canlılar üzerinde görüp yanından geçerken Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın azameti ve kudretini fark etmezler.